(5237 S. K. m. 50, 52) (353 S. K. m. 220, 221, 222)
Komutanlığında 11.4.2015 tarihinde Nöbetçi Amiri olan tanık Yzb. K.U.nun, yemekhane bölgesinden gelen gürültü üzerine Mutfak Nöbetçi Astsubayı olarak görevli sanık O.A.yı, yemekhane bölgesini kontrole gönderdiği, sanığın yemekhanenin olduğu bölgeye geldiği sırada koridorda mağdur Er D.B. ile tanık O.K.nin birbirlerini iteklediklerini gördüğü, bunun üzerine sanığın, neden ses yapıyorsunuz diyerek mağdur D.B.ye bir kez tokat attığı ve böylece sanığın asta müessir fiil suçunu işlediği Askeri Mahkemece sabit görülerek, mahkûmiyetine dair hüküm kurulduğu, anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; olayın doğrudan görgü tanığı olan B.Y. ve M.Y.nin mağdur D.B.nin tutarlı beyanları ile uyumlu yeminli ifadelerinin hükme esas alınıp, mağdura tokat atmadığına yönelik savunmasına itibar edilmeyen sanık hakkında tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan yasal ve inandırıcı gerekçelerle, temel cezanın alt sınırdan belirlenip, takdiri indirim maddesi uygulanmak suretiyle mahkûmiyet kararı verilmesinde, yasal ve yeterli gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin tatbik edilmemesinde, usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak, daha önce hapis cezasına mahkûm olmayan sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının, otuz günden az olması nedeniyle, TCKnın 50/3üncü maddesinin amir hükmü gereğince, zorunlu olarak TCKnın 50/1inci maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerekirken, seçenek yaptırımlardan daha lehine olduğu değerlendirmesiyle, günlüğü yirmi Türk Lirası üzerinden hesap edilmek suretiyle TCKnın 50/1-a ve 52inci maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, görülmüştür.
Tebliğnamede; bu husus nedeniyle, 353 sayılı Kanunun 220/2-H madde ve bendi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ise de; Askeri Mahkemece, sanık hakkında tayin edilen yirmi beş günlük hapis cezasının, sanığın lehine olduğu değerlendirmesiyle, TCKnın 50/1-a ve 52nci maddeleri uygulanmak suretiyle adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi karşısında, Dairemizin 24.2.2016 tarihli, 2016/107-148 Esas ve Karar sayılı ilamında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, hükümde kanun madde numarasının yanlış yazılması (TCKnın 50/3üncü maddesi yerine TCKnın 50/1-a maddesinin yazılması) halinin bulunmadığı, dolayısıyla 353 sayılı Kanunun 220/2-H madde, fıkra ve bendinin tatbik edilmesi için gereken şartın gerçekleşmediği, anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 353 sayılı Kanunun 221 ve 222nci maddelerinde, Askeri Yargıtayın temyiz edilen hükümde, esasa dokunacak derecede hukuka aykırı hallerin bulunup bulunmadığını inceleyerek, hükmü etkileyecek nitelikte hukuka aykırılıklar varsa, temyiz edilen hükmü bozacağı hüküm altına alınmıştır.
Askeri Mahkemece, TCKnın 50/3üncü maddesi uyarınca zorunlu olarak seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gereken yirmi beş günlük hapis cezasının, soyut nitelikteki yetersiz gerekçe ile adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi şeklindeki hukuka aykırılık; hükmü etkileyecek nitelikte olmadığından ve Askeri Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 5.3.2004 tarihli, 2004/1-1 Esas ve Karar sayılı ilke kararı dikkate alınarak bozma sebebi yapılmamıştır.
Belirtilen nedenlerle, tebliğnamede ileri sürülen görüşe iştirak edilmeyerek, sanığın kabule değer bulunmayan temyiz sebeplerinin reddi ile, mahkûmiyet hükmünün onanmasına, karar verilmiştir.
Üye
; otuz gün ve daha az süreli hapis cezasının, takdiren seçenek yaptırımlara çevrilmeyeceğine yönelik yasal bir hüküm bulunmadığından, yirmi beş günlük hapis cezasının Askeri Mahkemece TCKnın 50inci maddesi gereğince takdiren adli para cezasına çevrilmiş olmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı görüşüyle, karara ayrışık gerekçe ile katılmıştır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın, kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
11.5.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak, Üye
'nin ayrışık gerekçesi ve sonuçta oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy