(1632 S. K. m. 66, 73) (5237 S. K. m. 7, 62, 63) (5271 S. K. m. 231) (353 S. K. m. 217)
. Askeri Mahkemesinin 22.6.2006 tarihli, 2006/1200-459 Esas ve Karar sayılı hükmü ile; hükümlünün, 7.1.2006-16.1.2006 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a, 73 ve TCKnın 62nci maddeleri uygulanmak suretiyle beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Askeri Mahkemenin 14.11.2006 tarihli, 2006/1200-407 Müt. sayılı Duruşmasız İşlere Dair Kararı ile hükümlünün temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verildiğinden, taraflarca süresinde temyiz edilmeyen hükmün kesinleştiği,
İnfaz aşamasında, 5728 sayılı Kanun ile CMKnın 231inci maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, Askeri Mahkemenin 27.3.2008 tarihli, 2006/1200 Esas ve 2008/476 Karar sayılı Duruşmasız İşlere Dair Kararı ile, mahkûmiyet hükmünün infazının durdurulmasına, CMKnın 231inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın taraflarca itiraz edilmemesi nedeniyle 12.4.2008 tarihinde kesinleştiği,
Kararın kesinleşmesinden sonra, beş yıllık denetim süresi dolmadan, hükümlünün 23.5.2010 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan
Sulh Ceza Mahkemesinin, 3.2.2011 tarihli, 2010/773 Esas ve 2011/222 Karar sayılı hükmü ile, beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip hükmün 24.6.2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine, duruşma açılıp taraf teşkili de sağlanarak yapılan yargılama sonucunda tesis edilen hükmün Dairemizin 15.10.2014 tarihli, 2014/885-882 Esas ve Karar sayılı ilamı ile usul yönünden bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Askeri Mahkemece, temyize konu 24.12.2015 tarihli, 2014/610 Esas ve 2015/595 Karar sayılı lehe kanun uyarlamasına dair hükmün tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Hükümlünün atılı suçu işlediğine dair kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunduğundan, kesin hükmün dokunulmazlığı kapsamında, esasa yönelik temyiz sebepleri incelenmemiştir.
Duruşma tutanağındaki kısa karar ile gerekçeli hükümdeki hüküm fıkrasında, önceki kesin hükmün uyarlandığından bahsedilmemiş ise de; gerekçeli hükümde, kesin hükmün dokunulmazlığı ilkesine uygun olarak, suç olduğu evvelce saptanan eylemin sübut, vasıf ve kanuni unsurlarıyla ilgili bir değerlendirme yapılmadığı, kısa karar ile gerekçeli hükmün hüküm fıkrası da dahil tamamında hükümlü tabirinin kullanıldığı, önceki kesin hükme atıfta bulunulmak suretiyle sadece lehe kanun değerlendirilmesinin yapıldığı nazara alındığında, kesinleşen önceki hükümden bağımsız olarak ikinci bir hüküm kurulduğu izleniminin doğmadığı ve infazda karışıklığa yol açacak şekilde hüküm fıkrası oluşturulmadığı sonucuna varılmıştır (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 28.10.2010 tarihli, 2010/98-104; Askeri Yargıtay 3üncü Dairesinin 29.4.2014 tarihli, 2014/430-416 Esas ve Karar sayılı ilamları da aynı mahiyettedir).
Anayasa Mahkemesinin 17.1.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı iptal kararıyla; ASCKnın 47/1-A madde, fıkra ve bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8inci maddesinin ikinci fıkrasının
kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile
bölümünün ve Ek 10uncu maddesinin ikinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, yasal şartların oluşması hâlinde, ASCKnın 66ncı maddesinde düzenlenen firar suçundan tayin olunan iki yıl ve daha az süreli hapis cezasına dair mahkûmiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılması, ertelenmesi, ayrıca bir yıl ve daha az süreli hapis cezasının da adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilmesi mümkün hâle gelmiştir.
Askeri Mahkemece, TCKnın 7/2nci maddesi gereğince, duruşma açılıp taraf teşkili sağlanmak suretiyle yapılan uyarlama yargılaması sonunda; hükümlü hakkında, daha önce işlemiş olduğu kasıtlı suçtan dolayı mahkûmiyetinin bulunması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hüküm uygulanmayıp, dosya kapsamına uygun olarak gerekçeler gösterilerek, beş aylık hapis cezasının takdiren adli para cezasına çevrilmesi suretiyle yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmadığından, hükümlünün temyiz sebeplerinin reddi ile lehe kanun uyarlamasına dair mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan lehe kanun uyarlamasına dair mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
20.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy