(2709 S. K. m. 40) (7201 S. K. m. 21) (5271 S. K. m. 34, 232) (353 S. K. m. 197, 209, 214)
Askeri Mahkemece, hükümlünün yokluğunda 12.3.2015 tarihinde verilen hükmün, tebliğ memuru tarafından, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21’inci maddesi uyarınca, 2.6.2015 tarihinde hükümlüye tebliğ edildiği (Dz.374), hükümlünün 16.6.2015 tarihinde … Askeri Mahkemesine verdiği dilekçeyle uyarlamaya ilişkin mahkûmiyet hükmünü temyiz ettiği, temyiz dilekçesi kendisine ulaşan Askeri Mahkemece; sanığın, bir haftalık temyiz süresinin sona ermesinden sonra temyiz isteminde bulunduğu belirtilerek, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle; itiraza konu olan kararın 27.10.2015 tarihinde hükümlüye tebliğ edildiği, hükümlünün 6.11.2015 tarihinde … Askeri mahkemesine verdiği dilekçe ile, bir haftalık yasal itiraz süresi geçtikten sonra itiraz talebinde bulunduğu görülmekte ise de; hükümlüye, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleriyle ilgili tüm hususların, Anayasa’nın 40/2, CMK’nın 34/2, 232/6 ve 353 sayılı Kanun’un 197’nci maddeleri hükümlerine göre, tereddüde yer vermeyecek şekilde ve açıkça bildirilmesi gerekmektedir. Dava dosyasında; duruşmasız işlere ait kararın sonuç bölümünde, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde adli veya askeri mahkemeye verilecek bir dilekçeyle ya da askeri mahkeme veya askeri savcılık tutanak kâtibine bu hususta tutanak düzenlenmesi için yapılacak bir beyanla itiraz başvurusunda bulunulabileceğinin belirtilmediği görülmektedir.
Böylelikle, usulünce bilgilendirilmeyen hükümlünün kanun yoluna başvurma hakkını bildiği hâlde bundan feragat ettiği, dolayısıyla yasal süresi içinde itiraz isteminde bulunmadığından söz etmenin mümkün olmaması nedeniyle, hükümlünün itiraz taleplerinin süresinde olduğu değerlendirilerek, itiraz sebeplerinin incelemesine geçilmiştir.
353 sayılı Kanun’un 214’üncü maddesinde, “Temyiz istemi, kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilmeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan askeri mahkeme bir karar ile temyiz istemini reddeder.
Temyiz eden taraf bu red kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir hafta içinde Askeri Yargıtay'dan bu hususta bir karar verilmesini isteyebilir. Bu takdirde dosya Askeri Yargıtay'a gönderilir.” şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Hükümlünün yokluğunda verilen itiraza konu mahkûmiyet hükmünün hüküm fıkrası incelendiğinde; temyiz yol ve süresinin ayrıntılı bir şekilde belirtilmek suretiyle anlatıldığı, hükmün 2.6.2015 tarihinde tebliğ edildiği, hükümlünün kendisine tebliğ olunan hükmü 353 sayılı Kanun’un 209’uncu maddesinde öngörülen bir haftalık süre içerisinde temyiz etmesi gerekirken, bu süreyi geçirdikten sonra 16.6.2015 tarihinde, temyiz ettiği görülmektedir.
Hükümlünün, hükmün tebliğinden itibaren, bir haftalık yasal süre içerisinde hükmü temyiz etmesi gerekirken, bu süreyi geçirdikten sonra hükmü temyiz ettiği ve temyiz başvurusunu engelleyen zorunlu nedenlerin de bulunmadığı anlaşılmakla; Askeri Mahkemece temyiz isteminin süre yönünden reddine dair verilen karara karşı yaptığı itiraz isteminin reddine karar verilmiştir.
Üyeler … ve …; itiraza konu olan duruşmasız işlere dair kararın sonuç bölümünde itiraz merci ve süresi ile ilgili yeterli açıklama bulunduğunu, hükümlünün itirazının süresinde olmadığını, bu nedenle itirazının reddi gerektiğini belirterek, çoğunluğun kararına ayrışık gerekçe ile katılmışlardır.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün, … Askeri Mahkemesince verilen 17.8.2015 tarihli, 2013/676 Esas ve 2015/158-Müt. Karar sayılı Duruşmasız İşlere Ait Karara karşı yaptığı itirazın, 353 sayılı Kanunun 214/2’nci maddesi gereğince REDDİNE,
20.1.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, Üyeler … ve …’in ayrışık oyu ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy