(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 32, 50, 62)
Askeri Mahkemece; sanığın, 15.7.2014-11.11.2014 tarihleri arasında, izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 66/1-b, TCK’nın 62 ve 50/1-f maddeleri uygulanmak suretiyle on ay hapis cezasının yarısı olan beş ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek tedbirine çevrilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, sanık tarafından, cezanın ağır ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek ve askerliğe elverişli olmadığına dair … Hastanesinin 19.11.2014 tarihli, 18587 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile terhis belgesi ibraz edilerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; … Hastanesi’nin 23.6.2014 tarihli, üç uzman tabip imzalı sağlık raporu ile yirmi bir gün hava değişiminin uygun görülmesi nedeniyle birliğinden ayrılan sanığın, dönüş için memleketi … ile Birliğinin bulunduğu … arasında bir gün yol süresi de tanındığında en geç 14.7.2014 tarihi nihayetine kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 11.11.2014 tarihinde kendiliğinden gelerek Birliğine katıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Kovuşturma aşamasında … Hastanesinin 19.11.2014 tarihli, 18587 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile, “sık tekrarlayan uyum bozukluğu” tanısı ile sanık hakkında askerliğe elverişli değildir kararı verilmekle birlikte, aynı Hastanenin 18.5.2015 tarihli, 443 sayılı Ek Sağlık Kurulu Raporu ile, sanığın askerliğe elverişsizlik hâlinin 19.11.2014 tarihinden itibaren başladığı, dolayısıyla suç tarihlerini kapsamadığı ve TCK’nın 32’nci maddesinden yararlanamayacağının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece, suç tarihlerinde askerliğe elverişli ve cezai ehliyeti tam olduğu saptanan, izin süresi sonunda birliğine katılmasını engelleyen veya güçleştiren bir özre sahip bulunmayan, izin tecavüzü suç kastını ortadan kaldıracak bir durum ve zaruret içinde kalmayan sanık hakkında, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan, yasal ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan temel ceza tayin edilip azami oranda takdiri indirim yapılarak tayin edilen hapis cezasının, sanığın rızası da dikkate alınarak TCK’nın 50/1-f maddesinde belirtilen seçenek tedbire çevrilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddi ile mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın, kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
23.3.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy