(1632 S. K. m. 66)
Sanığa,
-
Baştabipliğinin 21.6.2013 tarihli Sağlık Kurulu Raporu ile 2 ay süreyle hava değişimi verildiği, hava değişimi bitiminde 1 günlük dönüş yol süresi sonunda 22.8.2013 tarihinde Birliğine katılması gerekirken katılmayıp, 28.10.2013 tarihinde yakalandığı, böylece sanığın, 22.8.2013-28.10.2013 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı,
Askerî Mahkemece yapılan yargılama sonucu, daha önce obezite tanısıyla hava değişimine gönderilmiş olan sanığın, bu rahatsızlığı nedeniyle askerliğe elverişli olup olmadığı hususunda bir karar verilemediğine ilişkin düzenlenen Ek Rapor göz önüne alındığında, askerliğe elverişliliği konusunda şüphe bulunduğu ve bu şüphenin sanığın lehine yorumlanması sonucu atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde;
Asker Hastanesi Baştabipliğinin 26.10.2011 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda sanığın 162 cm boyunda ve 103 kg ağırlığında olduğu belirtilerek hakkında "Obezite, tanımlanmamış" tanısı ile SMK'lı olarak 6 ay hava değişimi verildiği (Dz.124), hava değişimi süresi sonunda 25.4.2012 tarihinde
Asker Hastanesi İç Hastalıkları Polikliniğinde yapılan muayenesi sonucu askerliğe elverişli olduğuna karar verildiği, ancak boy ve kilosuna ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığı (Dz.123);
27.9.2012-26.1.2013 tarihleri arasında işlediği başka bir izin tecavüzü suçundan dolayı yapılan yargılaması sırasında sanığın sevk olduğu
Asker Hastanesinde yapılan muayenesi sonucu düzenlenen 2.6.2015 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda, sanığın 164 cm boyunda ve 108 kg ağırlığında olduğu belirtilerek, suç tarihlerinde boy ve kilosu bilinmediğinden askerliğe elverişlilik durumu hakkında bir karar verilemediğinin belirtildiği (Dz.217);
Askerî Mahkemece; sanığın safahatına ilişkin belirtilen sağlık kayıtlarının eklenmesi suretiyle atılı suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığına ilişkin rapor düzenlenmesinin talep edilmesi üzerine,
Asker Hastanesi tarafından düzenlenen 25.8.2015 tarihli Ek Raporda, sanığın suç tarihlerinde boy ve kilosu bilinmediğinden askerliğe elverişlilik durumu hakkında bir karar verilemediğinin belirtildiği (Dz.221), görülmektedir.
Askerî Mahkemece, suç tarihlerindeki askerliğe elverişlilik haline dair ortaya çıkan şüphenin sanık lehine yorumlanması suretiyle beraat hükmü verilmiş ise de; böyle bir kararın verilebilmesi için imkan dahilindeki tüm deliller toplanmalı, muhakeme esnasında taraflara sunulmalı, değerlendirilmeli, nihayetinde maddi soruna ilişkin şüphe yenilmeye ve vicdani kanaat oluşturulmaya çalışılmalı, şüphe yenilemediği takdirde o konular sabit kabul edilmeden karar verilmelidir.
Bahsedilen zincire ait halkalardan birinin eksik kalması durumunda şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Dolayısıyla maddi soruna ilişkin noksan soruşturmanın varlığı şüphenin sanık lehine yorumlanmasını engellemektedir. Noksan soruşturma, ceza muhakemesinin hedeflediği maddi gerçeğe ulaşmayı engelleyeceği gibi uyuşmazlığın taraflarını karar konusunda tatmin etmeyerek birey ve toplum üzerindeki hak ve adalet duygusunu da zedeleyecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında; öncelikle sanığın askere sevki sırasında yapılan sağlık muayenesi ile "obezite" tanısı ile gönderildiği 6 aylık hava değişimi sonrası 25.4.2012 tarihinde
Asker Hastanesi İç Hastalıkları Polikliniğinde yapılan muayenesinde tespit edilen boy ve kilo değerlerine ilişkin kayıtların getirtilmesi, müteakiben sanığın 28.10.2013 tarihinde yakalanması sonrası hakkında düzenlenen belgelerde boyunun 160 cm kilosunun ise 120 kg olarak belirtildiği ve kişinin boyunun değişmeyecek bir değer olarak tespitinin her zaman mümkün olduğu hususları göz önünde bulundurularak, Kilo fazlalığı tanısıyla askerliğe elverişsizlik halinin Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümlerine göre, sadece kilo ve boy değerleriyle belirlenip belirlenmediğinin, belirlenmekte ise, mevcut veriler ışığında sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığı veya kilosunun askerliğe elverişsiz olacak şekilde artmış olması imkânı bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek deliller ışığında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekli görüldüğünden, beraat hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Askerî Savcının temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, beraat hükmünün noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA,
25.5.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy