(1632 S. K. m. 79) (353 S. K. m. 217)
Askeri Mahkemece; sanık hakkında, 27.9.2013 tarihinde kendini askerliğe elverişsiz hâle getirmeye teşebbüs etmek suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yargılaması sonucunda; yüklenen suçun unsurları itibari ile oluşmadığı kabul edilerek, sanığın beraatine karar verilmiştir.
Hüküm; Askeri Savcı tarafından, unsurları itibarıyla oluşan yüklenen suçtan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, beraat kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığı belirtilerek, sanık aleyhine temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün, onanması gerektiği hususunda görüş bildirilmiştir.
Aynı hükümle, müteaddit askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçlarından, sanık hakkında, tesis edilen mahkûmiyet hükümlerinin açıklanması geri bırakıldığından inceleme dışı tutulmuştur.
Yapılan incelemede; Birliği Komutanlığı tarafından … Asker Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevk edilen sanığın, 27.9.2013 tarihinde, kendisini muayene eden doktora muayenesi sırasında önceki muayenelerinde kendisine ilaç verilip Birliğine gönderildiğini, ancak, kendisinin askerlik yapmak istemediğini beyan ettiği; psikiyatri uzmanının tekrar ilaç tedavisi önerdiği, sanığın ise, “Ben askerlik yapmak istemiyorum, ilaçların faydası yok, beni Birliğime değil evime gönderin!” diyerek sinirli bir şekilde oturduğu yerden kalktığı, psikiyatri uzmanının, çağrı üzerine odaya gelen güvenlik görevlilerinden, sanığı dışarı çıkarmalarını istediği; sanığın ise, "Çekin elinizi ya" diyerek güvenlik görevlilerinin elinden kurtulup 4’üncü katta bulunan genel cerrahi kliniğindeki hasta tedavi ve hazırlama odasına girdiği ve odanın 3 parçadan oluşan camından bir parçasını kırdıktan sonra pervaza çıkıp "Beni göndermiyorlar, yeter ulan dayanamıyorum, kendimi aşağıya atacağım." şeklinde bağırmaya başladığı, olay yerine gelen rütbeli personelin, sanığı aşağıya atlamaması için ikna etmeye çalışmalarına rağmen, pencerenin pervazına çömelen sanığın, pervazdan tutunup aşağıya doğru sarkarak "Yaklaşmayın ben kendimi atacağım!" diye bağırdıktan sonra 12 metre yükseklikten aşağı atladığı, olay nedeniyle sanığın "Sağ Talonaviküler kırıklı çıkık + sol tibia saft kırığı" tanısıyla, 4.10.2013 tarihinde 4 ay istirahat aldığı, dosya kapsamındaki kanıtlardan anlaşılmaktadır.
Yapılan yargılama sonunda maddi olayın iddianamede yazıldığı şekilde gerçekleştiğini kabul eden Askeri Mahkemece; yaptığı hareket sonucu 4 ay hava değişimi alacak kadar ciddi şekilde yaralanan ve uzun süreli tedavi gören sanığın, eylemi sonucu yaralanma hatta ölme ihtimalinin bulunması karşısında, sanığın askerlikten kurtulmak özel kastıyla hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, girdiği bunalım nedeniyle sadece askerlik hizmetinin sona ermesi maksadı ile değil kendi hayatına son vermek istercesine kendisine zarar vermiş olduğundan, yüklenen suçun manevi unsuru itibariyle oluştuğunun şüpheli kaldığı kabul edilerek, sanık hakkında beraat kararı tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Askeri Yargıtay’ın yerleşik kararlarında kabul edildiği üzere, ASCK’nın 79’uncu maddesinde düzenlenen kendini askerliğe yaramayacak hâle getirmek suçunun maddi unsuru, asker kişinin kendisini sakatlaması veya herhangi bir suretle kısmen veya tamamen kendisini askerliğe yaramayacak hâle getirmesi ve getirtmesidir.
Suçun maddi unsurunu oluşturan icra hareketler; asker kişi failin, kendisini vücudunun hayati öneme sahip olmayan bir yerinden, noktasından veya bölgesinden kasten sakatlaması veya herhangi bir suretle kısmen veya tamamen askerliğe yaramayacak hâle getirmesi veya rızasıyla getirtmesi ile vücudun herhangi bir parçasının, bedenden ayrılması veya şeklinin bozulması suretiyle işlev yapamaz hâle getirilmesi ve bunun da askerlikle ilgili görevleri yapmaya kısmen veya tamamen engel teşkil eden durumları ortaya çıkarmasıdır.
Askerlikten kurtulmak özel kastı ile olmayan yaşama son vermeye yönelik eylemler veya dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu olan yaralamalarda bu suçun oluşmayacağı, kabul edilmektedir.
Temyiz incelemesine konu somut olayda; olay öncesinde askerlik yapmak istemediğini beyan etmekle birlikte aynı zamanda bunalımda olduğunu da ifade eden sanığın, görevli doktor tarafından ilaç tedavisi önerilmesi üzerine ani bir kararla odayı terk ettikten sonra bulunduğu binanın dördüncü katından (on iki metre) kendini aşağıya atması, düştüğü bölgedeki zeminin beton bir satıh ile kaplı olması, sanıkta ağır vücut harabiyeti oluşması ve ölüm riskinin de mevcut olması göz önüne alındığında, bu hâliyle sanığın bilerek ve isteyerek, ayrıca yaralanma noktasını da belirleyerek, "Kendini Askerliğe Elverişsiz Hale Getirme" kastı ile, eylemini gerçekleştirdiğinden söz etmek mümkün olmadığından, Askeri Savcının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, unsurları yönünden oluşmayan yüklenen suçtan tesis edilen beraat hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan beraat hükmünün ONANMASINA;
3.2.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy