(1632 S. K. m. 117) (5237 S. K. m. 50, 52, 62, 125) (353 S. K. m. 19, 207, 221) (5271 S. K. m. 219)
Askerî Mahkemece; sanığın,
1) 25.8.2014 tarihinde, katılan/mağdur terhisli J.Er S.D.’ye karşı, asta müessir fiil suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 117/1 ile TCK’nın 62, 50/3 ve 52/2-4’üncü maddeleri uyarınca 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitlendirilmesine, adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilmesine;
2) 25.8.2014 tarihinde, katılan/mağdur terhisli J.Er S.D.’ye karşı, hakaret suçunu işlediği kabul edilerek, TCK’nın 125/1 ve 62’nci maddeleri uyarınca yetmiş beş tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan cezanın takdiren beher gün karşılığı 20 TL hesabıyla ve sonuç olarak 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitlendirilmesine, adli para cezasının ödenmemesi hâlinde TCK'nın 52/4 ve 50/6'ıncı maddeleri uyarınca hapis cezasına çevrilmesine;
Karar verilmiştir
Hükümler; sanık tarafından, noksan soruşturma ve sübuta yönelik sebeplerle temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; asta müessir fiil suçundan tesis edilen hükmün onanmasına; hakaret suçundan tesis edilen hükmün ise, usul ve noksan soruşturma yönlerinden bozulmasına karar verilmesi gerektiği hususunda görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; … Komutanlığı emrinde görevli olan sanığın, 25.8.2014 tarihinde, içtima alanına gittiğinde askerlerin toplanmamış olduğunu görmesi üzerine gündüz çavuşu olarak askerleri içtima alanında toplama görevi bulunan katılan/mağdur S.D.'yi yanına çağırttığı; katılan/mağdurun, askerlerin göreve gitmesi nedeniyle içtimaya çıkacak kimse olmadığını iki üç gündür içtima alınmadığını söylemesi üzerine sanığın, katılan/mağdur terhisli J.Er S.D.’nin yanaklarından tutup, "Senin yapacağın çavuşluğu s...." diyerek, katılan/mağdurun alnına 6-7 defa kafa attığı kabul edilerek, yüklenen suçlardan yukarıda yazılı olduğu şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Askerî Mahkemece yapılan muhakeme işlemlerinin incelenmesi neticesinde;
1) 21.4.2015 tarihinde yapılan ve mahkûmiyet hükümlerinin tesis edildiği duruşma tutanağının her üç sayfasının, Başkan tarafından imzalanmamış olması, CMK’nın 219’uncu maddesine göre kesin hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
2) Sanığa atılı suç ile ilgili yargılamanın 353 sayılı Kanun’un 19/1’inci maddesine göre heyet halinde oluşan Askerî Mahkeme tarafından yapılması gerekmesine rağmen, katılan/mağdur S.D.'nin istinabe suretiyle anlatımlarının tespit edilmesine ilişkin duruşmanın tek hâkimden oluşan Askerî Mahkeme tarafından yapılması, 353 sayılı Kanun’un 19/1’inci maddesinin ihlaline yol açtığından, bu durum, 207/3-A maddesine göre hukuka mutlak aykırılık teşkil etmektedir.
Bu itibarla; mahkûmiyet hükümlerinin değinilen sebeplere dayalı olarak usul yönünden ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiş ve bozma sebeplerinin niteliği karşısında, diğer yönlerden bu aşamada inceleme yapılmamıştır.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen mahkûmiyet hükümlerinin, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince usul yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA;
3.2.2016 tarihinde, asta müessir fiil suçu yönünden tebliğnamedeki görüşe aykırı; hakaret suçu yönünden tebliğnamedeki görüşe sebepte farklı, sonuçta uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy