(5237 S. K. m. 252) (353 S. K. m. 228)
Hükümlünün, 4.11.2015 tarihinde işleme konan dilekçesinde, Askeri Mahkemenin 1.7.2010 tarihli, 2007/534 Esas ve 2010/58 Müt. Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararından bahsetmiş olduğu görülmekle birlikte; bu kararda hükümlü hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçuna ilişkin bir mahkûmiyet hükmünün bulunmadığı, hükümlünün dilekçesinin başlık kısmında rüşvet suçundan mahkum olduğu kararın esas ve karar numarasını gösterdiği, içeriğinde 3 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum olduğu suçtan bahsederek, infazının durdurulmasını ve kararın yeniden incelenmesini talep ettiği; bilahare 19.4.2016 tarihinde işleme giren dilekçesinde de, hakkında kesinleşen mahkûmiyet hükmünden bahsederek, kararın haksız olduğunu ve yeniden yargılanması gerektiğini ileri sürmüş olduğu görülmekle, vaki talebinin, hakkında rüşvet suçundan tesis olunan Askeri Mahkemenin 8.5.2007 tarihli, 2007/534-383 Esas ve Karar sayılı mahkûmiyet hükmüne ilişkin yargılamanın yenilenmesi talebi olduğu kabul edilmiştir.
353 sayılı Kanunun 228-242nci maddelerinde düzenlenen Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, kesin hüküm kuralına karşı kabul edilmiş olağanüstü bir kanun yoludur. 353 sayılı Kanunun 228inci maddesine göre, kesinleşmiş hükümle sonuçlanan bir davanın hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yolu ile tekrar görülebilmesi için;
A) Duruşmada kullanılan ve hükme etkisi olan bir belgenin sahteliğinin anlaşılmış olması,
B) Yemin verilerek dinlenilmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek şekilde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçeğe aykırı tanıklık ettiği veya bilgiler verdiğinin anlaşılması,
C) Hükümlünün kendisi tarafından sebebiyet verilmiş olan kusur dışında hükme katılan hâkimlerden birinin, aleyhine ceza kovuşturmasını ve kanuni bir ceza ile hükümlülüğü gerektirecek nitelikte olarak görevini yapmada kusurlu olması,
D) Ceza hükmü, hukuk mahkemelerinin bir hükmüne dayanmış olup da, bu hükmün kesinleşmiş olan başka bir hüküm ile bozulmuş olması,
E) Yeni vakalar veya yeni deliller ileri sürülüp de bunlar yalnız başına veya daha önce irad edilen delillerle birlikte göz önünde tutuldukları takdirde hükümlünün beraatini veya daha hafif cezayı gerektiren kanun hükmünün uygulanması ile hükümlülüğü gerektirebilecek nitelikte olması,
F) Ceza hükmünün, İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verilmiş ve hükmün bu aykırılığa dayandığının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olmasına bağlı bulunmaktadır.
Somut olayda; yargılamanın yenilenmesi talebinin kanunda sayılan şartların hiçbirini taşımadığı, dosya içeriğine göre de bu bentlerde belirtilen yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin hükümlü bakımından söz konusu olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, hükümlünün dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar, 353 sayılı Kanunun 228nci maddesi kapsamında yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelikte görülmediğinden, hükümlünün yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olmaması noktasından reddine karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün, yargılamanın yenilenmesi isteminin, 353 sayılı Kanunun 235/1 ve 236/1inci maddeleri gereğince kabule değer bulunmaması noktasından REDDİNE,
27.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy