(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 62)
Askeri Mahkemece; sanığın, 16.10.2013-17.12.2013 tarihleri arasında hizmet yaparken firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a, 66/2-b ve TCKnın 62nci maddeleri uyarınca bir yıl sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm; sanık tarafından esas ve uygulamaya ilişkin sebepler ileri sürülerek, temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; Askeri Mahkemece; sanığın, 16.10.2013 tarihinde 18.00-20.00 saatleri arasında Birliğinde garaj nöbetçisi iken firar ettiği, 17.12.2013 tarihinde yakalandığı, böylece 16.10.2013-17.12.2013 tarihleri arasında hizmet yaparken firar suçunu işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Kanun koyucu firar suçunun hizmet yaparken işlenmesini ağır ve vahim hâl olarak değerlendirip ayrı bir yaptırıma bağlamıştır. ASCKnun 66/2-b maddesinde öngörülen hizmet yaparken firar suçunun oluşabilmesi, muayyen bir konuda verilen görevin icrasına başlanması ve o görevin ifası sırasında iken firar edilmesi hâlinde oluşabilecektir. Görev öncesi ya da görev bitiminde firar edenlerin eylemi ASCKnun 66/1-a maddesine göre cezalandırılacaktır.
Sanığın soruşturma safhasında Askeri Savcı tarafından tespit edilen 31.1.2014 tarihli ifadesinde (Dz 64);
Benim de 18.00-20.00 garaj nöbetim vardı. S. ve yanında birkaç arkadaşı içtimadan sonra nöbet tuttuğum yere geldiler ve bana saldırdılar. Hatta birinin elinde jilet, birinin elinde sopa vardı. Ben de kendimi savundum ve kaçmak zorunda kaldım. Memleketim
a giderek orada çalıştım
şeklinde beyanda bulunduğu; kovuşturma safhasında istinabe olunan
1inci Asliye Ceza Mahkemesince tespit edilen 23.5.2014 tarihli sorgu ve savunmasında (Dz. 101);
Ben nöbete gittiğimde bana 7-8 kişi saldırdılar. Ben kaçarken koğuşa gelme diye tehdit ettiler. Ben de o gece firar ettim
şeklinde beyanda bulunduğu; temyiz dilekçesinde ise (Dz. 137);
Ben nöbetimi bitirdikten sonra gece firar ettim
şeklinde beyanda bulunduğu, Bölük Nöbetçi Subayı ve Bölük Nöbetçi Çavuşunun imzasını taşıyan 16.10.2013 tarihli olay tespit tutanağında (Dz. 8); sanığın 16.10.2013 tarihinde saat 19.30da alınan akşam yoklamasında ve 22.30da alınan yat yoklamasında olmadığı, Kışlada yapılan aramalara rağmen bulunamadığı hususlarının yazılı olduğu, görülmektedir.
Belirtilen bu delillerden; sanığın, nöbet hizmetini yerine getirirken firar ettiği hususu her türlü şüpheden uzak olarak anlaşılamadığından, sanığın firar ettiği sırada görev yaptığı Bölükte, Nöbetçi Subay, Nöbetçi Astsubay, Nöbetçi Çavuş, Nöbetçi Onbaşı olan şahıslar ile sanıktan sonra 20.00-22.00 saatleri arasında aynı nöbet yerinde nöbet tutan şahsın tanık sıfatı ile ifadesi tespit edilerek, sanığın nöbet hizmetinin ifası sırasında mı?, yoksa nöbet hizmeti bittikten sonra mı firar ettiğinin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmasından sonra, sanığın hukuki durumunun elde edilecek delillere göre yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
13.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy