(5271 S. K. m. 67, 232)
.(Tk. Asb.) olarak görev yapmakta iken 2013 yılı genel atamaları ile başka Birliğe ataması çıkan sanığın, 24.8.2013 tarihinde yapılan devir teslim esnasında zimmetinde bulunan 8 adet test kiti elektrik kablosunu teslim edemediği, 640 adet
mühimmatın yerine toplamda 640 adet stok ve kafile numarası ile birim fiyatı farklı mühimmatı bulunduğunun tespit edildiği, böylece sanığın kendisine tevdi edilen ordu malının kontrol ve muhafazasında gerekli dikkat ve ihtimamı göstermeyerek belirtilen miktarda ordu malının kaybolmasına neden olmak ve kamunun 4.840,18 TL zarara uğramasına sebep olmak suretiyle ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda Askerî Mahkemece, yüklenen suçun unsurları itibari oluşmadığı kabul edilerek sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Askerî Mahkemece yapılan muhakeme işlemleri incelendiğinde;
1) Soruşturma aşamasında dinlenen ve davaya konu malzemelerin kaybında muhafaza ve kontrol görevini yerine getirmeyen sanığın kusurlu olduğunu beyan eden bilirkişi Kd.Çvş. H.İ.Ö.'nün mütalaası ile kovuşturma aşamasında bilirkişi olarak atanan ve test kiti elektrik kablosunun mühimmat olmayıp sarf malzemesi olduğu, kullanılmasına rağmen sarf edilmemiş olabileceği yönünde mütalaa veren ve mütalaası hükme esas alınan Kd.Bçvş. A.Ç.'nin mütalaası arasında çelişki bulunmasına rağmen oluşan bu çelişki usulüne uygun şekilde giderilmeden hükme varıldığı;
2)
Askerî Savcılığının 20.3.2014 tarihli, 2013/1356 Esas ve 2014/468 Karar sayılı iddianamesiyle yüklenen suçtan açılan kamu davasına ilişkin kovuşturma evresinin
AskerîMahkemesinin 11.4.2014 tarihli iddianamenin kabulü ile başladığı, kovuşturma evresinde
Askerî Mahkemesince 11.6.2014, 17.9.2014 ve son olarak da 24.12.2014 tarihinde duruşmalar yapıldığı, duruşma tutanaklarının başlığında adı geçen mahkemenin adının yer aldığı, buna karşın gerekçeli hükmün hem başlık kısmında hem de gerekçeli hüküm yazısı ile heyetin yazıldığı alan arasındaki bölümde yargılamanın yapıldığı Askerî Mahkemenin adının "
Askerî Mahkemesi" olarak yazıldığı;
Görülmektedir.
Sanık hakkındaki yargılamanın
Askerî Mahkemesi tarafından yapılarak beraat hükmü verildiği hâlde gerekçeli hükmün başlık kısmında
Askerî Mahkemesi yazılması, CMKnın 232/2-a maddesine; soruşturma aşamasında Askerî Savcı tarafından atanan bilirkişi mütalaası ile kovuşturma aşamasında dinlenen bilirkişi mütalaası arasında oluşan çelişki giderilmeden sanığın lehine olan bilirkişi mütalaasının hükme esas alınması da CMK'nın 67/2'nci maddesine aykırı düşmektedir.
Bu itibarla; mahkûmiyet hükmünün, yukarıda değinilen sebeplere dayalı olarak usule aykırılık yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Diğer taraftan, Askerî Mahkemece; test kiti elektrik kablosunun sarf malzemesi olması ve daha önceden kullanıldığı halde sarf edilmemiş olma ihtimali bulunduğu, keza sarf edilebilen malzeme nedeniyle kamu zararından bahsedilemeyeceği, en azından bu hususun şüpheli kaldığı; suça konu diğer malzeme olan 640 adet mayona dizili mühimmatı eksik teslim almış olabileceği, ancak mevcut olarak fazladan 640 adet mermi bulunduğu, aradaki birim fiyat farkından doğan Hazine zararı arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı, noksanlığın basit bir beşeri hatadan kaynaklandığı kabul edilerek hükme varılmış ise de;
1) Askerî Mahkemece hükme varılan 24.12.2014 tarihli duruşmadan sonra dava dosyasına giren ve sanığın zimmet eksiği olarak gözüken mühimmatla ilgili olarak saymanlığa, sayım düzeltme işlemlerinin yapılması için, yazılan
Komutanlığının 22.12.2014 tarihli yazısının sonucunun Birlik Komutanlığından ve ilgili saymanlıktan sorularak açıklığa kavuşturulması;
2) Dava dosyasında yer alan teslim eden Bçvş. U.T., teslim alan Bçvş. A.A. gözüken 2 sayfadan ibaret taşınır mal teslim tesellüm belgelerinden sanığa görevi süresince teslim edilen malzeme miktarı anlaşılmadığından, sanığın suç kastını ortaya koymak bakımından Birlik Komutanlığından sanığa görev süresince ne kadar malzeme teslim edildiğini ortaya koyacak taşınır mal teslim senetlerinin onaylı suretlerinin getirtilmesi;
Gerekmektedir.
Belirtilen sebeplerle; sanığın açık miktarının tam olarak ortaya konması ve suç kastının değerlendirilmesi bakımından, yukarıda bahsedilen hususlarda araştırma yapıldıktan sonra sanığın hukukî durumu değerlendirilip hükme varılması gerekirken, noksan soruşturma ile hükme varılması hukuka aykırı olduğundan, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden de bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Askerî Savcının temyizine atfen ve resen beraat hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince usul ve noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
27.4.2014 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy