(1632 S. K. m. 66)
Yapılan incelemede; sanığın, 5.1.2015 tarihinde 5 gün süreyle sıhhi izne gönderildiği, izninin bitiminde istirahatını tam olarak kullanabilmesi için kendisine
-
illeri arası tanınacak bir günlük yol süresi sonunda en geç 10.1.2015 tarihinde saat 24.00'e kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 30.4.2015 tarihinde yakalandığı, böylelikle, sanığın, hükme konu edilen tarihler arasında atılı izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek belirtilen şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar tebliğnamede, sanığın sorgu ve savunmasında madde bağımlısı olduğunu beyan etmesi nedeniyle bu bağımlılığının askerliğe elverişsizliğini gerektirecek derecede olup olmadığının adli gözlem yoluyla giderilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ise de; sanığın sorgusunda, tebliğnamedeki görüşün aksine idrarını tutamayarak altına kaçırması nedeniyle utandığı, bu nedenle ve psikolojik etkisiyle izinden dönmediğini, geçmişte bir dönem psikolojik yönden rahatsız olduğunu, madde bağımlılığının bulunmadığını ifade etmesi ve dosya içeriğinde madde bağımlılığı konusunda şüphe doğuracak başkaca bilgi ve belge de bulunmaması karşısında tebliğnamedeki bu yöndeki görüşe itibar edilmemiştir.
Ancak; sanığın, suç tarihlerinden önce uyum bozukluğu nedeni ile tedavisinin düzenlenip istirahat aldığı, yargılama aşamasında yeminli olarak görüşüne başvurulan psikiyatri uzmanı tarafından adli müşahedesine gerek görülmemekle birlikte askerliğe elverişlilik hususunda değerlendirme yapmaksızın sanıkta uyum bozukluğu teşhis ettiği, 23.12.2014 tarihinde Ankara Mevki Hastanesinde ürolojik yönden muayene edilerek üç gün istirahatının düzenlendiği, adli sicil kaydında suç tarihlerinden önce kesinleşmiş ve infaz edilmiş suçlarının bulunduğu, hükme konu edilen suç tarihlerinden sonra hakkında iki ayrı askerî suçtan iddianame düzenlendiği, ayrıca sanığın temyiz dilekçesinde, 30.3.2016 tarihinde 3362 sayılı
/
'dan almış olduğu rapor nedeniyle hakkındaki kararı temyiz ettiğini belirttiği, anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda; sanık hakkında, Askerî Mahkemece diğer askerî suçlarından dolayı yürütülen yargılamaların akıbetinin araştırılarak karara bağlanmışlarsa kararların, Birlik Komutanlığında ve Askerlik Şubesinde bulunan geçmiş sağlık ve adli durumuna yönelik tüm evrakın, sivil hayatında idrar tutamama ve psikolojik rahatsızlığı ile ilgili tedavi görüp görmediği hususları sorulduktan sonra görmüşse bu tedaviye ilişkin belgelerin ve ayrıca sanığın temyiz dilekçesinde belirttiği
/
'ya ait 30.3.2016 tarihli ve 3362 sayılı raporun, dosyaya ithalinden sonra psikolojik ve ürolojik yönden suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının sağlık kurulu raporları ile tespit ettirilerek, bu husustaki şüphenin giderilmesi gerektiğinden mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına, karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyiz istemine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA,
18.5.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe sebepte farklı sonuçta uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy