(1632 S. K. m. 12, 82, 85) (5237 S. K. m. 50, 52, 62)
Askeri Mahkemece; sanığın, 22.1.2013 tarihinde;
1) Katılana hitaben karısını, çoluğunu çocuğunu si..yim demek suretiyle hizmet esnasında amire hakaret suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 85/1 (ikinci cümlesi) ve TCKnın 62/1, 50, 52/2 ve 52/4üncü maddeleri gereğince neticeten 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına;
2) Katılana hitaben yiyorsa bölük komutanı buraya gelsin, kendi neden gelmedi, askerliğim bitince
a geleceğim ve onu öldüreceğim demek suretiyle hizmet esnasında amiri tehdit suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 82/2 (ikinci cümlesi) ve TCKnın 62/1, 50, 52/2 ve 52/4üncü maddeleri gereğince neticeten 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına;
Karar verilmiştir.
Hükümler; sanık tarafından, sebep gösterilmeksizin, temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hizmet esnasında amire hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün vasıf yönünden, hizmet esnasında amiri tehdit suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün ise usul ve noksan soruşturma yönünden bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
I. Hizmet esnasında amire hakaret suçu yönünden yapılan incelemede:
Sanığın, disiplin cezasının infazı nedeniyle kapatıldığı Disiplin Ceza ve Tutukevi Müdürlüğünden 22.1.2013 tarihinde yanında Bnd. Er B.A. olduğu halde tahliye edildiği, tahliye çıkışında kendisini almak ve yeni tertip edildiği Birliğine götürmek üzere Bnd.Asb.Kd.Üçvş. A.Ş. ile Bnd.Asb.Çvş. S.A.nin geldiği, sanığın Bnd.Asb.Kd.Üçvş. A.Ş.den
ta bulunan yeni Birliğine götürüleceğini ve artık orada askerlik yapacağını öğrenmesi üzerine hırçınlaşarak yanında bulunan B.A.ın çantasından traş bıçağını aldığı, traş bıçağının önce sapını sonra jiletin uç kısmını ağzı ile kırıp jileti kendi boynuna dayadığı, akabinde kendisinin yeni Birliğine tertip edilmesinin sorumlusu olarak gördüğü Bölük Komutanı olarak görev yapan katılan Bando Yüzbaşı M.T.ye hitaben karısını çoluğunu çocuğunu sinkaf ederim, bana bir şey olursa bundan M. Yüzbaşı sorumludur şeklinde sözler sarf ettiği, bir süre sonra Bnd.Asb.Kd.Üçvş. A.Ş. ile Bnd.Asb.Çvş. S.A.nın çabaları sonucunda sanığın sakinleştiği ve jileti elinden attığı, tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sanığın, katılana hitaben sarf etmiş olduğu sözler sebebiyle üzerine atılı olan amire hakaret suçunu işlediği hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte;
Ayrıntıları Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 6.11.2008 tarihli, 2008/165-179 Esas ve Karar sayılı kararında ayrıntıları ile izah edildiği üzere;
Asker kişilerin üstlerine veya amirlerine karşı işledikleri hakaret suçları, ASCKnın Askeri itaat ve inkiyadı bozan suçlar başlıklı Beşinci Faslında yer alan 85inci maddesinde düzenlenmiş, bu düzenleme ile amir veya üstün şeref, namus ve haysiyeti yanında, askeri menfaatlerin ve disiplinin korunması da amaçlanmıştır.
ASCKnın 85inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi suçun Basit hâlini düzenleyip yaptırım altına alırken, ikinci cümlesi hakaretin Hizmet esnasında veya Hizmete ilişkin muameleden dolayı işlenmesi hâllerini Ağırlatıcı neden olarak kabul etmiştir.
İkinci cümlede kastedilen Hizmet Askeri hizmet olup, ASCKnın 12nci maddesinde, ... Gerek malum ve muayyen olan ve gerek bir amir tarafından emredilen vazifenin madun tarafından yapılması hâli. olarak tanımlanmaktadır.
Hizmete müteallik muameleden dolayı üste veya amire hakaret suçunun oluşabilmesi için, hizmet esnasında işlenen üste veya amire hakaret suçundan farklı olarak, taraflardan birinin veya her ikisinin hizmet hâlinde bulunmaları zorunlu değildir. Bu suçta aranan koşul; taraflar arasında hizmet münasebetinin veya hizmet hâlinin doğması, yapılmasına tevessül edilen veya yapılan işlemin hizmet gereği olarak yapılmış olması, failinin özellikle bu işleme tevessül edilmesinden veya yapılmasından dolayı hakaret etmesidir.
Bu nedenle, hizmet esnasında işlenen hakarette olay bittiğinde hizmet hâli sona erdiği hâlde, hizmete müteallik muameleden dolayı yapılan hakarette, hizmet gereği olarak bir işleme tevessül edilmiş veya bir işlem yapılmışsa, bu durum süre ile kayıtlı olmaksızın, diğer bir anlatımla bu işlem nedeniyle yapılan hakaret ne zaman yapılırsa yapılsın söz konusu suç oluşacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; somut olayda sanığın, eylemini katılan ile kendisinin hizmet hâlinde bulunduğu bir esnada gerçekleştirmediği sabit ise de, sanığın, eylemini Tugay Komutanı tarafından verilen emir gereğince birliğinin değiştirilmesinden sorumlu tuttuğu Katılana kızması nedeniyle Katılanın gıyabında gerçekleştirdiği dikkate alındığında, sanık hakkında amire hakaret suçundan ötürü ASCKnın 85/1 (ikinci cümlesi) uyarınca hizmete müteallik muameleden dolayı hüküm kurulması gerekirken hizmet esnasında amire hakaret suçunu işlediği kabul edilerek hüküm kurulması hukuka aykırı olduğundan, mahkûmiyet hükmünün suç vasfı yönünden bozulmasına karar verilmiştir (Dairemizin 30.11.2011 tarihli, 2011/976-962 E.K. sayılı kararı da benzer niteliktedir.).
II. Hizmet esnasında amiri tehdit suçu yönünden yapılan incelemede:
Askeri Mahkemece; sanığın yukarıda hakaret içeren sözleri sarf ettikten sonra müteakiben katılana hitaben yiyorsa Bölük Komutanı buraya gelsin, kendi neden gelmedi, askerliğim bitince Yüzbaşı için
a geleceğim ve Onu öldüreceğim şeklinde sözler söylemek suretiyle de hizmet esnasında amiri tehdit suçunu işlediği kabul edilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Yargılama esnasında dinlenen tanık A.Ş.in sanığın yiyorsa Bölük Komutanı buraya gelsin, kendi neden gelmedi, askerliğim bitince Yüzbaşı için ...a geleceğim ve onu öldüreceğim dediğini beyan ettiği (Dz.43), ancak Askeri Savcılık tarafından alınan ifadesinde anam avradım olsun, askerliğim bitince yine ...a gelir M. yüzbaşıyı bulurum, hemen arayın onu, yiyorsa buraya gelsin şeklinde (Dz. 26-27); Birlik Komutanlığı tarafından alınan ifadesinde ise askerliğim bittiğinde yine ...a gelip onu bulacağım şeklinde sözler söylediğini ifade ettiği (Dz. 11);
Tanık S.A.nın ise tüm aşamalarda tespit edilen ifadelerinde, sanığın sadece bana bir şey olursa bundan M. Yüzbaşım sorumludur dediğini duyduğunu ifade ettiği (Dz. 10, 28 ve 44);
Tanık F.A.nın, olayın küçük bir kısmında olay yerinde olduğunu, bu esnada sanığın katılan M.T.ye yönelik olarak küfür ve tehdit içerikli konuşmalar yapıp yapmadığını duymadığını ifade ettiği (Dz. 31 ve 45);
Tanık H.Ö.nün, sanığın kendisine bir şey olursa bunun sorumlusunun Bölük Komutanı olacağını söylediğini, şahsın Komutanına yönelik olarak küfürler ettiğini duymadığını ifade ettiği (Dz. 32 ve 57);
Tanık B.A.nın ise; Birlik Komutanlığı tarafından alınan ilk ifadesinde bahsetmemesine rağmen (Dz.9) Askeri Savcılık tarafından alınan ifadesinde (Dz. 29-30) sanığın bu askerlik bitecek Yüzbaşı için ...a geleceğim ve onu öldüreceğim dediğini, yargılama esnasında alınan ifadesinde de sanığın askerliğim bitince onu nizamiye kapısının çıkışında bekleyeceğim ve onu öldüreceğim şeklinde sözler söylediğini beyan ettiği (Dz. 79);
Görülmektedir.
Yukarıda belirtilen tanık beyanları göz önüne alındığında; özellikle sanıkla doğrudan muhattap olarak iddianameye konu edilen sözleri net bir şekilde duyabilecek konumda bulunan A.Ş.nin kovuşturma tespit edilen ifadesi ile soruşturma aşamasında tespit edilen ifadesi arasında çelişki olmasına ve CMKnın 212nci maddesi gereğince bu çelişkinin giderilmesi gerekmesine rağmen tanığın ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilmemesinin usul yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; tanık B.A.nın soruşturma aşamasında tespit edilen ifadesinde geçen ve olay mahallinde olduğu belirtilen A.O.K.nin de tanık sıfatıyla ifadesinin tespit edilerek; sanığın olay tarihinde katılana hitaben iddianameye konu edildiği gibi herhangi bir tehdit içerikli söz söyleyip söylemediği, söylemiş ise tam olarak hangi sözleri söylediği hususunun sorularak maddi öz vakanın hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulması ve bu duruma göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden de bozulmasına karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen bozma sebebi karşısında, bu aşamada, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 27.3.2003 tarihli, 2003/33-31 Esas ve Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere amiri veya üstü tehdit suçunda, suçun Hizmet esnasında işlendiğinin kabulü ve bu şekilde uygulama yapılması için; taraflardan her ikisinin de o anda hizmet halinde bulunmaları, aralarında hizmet ilişkisinin kurulmuş olması ve eylemin hizmet gereklerinden doğmasının gerektiği hususuna da işaret edilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1) Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, suç vasfı yönünden hukuka aykırı bulunan hizmet esnasında amire hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün BOZULMASINA;
2) Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, usûl ve noksan soruşturma yönünden hukuka aykırı bulunan hizmet esnasında amiri tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün BOZULMASINA;
5.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe kısmen aykırı olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy