(1632 S. K. m. 82) (5271 S. K. m. 223) (5237 S. K. m. 106)
Askeri Mahkemece; sanığın, 2013 yılı Temmuz ayında amiri tehdit suçunu işlediği iddiası ile ASCK’nın 82/2 (birinci cümlesi) maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, üzerine atılı amiri tehdit suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilerek, CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince, beraatına karar verilmiştir.
Hüküm; katılan vekili tarafından sebep gösterilmeksizin temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği yönünde, görüş bildirilmiştir.
Aynı hüküm ile; sanık hakkında, müteaddit amire hakaret (iki kez) suçlarından, tesis edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, temyize tabi olmayan kararlardan olması nedeniyle, inceleme dışında tutulmuştur.
Yapılan incelemede, sanığın …….İlçe Jandarma Merkez Jandarma Karakol Komutanı, katılan J.Ütğm. S.İ.'nin ise, … İlçe Jandarma Komutanı olarak görevli olduğu, katılanın Temmuz 2013 ayı içerisinde tayin nedeniyle evini taşıdığı, sanığın Uzm.J.II.Kad.Çvş. M.A. ve Uzm.J.II.Kad.Çvş. S.A.’nın yanına gelip katılanı kastederek “Senin nasıl hemşerin var, adam ev taşıyor, gürültüden aşağıda oturamıyoruz, yukarı çıkacağım ağzını burnunu kıracağım şerefsizin” dediği ve böylece amiri tehdit suçunu işlediği iddiası ile ASCK’nın 82/2 (birinci cümlesi) maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Askeri Mahkemece, olayın bütünlüğü içerisinde sanığın sarf etmiş olduğu sözler değerlendirildiğinde bu sözlerin ciddiyetten uzak beyanlar olduğu, katılan üzerinde objektif olarak ciddi bir korku ve endişe yaratmaya yeterli ve elverişli olmadığı, ayrıca dosya içerisinde katılanla sanık arasında yaşanan bu olay haricinde herhangi bir sorun bulunduğuna dair bir emare bulunmadığı veya böyle bir şey var ise dosyaya yansımadığı, bundan dolayı sanığın üzerine atılı amiri tehdit suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı belirtilerek, CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince atılı suçtan sanığın beraatına karar verildiği, anlaşılmaktadır.
Amiri veya üstü tehdit suçu, ASCK’nın 82/2’nci maddesinde, “Amir veya üstünü herhangi bir suretle tehdit edenlere, ... cezası verilir. ...” şeklinde düzenlenmiş olup, maddede suçun unsurları konusunda herhangi bir açıklık bulunmadığından, bu suçun unsurlarının, TCK’nın “Tehdit” suçuna ilişkin hükümleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir.
Tehdit suçu, 5237 sayılı TCK’nın 106/1’inci maddesinde, “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ... Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle ...” tehdit etme şeklinde düzenlenmiştir.
Tehdit suçunun oluşması için genel kast yeterli olmakla birlikte, tehdit kastı, sarf edilen sözlerin muhatabın üzerinde ciddi bir korku ve endişe yaratacak nitelikte, yeterlilikte ve elverişlilikte olup olmadığının değerlendirilmesi ile belirlenir.
Uyum ve kararlılık gösteren Askeri Yargıtay ve Yargıtay kararlarında da, söylenen sözlerin tehdit içerip içermediğinin failin ve mağdurun içinde bulundukları ortama, söylenen sözlere, söylenme nedenine ve söylendiği koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, tanık uzman çavuşların yanında katılanın bulunmadığı ortamda onu kastederek "Senin nasıl hemşerin var, adam ev taşıyor, gürültüden aşağıda oturamıyoruz, yukarı çıkacağım ağzını burnunu kıracağım şerefsizin” şeklinde söz sarf ettiği, bu söz dışında, gerek olay öncesinde, gerekse olay sonrasında benzer bir davranışının bulunmadığı, taşınma sırasındaki gürültüye sinirlenerek bir anlık kızgınlıkla, daha çok katılanın astları huzurunda saygınlığını azaltmak ve küçük düşürmek için hakaret kastını güçlendirmeye yönelik olarak söylediği değerlendirilen bu sözlerin, objektif olarak, katılanın üzerinde ciddi bir korku ve endişe yaratacak nitelikte, yeterlilikte ve elverişlilikte olmadığı, bu nedenlerle atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı ve sanık hakkında Askeri Mahkemece tesis edilen beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak beraat hükmünün onanmasına, karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Katılan vekilinin kabule değer görülmeyen temyiz isteminin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan beraat hükmünün ONANMASINA;
27.1.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy