(1632 S. K. m. 153) (5271 S. K. m. 231)
Sanık hakkında evvelce verilen mahkûmiyet hükmünün Dairemizin 24.9.2014 tarihli, 2014/832-838 Esas ve Karar sayılı ilamı ile noksan soruşturma yönünden bozulması sonrası yapılan yargılama neticesinde, Askeri Mahkemece; sanığın, 31.3.2011-11.2.2013 tarihleri arasında herhangi bir kimse ile karı koca gibi nikâhsız olarak devamlı surette yaşamakta ısrar etmek suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 153/1inci maddesi gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Hüküm; sanık tarafından, beraber olduğu bayanın ifadesinin alınmadığı, geçmişte bir süre bu bayanla birlikte olduktan sonra ayrıldığı, atılı suçu işlemediği ve lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün onanması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde görevli olan sanığın, "
Kasabası" adresinde E.Y. isimli bir bayanla karı koca gibi nikâhsız olarak devamlı surette yaşadığının tespit edilmesi üzerine,
İlçe Jandarma Komutanı tarafından 31.3.2011, 5.8.2011 ve 30.12.2011 tarihlerinde uyarı cezası ile cezalandırıldığı, bu adreste aynı bayanla ilişkisine devam ettiğinin 28.1.2012 ve 14.3.2012 tarihli tutanaklar ile de kayıt altına alındığı, bu eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonucu Askeri Savcılığın 5.6.2012 tarihli iddianamesiyle hakkında "herhangi bir kimse ile karı koca gibi nikâhsız olarak devamlı surette yaşamakta ısrar etmek" suçundan kamu davası açıldığı,
Açılan bu kamu davasına rağmen, sanığın, E.Y. isimli şahısla aynı çatı altında yaşamaya devam ettiği, bu durumun Karakol Komutanlığı tarafından 18.10.2012 tarihli tutanakla yeniden tespit edilmesi üzerine, yapılan soruşturma sonucu Askeri Savcılığın 11.2.2013 tarihli iddianamesiyle aynı suçtan dolayı hakkında yeniden kamu davası açıldığı,
Kovuşturma aşamasında, Askeri Mahkemece, aynı konuda açılmış olan kamu davalarının birleştirilmesine karar verildiği ve yapılan yargılama sonucu sanığın eyleminin 31.3.2011-11.2.2013 tarihleri arasında gerçekleşen tek bir suça vücut verdiği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verildiği, dosya kapsamındaki kanıtlardan anlaşılmaktadır.
ASCKnın 153/1inci maddesinde, karı koca gibi herhangi bir kimse ile nikâhsız olarak devamlı surette yaşamakta ısrar eden asker kişilerin Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası ile cezalandırılacakları hükme bağlanmıştır.
Bu suçun oluşması için, devamlı surette yaşamanın karı koca gibi olması ve yapılan uyarıya rağmen bu yaşam biçimine son verilmemesi, yani eylemde ısrar edilmesi gereklidir. Karı koca gibi unsuru, her iki tarafın bir karı kocanın ev içi ve ev dışı birbirlerine karşı ifasına zorunlu oldukları cinsi ve toplumsal yükümlülükleri yerine getirmeleri ve aileler arasında geçerli olan adap ve görgü kurallarına uymak suretiyle yaşamaları ile oluşur. Bu bakımından geçici ilişkilerin bu suça vücut vermeyeceği kabul edilmektedir.
Diğer taraftan, devamlılık unsuru yönünden, nikâhsız olarak bir kimse ile ne kadar süre birlikte yaşanması gerektiği konusunda yasa maddesinde bir açıklık bulunmamakla beraber, karı koca gibi yaşandığını gösterecek veya belirleyecek kadar bir müddetin geçmesi ile bu unsurun da gerçekleşeceği öngörülmüştür.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; sanığın, E.Y. isimli bayanla, karı-koca gibi nikâhsız olarak devamlı surette yaşama eylemini sonlandırması hususunda yapılmış olan açık ve anlaşılabilir tebligatlara rağmen, eylemini devamlılık arz edecek şekilde sürdürdüğü, tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere, civarda karı koca olarak bilindikleri, dolayısıyla dava konusu olayın bütünlüğü de dikkate alındığında üzerine atılı eylemin tek bir "herhangi bir kimse ile karı koca gibi nikâhsız olarak devamlı surette yaşamakta ısrar etmek" suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, Mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan, CMKnın 231inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinin uygulanabilmesi için mahkûmiyet hükmünün hapis veya adli para cezasını içermesi gerektiğinden, ASCKnın 153/1inci maddesinde öngörülen Türk Silahlı Kuvvetlerinden Çıkarma cezası ile cezalandırılan sanığın CMKnın 231inci maddesinden yararlanması mümkün değildir. (Askeri Yargıtay 3üncü Dairesinin 9.2.2010 tarihli, 2010/384-381 Esas ve Karar sayılı kararı da bu mahiyettedir.)
Ayrıca, sanığın karar tarihinde TSKdan ayrılmış olması da, suç tarihlerinde asker kişi olması nedeniyle, sonuca ve hükme etki edecek bir durum oluşturmamaktadır.
Bu itibarla, Askeri mahkemece, sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan, mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
13.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy