(1632 S. K. m. 66) (353 S. K. m. 221)
Askeri Mahkemece; sanığın, 30.10.2013 tarihinde 2 gün yol süresi verilerek toplam 15 gün süre ile yasal izne gönderildiği, izin süresini müteakip bir süre geciktikten sonra 22.11.2013 tarihinde Birliğine katıldığı; 25.12.2013 tarihinde İstanbul’a 4 günlük izne gittiği, yine zamanında dönmeyip gecikerek 7.1.2014 tarihinde Birliğine katıldığı, gecikmelerini haklı kılacak geçerli mazeretinin bulunmadığı, böylece sanığın, 15.11.2013-22.11.2013 ve 29.12.2013-7.1.2014 tarihleri arasında kendiliğinden dönmekle son bulan iki ayrı izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, yukarıda yazılı olduğu şekilde ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
1) Dosya kapsamındaki dizi 81'de yer alan Rapor Ön Bildirim Belgesi ile temyiz dilekçesi ekinde sunulan …Eğitim Hastanesi Komutanlığının 8.9.2014 tarih ve 9493 sayılı Sağlık Kurulu Raporundan, sanık hakkında “uyum bozukluğu” tanısıyla askerliğe elverişli olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
İzin tecavüzü suçu sırf askeri suçlardan olup sadece asker kişiler tarafından işlenebilir. Asker kişinin de sağlık açısından hukuken öngörülen tıbbi yeterliliği taşıması gereklidir.
Rapor Ön Bildirim Belgesi dosyaya girdikten sonra Askeri Mahkemenin talebi üzerine, istinabe mahkemesince dinlenilen psikiyatri uzmanı bilirkişi tarafından, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu ve suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmekle birlikte, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümleri gereğince yükümlülerin askerliğe elverişli olup olmadıkları konusunda karar verme yetkisi Askeri Hastanelerin Sağlık Kurullarına ait olduğundan, bu konudaki bilirkişi mütalaasının yeterli olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu nedenlerle; bahse konu Sağlık Kurulu Raporunun TSK Sağlık Komutanlığınca onaylı suretinin dosyaya ithalinden sonra, sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının düzenlenecek Ek Rapor ile tespit edilmesi gerekli görülmüştür.
2) Sanığın savunmalarında; 30.10.2013 tarihinde ayrılmış olduğu izinde, dayısının oğlunun vefat etmesi; 25.12.2013 tarihinde ayrılmış olduğu izinde ise, tedavi olmak amacıyla AMATEM'e müracaat etmesi ve verilen ilaçların etkili olmaması nedenleriyle Birliğine zamanında katılamadığını beyan ettiği görülmektedir (Dz.68).
İzin tecavüzü suçunun mazeret unsuruna yer veren bir suç olması ve temadisi çok uzun olmayan sanığın, kendiliğinden Birliğine dönmüş olması gözetildiğinde, her iki suç açısından sanığın ileri sürmüş olduğu mazeretlerinin araştırılarak, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekli görülmüştür.
3) 15.11.2013-22.11.2013 tarihleri arasında izin tecavüzü suçu ile ilgili olarak; izin belgesinde sanığın izne ayrıldığı saatin matbu olarak belirtilmiş olması nedeniyle, sanığın Birlik nizamiyesinden hangi saatte izne gönderildiğine ilişkin kayıtların araştırılarak, suçun başlangıç tarihinin kesin bir şekilde belirlenmesi, sanığın çıkış yaptığı saatin belirlenememesi hâlinde Askeri Yargıtay içtihatları uyarınca sanığın lehine bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu nedenlerle, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin belirtilen noksanlıklar nedeniyle ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Müdafiin temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince, mahkûmiyet hükümlerinin noksan soruşturma yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA,
27.1.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy