(5271 S. K. m. 38/A, 147) (353 S. K. m. 221, 256)
Onb. Ü.Ö. ile sanığın, 15.8.2014 tarihinde, koğuşlar bölgesinde, temizlik yapma meselesinden dolayı tartıştıkları esnada birbirlerine karşılıklı olarak yumruk attıkları ve itiştikleri, aralarındaki arbede sonucunda Ü.Ö.nün boyun ve sırt bölgesinde çizikler ve lezyonlar, sanığın ise sol kaşında açılma meydana geldiği, bu şekilde gelişen olayda sanığın Onb. Ü.Ö.ye yumruk atmak ve itmek suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sanığın sorgusunun tespitine dair
. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.5.2015 tarihli istinabe duruşma tutanağında hâkim ve tutanak katibi imzasının bulunmadığı, tutanakta hâkim ve tutanak katibinin imzası olması gereken yerlerinde e-imzalıdır ibaresinin yer aldığı, ancak istinabe tutanağının Güvenli elektronik imzalı aslı ile aynıdır. şerhi düşülmeden, keza mühür ve imza ile onaylanmadan gönderildiği görülmekte olup, bu durum CMKnın 38/A ve 219uncu maddelerine aykırılık oluşturmaktadır.
Ayrıca aynı istinabe duruşma tutanağında sanığa, CMKnın 147nci maddesinde düzenlenen hakları anlatılırken; baro tarafından görevlendirilecek müdafie yapılacak ödemelerin yargılama giderlerinden sayılacağı ve mahkûmiyeti halinde kendisinden tahsil edileceğinin bildirilmiş olması, askeri mahkemelerde görülecek davaların giderlerinin Milli Savunma Bakanlığı bütçesinden ödeneceğine ilişkin 353 sayılı Kanunun 256ncı maddesine aykırı, sanığın müdafi yardımından yararlanma iradesini olumsuz yönde etkileyen ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran bir hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
Keza, gerekçeli hükümde ve Onb. Ü.Ö. hakkında asta müessir fiil suçundan karar verilirken suçların 15.8.2014 tarihinde işlendiği belirtilmesine karşılık, sanık hakkında hüküm kurulurken, kısa karar içerisinde suç tarihinin 15.8.2009 olarak yazılması da hatalıdır.
Öte yandan, sanık ile Ü.Ö.nün, olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin farklı anlatımlarının bulunması, ifadeleri tespit edilen tanıklar Bçvş. H.K. ile Uzm.Çvş. C.E.nin, olayın bitmesine müteakip olay yerine geldikleri yolundaki beyanları karşısında, sanık ile Ü.Ö. arasında yaşanan olayı gören başka kişiler bulunup bulunmadığının taraflardan ve Birlik Komutanlığından sorularak, varsa bu kişilerin de tanık olarak dinlenilmesinden sonra, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Belirtilen nedenlerle, mahkûmiyet hükmünün usul ve noksan soruşturma yönlerinden bozulmasına karar verilmiş, bozma sebebi karşısında diğer yönlerden inceleme yapılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, usul ve noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA,
11.5.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy