(5271 S. K. m. 74) (353 S. K. m. 221)
Askeri Mahkemece, sanığın 30.12.2013 tarihinde firar ettiği, 8.1.2014 tarihinde kendiliğinden Birliğine katıldığı, böylece 30.12.2013-8.1.2014 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Sanığın sorgusunun
Asliye Ceza Mahkemesince, talebi doğrultusunda atanan müdafi huzurunda, istinabe sureti ile tespit edildiği(Dz. 69, 70), sanığın Dairemizin bozma ilamına karşı diyeceklerinin tespiti amacıyla Askeri Mahkemece istinabe olunan Mahkemeye talimat yazılırken, müdafiin de adresinin bildirilmesine rağmen (Dz. 107), İstinabe Mahkemesince müdafie tebligat çıkartılmadığı, söz konusu müdafiin yargılamanın devamı süresince görevlendirilmesine karşın müdafiin yokluğunda sanığın beyanlarının tespit edildiği görülmektedir (Dz. 146). Bu durumun, savunma hakkının kısıtlanmasına yol açtığı ve 353 sayılı Kanunun 207/3-H maddesine göre hukuka mutlak aykırılık teşkil ettiği sonucuna varıldığından, mahkûmiyet hükmünün öncelikle usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Bununla birlikte, Dairemizin bozma ilamında;
Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun 3.2.2014 tarihli ve 1400 sayılı, sanığın askerliğe elverişli olmadığına dair raporunun üst makamlarca onaylanmış aslı veya onaylı suretinin, sanığın adli sicil kaydında yer alan
Ceza Mahkemesinin 19.11.2009 tarihli, 2009/339-366 Esas ve Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararını, sorgusunun yer aldığı istinabe duruşma tutanağında (Dz. 70) başka suçtan tutuklu olduğu belirtilen ve gerekçeli hükmün tebliği
Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan tutuklu bulunduğu anlaşılan sanık hakkında bu suçundan düzenlenen iddianame ve verilmiş bir karar mevcutsa bu belgelerin, sanık hakkında düzenlenen Kıta Anket Formu, Danışmanlık Kartı ve psikiyatrik muayene ve tedavilerine ilişkin tüm kayıtların getirtilip dosyaya konulmasından sonra, sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığı ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında mevcut olan şüphenin giderilmesi için, tam teşekküllü bir askerihastanede CMKnın 74üncü maddesine göre adli gözlem altına alınması gerektiği sonucuna varıldığından, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Askeri Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmesinin ardından (Dz. 103), bozma ilamında gösterilen esaslara göre işlem yapılıp karar verilmesinin gerekmesi sebebiyle, eksik olduğu belirtilen hususların tamamlanmasını müteakip sanığın tam teşekküllü bir askeri hastanede CMKnın 74üncü maddesine göre adli gözlem altına alınması gerekmesine rağmen, bozma ilamında noksan soruşturma teşkil ettiği belirtilen hususlardan; sanığın adli sicil kaydında yer alan
Ceza Mahkemesinin 19.11.2009 tarihli, 2009/339-366 Esas ve Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün getirtilmemesi ve sanık hakkında ek rapor düzenlenmesi ile yetinilerek, adli gözlem altına alınmaması hususlarının noksan soruşturma teşkil ettiği sonucuna varıldığından, belirtilen sebeplerle mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden de bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Müdafiin temyizine atfen ve resen, mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, usul ve noksan soruşturma yönlerinden BOZULMASINA;
11.5.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy