(5271 S. K. m. 212, 219)
Sanığın, 7.3.2014 tarihinde spor denetlemesi için yapılan hazırlık kapsamında emrindeki personele şınav çektirdiği sırada, mağdur terhisli P.Er K.C.ın şınav çekmeyi bıraktığı gerekçesiyle, şınav vaziyetinde iken mağdurun ayağını ayağıyla dürtmek ve mağdur ayağa kalktıktan sonra, mağdurun botunun üst tarafına tekme atmak suretiyle asta müessir fiil suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda;
Askerî Mahkemece; sanığın, 7.3.2014 tarihinde Bölük personeline toplu olarak şınav çektirirken, mağdurun şınav çekmeyi bıraktığı, bunun üzerine sanığın şınav pozisyonunda bulunan mağdurun ayağını, ayağıyla dürterek Neden çekmiyorsun, çeksene dediği, ardından mağdurun komut verilmeden ayağa kalktığı, sanığın mağdura neden şınav çekmediğini sorduğu, mağdurun spor istirahatlı olduğunu söylediği, sanığın İstirahatın varsa neden faaliyetin başında söylemedin, eğer söyleseydin sana faaliyeti yaptırmazdım. dediği, ancak mağdurun bu konuşma esnasında elini kolunu sallayarak ve esas duruşta durmayarak konuşmaya devam ettiği, sanığın mağdura esas duruşunu düzeltmesini emrettiği ve bu esnada mağdurun açık olan ayaklarını kapatarak esas duruşunu göstermesi için ayağı ile mağdurun ayağını ittiği, mağdurun beyanlarını destekleyecek tanık ifadeleri arasında ve tanıkların yargılamanın çeşitli safhalarında verdiği ifadeler arasında ciddi çelişkiler olduğu, mağdur beyanlarını destekleyen tanıkların olayı abartarak, mağdurun şikâyetinden daha farklı ve daha fazla şekilde eylemi anlattıkları, bu nedenle bu tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı, diğer tanıklardan M.G., İ.Z., H.B., U.Ö., B.K. ve E.Z.ın ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın asta müessir fiil boyutuna ulaşmayan eylemlerinin amacının, mağduru uyarmak ve emirlerinin yerine getirilmesini sağlamak olduğu, suç kastıyla hareket etmediği, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, inandırıcı delil bulunmadığı gerekçeleriyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiş ise de;
Tanık B.K.ın
Asliye Ceza Mahkemesince ifadesinin tespitine ilişkin 11.12.2014 tarihli istinabe duruşma tutanağında Hâkimin imzasının bulunduğu, ancak Zabıt Kâtibinin imzasının bulunmadığı (Dz. 191) ve bu tanığın beyanlarının hükme esas alındığı görülmektedir.
CMKnın Duruşma Tutanağı başlıklı 219ncu maddesi, Duruşma için tutanak tutulur. Tutanak, mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır... hükmünü içermektedir.
CMKnın 221 ve 222nci maddelerine göre, duruşma tutanağının, duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılama usulünün bütün temel kurallarına uyulduğunu gösteren unsurlara uyulup uyulmadığının belirlenmesi açısından ispat gücü ve önemine sahip bulunması nedeniyle, yasaya uygun şekilde düzenlenmiş ve imzalanmış olması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre, 11.12.2014 tarihli istinabe duruşma tutanağının Zabıt Kâtibi tarafından imzalanmamış olması, CMKnın 219uncu maddesine göre, kesin hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
Bununla birlikte; tanıklardan P.Er Ş.M.nun Birliği tarafından tespit edilen ifadesinde (Dz. 7); sanığın mağdura vurduğunu görmediği yönünde beyanda bulunduğu; Askerî Mahkemece istinabe olunan
Asliye Ceza Mahkemesince tespit edilen ifadesinde ise (Dz. 243);
Eğitim esnasında K.C. 9 şınav çektikten sonra düştü. Bu sırada P.Yzb. E.Y. tekme ile K.ın botuna vurdu. Neden bıraktın? diye sordu. K. da Çekemiyorum Komutanım diye cevap verdi. Bunun üzerine E. Yüzbaşı bağırdıktan sonra K.a tokat attı
şeklinde beyanda bulunduğu, müteakiben tanığa soruşturma safhasında tespit edilen ifadesi okunarak, benzer olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Sanığın mağdura vurup vurmadığı hususunda, tanığın kovuşturma safhasında tespit edilen ifadesi ile soruşturma safhasında tespit edilen ifadesi arasında çelişki mevcut olmasına rağmen, CMKnın 212inci maddesi gereğince bu çelişkinin giderilmesi gerekirken, giderilmemesi de usule aykırılık teşkil etmektedir.
Hükmün belirtilen sebeplerle, usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sebebi karşısında, diğer yönlerden inceleme yapılmamıştır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askerî Savcının temyizine atfen ve resen, beraat hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, usul yönünden BOZULMASINA;
25.5.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe sebepte farklı, sonuçta uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy