(1632 S. K. m. 14)
20.8.2013 tarihinde saat 08.30'da alınan sabah içtimasında, Bölük Komutan vekili Ütğm. C.Ç.'nin, sanığın saç tıraşının kurallara uygun olmadığını gördüğü ve sanığa tıraş olması konusunda emir verdiği, bu emir esnasında içtimanın başlamış olduğu ve yediden ziyade askeri şahsın hizmet icabı içtimada hazır olduğu, sanığın bu askeri şahısların huzurunda tıraş olmayacağını beyan etmek suretiyle verilen emri açıkça reddederek içtimadan ayrıldığı, dosya kapsamındaki kanıtlardan anlaşılmaktadır.
ASCKnın 88'inci maddesinde düzenlenen toplu asker karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçu, üst veya sıralı amirler tarafından toplu asker karşısında asta verilen emirlerin yapılmaması, itaatten söz veya fiille kaçınma veya emir tekrarına rağmen, emrin hiçbir surette yerine getirilmemesi hâllerini kapsamaktadır.
Somut olayda, sanığın, sabah içtiması için toplanan Bölük personelinin huzurunda, kurallara uygun olmadığı için saçını kestirmesi yönündeki Bölük Komutan Vekili tarafından verilen hizmet emrini yapmadığı, olayın ASCKnın 14üncü maddesinde belirtilen ve hizmet için toplanmış olan yediden fazla askeri personelin huzurunda yaşandığı, böylece Toplu erbaş ve er karşısında kendisine verilen emri yerine getirmemek suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmaktadır.
Sanık emri yerine getirmeyeceğini açıkça beyan ederek içtima alanından ayrıldığından, emrin sonradan yerine getirilmiş olması, atılı suçun sübutuna etki etmemektedir.
Keza, psikiyatri uzmanı bilirkişinin, sanığın askerliğe elverişlilik ve cezai ehliyet durumunu etkileyecek ruhsal bir rahatsızlığının bulunmadığına yönelik olan tıbbi mütalaası ile sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğuna ilişkin Sağlık Kurulu Ek Raporunun hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenlerle, sanığın esasa ve noksan soruşturmaya yönelik temyiz sebepleri kabul değer görülmemiştir.
Bu itibarla, Askeri Mahkemece; sanığın, toplu asker karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği sabit görülerek, karar yerinde gösterilen yasal, haklı ve inandırıcı gerekçelerle, kanunun öngördüğü cezanın alt sınırı esas alınıp, lehine takdiri indirim hükümlerinin uygulanması suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiş olmasında, yasal ve yeterli gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin tatbik edilmemesinde, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının alt sınırdan adli para cezasına çevrilerek taksitlendirilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın tüm temyiz sebeplerinin reddi ile mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
4.5.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy