(1632 S. K . m. 66) (5237 S. K. m. 51, 62) (5271 S. K. m. 223) (353 S. K. m. 214, 254)
Askeri Mahkemenin 8.7.2011 tarihli, 2011/370-253 Esas ve Karar sayılı hükmü ile; hükümlünün, 24.09.2007-03.10.2007 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-b ve TCKnın 62nci maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm, Dairemizin 15.6.2012 tarihli, 2012/822-809 Esas ve Karar sayılı ilamıyla onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
İnfaz aşamasında, lehe Kanun değerlendirmesi kapsamında yapılan uyarlama yargılaması sonucu Askeri Mahkemenin 30.7.2013 tarihli, 2013/923-639 Esas ve Karar sayılı hükmü ile, hükümlü hakkında verilen on aylık hapis cezasının TCKnın 51'inci maddesi gereğince ertelenmesine, TCK'nın 51/3üncü maddesi gereğince bir yıl denetim süresi belirlenmesine ve TCKnın 51/7-8inci maddeleri gereğince denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi durumunda cezanın infaz edilmesine karar verilmiş, taraflarca temyiz edilmeyen bu hüküm 6.9.2013 tarihi itibarıyla kesinleştirilmiştir.
Hükümlünün denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum edildiğinin tespit edilmesi üzerine, Askeri Mahkemenin itiraza konu kararı ile, TCKnın 51/7nci maddesi uyarınca takdiren cezasının yarısının infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmiştir.
Bu karara; müdafii tarafından, verilen cezanın adli para cezasına çevrilmesi gerektiği ileri sürülerek itiraz edilmiştir.
Tebliğnamede; itiraz hakkında Askeri Yargıtay tarafından bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; hükümlü hakkında Askeri Mahkemece verilen erteleme kararının geri alınmasına ve cezasının yarısının infaz kurumunda çektirilmesine dair kararın CMK'nın 223'üncü maddesinde belirtilen "Hüküm" niteliğinde bir karar olmaması karşısında İtiraz kanun yoluna tabi olduğu açıktır.
353 Sayılı Kanunun 202nci maddesinde; bu Kanunda açıkça gösterilen hâllerde kararlara veya askeri mahkeme kararlarına karşı itiraz edilebileceği, aksine hüküm bulunmayan durumlarda itirazları en yakın askeri mahkemenin inceleyeceği belirtilmiştir.
353 sayılı Kanunun 214 ve 254üncü maddelerinde ise özel düzenlemelere gidildiği görülmektedir. 214ncü maddede temyiz isteminin Askeri Mahkemece reddi hâlinde bu karara Askeri Yargıtay nezdinde itiraz edilebileceği öngörülmüştür. Cezaların yerine getirilmesi sırasında Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hâller nedeniyle geçirilmiş süreler ile, hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesine, Değişik hükümlerdeki cezaların toplanmasına, Cezanın hesabında duraksamaya ilişkin bir karar alınmasına ilişkin hükmü veren askeri mahkemenin kararlarına karşı yapılan itirazların Askeri Yargıtay tarafından inceleneceği 254üncü maddede düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen durumların dışında kalan kararlara karşı yapılan itirazların en yakın askeri mahkemede bakılması gerekmektedir. Hükümlü tarafından itiraza konu edilen, TCK'nın 51/7'nci maddesi kapsamında verilen duruşmasız işlere ait karar, 353 sayılı Kanunun 254üncü maddesinde sayılan durum ve konulardan hiçbirisine girmemektedir. Dolayısıyla söz konusu duruşmasız işlere ait karara karşı yapılan itiraza 353 sayılı Kanunun 202nci maddesi gereğince en yakın askeri mahkemece bakılması gerekmektedir.
Askeri Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre de Şartla salıverilme kararının geri alınmasına ilişkin kararlara karşı yapılan itirazlar, 353 sayılı Kanunun 254üncü maddesi kapsamında görülmeyip 202nci maddesi gereğince en yakın Askeri Mahkemece incelenmektedir. Kapsam ve infaz özellikleri bakımından "Erteleme kararının geri alınması" kararı ile Şartla salıverilme kararının geri alınması kararı arasında bir farklılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla; erteleme kararının geri alınmasına ve kısmi infaz şeklinde infaz kurumunda çektirilmesine dair karara karşı yapılan itirazın en yakın askeri mahkemede incelenerek karara bağlanması gerektiği sonucuna varılarak, müdafiin itiraz istemi hakkında Askeri Yargıtayca bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. (Askeri Yargıtay 1'inci Dairesinin 5.6.2013 tarihli ve 2013/373-396; Dairemizin 12.3.2014 tarihli ve 2014/284-297 Esas ve Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.)
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askeri Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 2015/496-744 Esas ve Karar sayılı kararına karşı müdafi tarafından yapılan itiraz hakkında 353 sayılı Kanunun 202nci maddesi gereğince en yakın askeri mahkemece karar verilmesi gerektiğinden, itiraz hakkında Askeri Yargıtay tarafından BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
İtiraz incelemesinin en yakın askeri mahkemece yapılması bakımından dosyanın
Askeri Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy