(1632 S. K. m. 66) (353 S. K. m. 217)
5.9.2010 tarihinde Birliğinden izin almaksızın uzaklaşan sanığın, bir süre firar hâlinde kaldıktan sonra 16.9.2010 tarihinde polis ekiplerince yakalandığı, böylece 5.9.2010-16.9.2010 tarihleri arasında firar suçunu işlediği, tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Askeri Mahkemece, bilirkişi marifetiyle cezai ehliyetinin tam ve askerliğe elverişliliğinin tespiti açısından gözlem altına alınmasına gerek olmadığı saptanan sanığın, genel kastla işlenebilen ve tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan, karar yerinde gösterilen yasal ve inandırıcı gerekçelerle, yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verilmesinde, dosya kapsamına uygun olarak gösterilen gerekçelerle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmemesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, müdafiin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sanığın, 16.9.2010-23.9.2010 ve 6.12.2010-8.12.2010 tarihleri arasında nezarette ve yolda, 8.12.2010-20.1.2011 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahkûmiyetinden mahsubuna karar verilmemesi hukuka aykırı ise de; infaza taalluk eden bu husus, hükmün infazı aşamasında giderilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamış ve işaretle yetinilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Müdafiin, kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
20.1.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy