(5271 S. K. m. 176, 191)
Komutanlığında görevli olan sanığın, 19.7.2013 tarihinde, bir gün yol süresi verilerek, tertip edildiği
Komutanlığına gönderildiği, 20.7.2013 tarihinde tertip edildiği Birliğe katılması gerekirken katılmadığı, bir süre firar hâlinde kaldıktan sonra 27.9.2013 tarihinde kendiliğinden gelerek katıldığı, bir süre askerlik hizmetine devam etmesinin ardından 4.10.2013 tarihinde beş gün memleket iznine gönderildiği, Birliğinin bulunduğu
ile memleketi olan
arası gidiş dönüş toplam dört gün yol süresi de tanındığında, izin ve yol süresinin bitiminde en geç 13.10.2013 tarihi nihayetine kadar birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 2.12.2013 tarihinde kendiliğinden gelerek birliğine katıldığı, 11.12.2013 tarihinde gönderildiği çarşı izninden aynı gün dönmesi gerekirken dönmediği, bir süre firar hâlinde kaldıktan sonra 8.5.2014 tarihinde yakalandığı, gözlem altına alınması sonucunda 18.4.2014 tarihinden itibaren askerliğe elverişsiz olduğunun tespit edildiği, bu suretle 20.7.2013-27.9.2013 ve 11.12.2013-18.4.2014 tarihleri arasında iki ayrı firar ile 14.10.2013-2.12.2013 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sanık hakkında 20.7.2013-27.9.2013 tarihleri arasındaki firar suçundan, Askeri Savcılığın 1.11.2013 tarihli, 2013/1704-635 Esas ve Karar sayılı iddianamesinin tanzim edilmesi üzerine Askeri Mahkemece iddianamenin kabulüne karar verilerek, 2013/2068 esasa kaydı yapılan dosya ile ilgili duruşmanın 5.12.2013 tarihine bırakıldığı, 14.10.2013-2.12.2013 tarihleri arasındaki firar suçundan Askeri Savcılığın 3.12.2013 tarihli, 2013/2025-790 Esas ve Karar sayılı iddianamesinin düzenlenmesi üzerine de iddianamenin kabulüne ve dosyanın 2013/2068 esasa kayıtlı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, 5.12.2013 tarihinde yapılan duruşmaya ait tutanakta, iddianamenin sanığa tebliğ edildiğine, sanığın süre talebinde bulunmadığına ve iddianamenin okunduğuna dair kayıtlar bulunmakta ise de; dosyada iki ayrı iddianame bulunması nedeniyle tutanakta yer alan kayıtların hangi iddianame ile ilgili olduğu, adil yargılanma hakkı kapsamında, sanığın kendisine yöneltilen iki ayrı suçlamanın niteliği ve sebebinden haberdar edilip edilmediği ve savunmasını hazırlamak için gerekli olan zaman ve kolaylığın sağlanıp sağlanmadığı anlaşılamamakta olup, bu durum CMKnın 176 ve 191inci maddelerine aykırıdır.
Ayrıca, gerekçeli hükümde sanığın 20.7.2013-27.9.2013 tarihleri arasındaki firar suçu ile izin tecavüzü suçuna ait sorgu ve savunmalarına yer verilmemiş olup bu durum, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlere yer verileceği yolundaki CMKnın 230/1-a maddesine aykırıdır.
Diğer taraftan; hüküm ve suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve 16.7.2008 tarihli ve 26938 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin eki Hastalık ve Arızalar Listesinin 17/D-2nci maddesinin;
2. Alkol ya da madde bağımlılığı.
AÇIKLAMA: Bu fıkraya gireceklerin; madde bağımlılığının süreklilik kazandığının gözlem, kimyasal analizler ve adli belgelerle ortaya konulması, askeri hastanede müşahede sonucu yoksunluk bulgularının saptanması gereklidir. şeklinde düzenlenmesi,
Savunmasında on üç yaşından bu yana esrar ve hap kullandığını beyan eden sanık hakkında tanzim edilen personel bilgi formu ile kıta anket formunda da uyuşturucu kullandığının belirtilmesi, bu nedenle RDM tarafından da takibinin yapılması ve madde kötüye kullanımı tanısıyla muayene ve tedavi gördüğüne dair belgelerin bulunması karşısında; bu safahatı nedeniyle, sanığın, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin eki Hastalıklar ve Arızalar Listesinin 17/D-2 maddesinde düzenlenen Alkol ya da madde bağımlılığı tanısı almasının ihtimal dâhilinde bulunduğu görülmektedir.
Her ne kadar sanık kovuşturma aşamasında gözlem altına alınmış ve hakkında düzenlenen
Asker Hastanesinin 9.6.2015 tarihli, 3121 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile ileri derecede antisosyal kişilik bozukluğu tanısı konularak 18.4.2014 tarihinden itibaren askerliğe elverişli olmadığı tespit edilmiş ise de, hem Sağlık Kurulu Raporunda hem de Adli Raporda madde bağımlılığı ile ilgili bir değerlendirme bulunmadığından, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin eki Hastalıklar ve Arızalar Listesinin 17/D-2 maddesi uyarınca, sanığın askerliğe elverişsizliğini gerektirecek objektif şartlara sahip olup olmadığı ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun, usulüne uygun bir şekilde uzman doktora muayene ettirilmesi ve gerek görülmesi hâlinde, adli gözlem altına alınarak, bu suretle şüpheden uzak bir şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.
Belirtilen nedenlerle 20.7.2013-27.9.2013 tarihleri arasındaki firar suçu ile izin tecavüzü suçundan tesis edilen mahkûmiyet hükümlerinin usul ve noksan soruşturma yönlerinden, 11.12.2013-18.4.2014 tarihleri arasındaki firar suçundan tesis edilen mahkûmiyet hükmünün ise noksan soruşturma yönünden ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiş, bozma sebebi karşısında diğer yönlerden inceleme yapılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, 20.7.2013-27.9.2013 tarihleri arasındaki firar suçu ile izin tecavüzü suçundan tesis edilen mahkûmiyet hükümlerinin usul ve noksan soruşturma yönlerinden, 11.12.2013-18.4.2014 tarihleri arasındaki firar suçundan tesis edilen mahkûmiyet hükmünün ise noksan soruşturma yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA,
4.5.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy