(1632 S. K. m. 12, 87) (5271 S. K. m. 223) (211 S. K. m. 6, 7, 8, 13, 17) (353 S. K. m. 221)
Askeri Mahkemece; sanığın, 27.6.2013 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddia olunarak ASCK’nın 87/1 maddesi (birinci cümlesi) gereğince cezalandırılması talebiyle açılan kamu davası sebebiyle yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında sanığa isnat edilen fiilin Kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca müsnet suçtan beraatine, karar verilmiştir.
Hüküm; Askeri Savcı ve Adli Müşavir tarafından, esasa yönelik sebepler ileri sürülerek sanık aleyhine ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün, noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği yönünde, görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; sanığın 27.6.2013 günü koğuşta alkollü içki içtiğinin Nöbetçi Uzman Çavuş E.S. tarafından tespit edildiği, “Kışla içinde alkollü içki kullanılmayacağına, bulundurulmayacağına ve sokulmayacağına” dair Emniyet Kaza Önleme Talimatının sanık tarafından tebellüğ edildiği, böylece sanığın kışla içinde alkollü içki sokmak ve içmek suretiyle müsnet hizmete ilişkin emri hiç yapmayarak emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında; Askeri Mahkemece, Emniyet Kaza Önleme Talimatı adı altında sanığa yazılı olarak önceden tebliğ edilmiş, onlarca maddelik bir düzenlemeyi içeren ve hizmete ilişkin olduğunda şüphe bulunmayan talimatın, askerin kışla içinde ve dışında tüm hareketlerini düzenleyen genel, bilgilendirici, hatırlatıcı ve tavsiye içerir mahiyette olup emir niteliğinde kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu talimatın bir maddesine aykırı hareket edilmesinin disiplin hukukunun ihlali niteliğinde olsa da Askeri Ceza Kanunu'nun öngördüğü anlamda bir ihlali ifade etmediği, sanığa tebliğ edilen metinde yer alan hususlardan birçoğuna aykırı hareket edilmesinin herhangi bir suça vücut vermeyeceği gibi buna aykırı durumun asker kişi tarafından gerçekleştirildiği hâlde amirler tarafından bildirilmemesinin de yine bir başka suçun oluşumuna sebebiyet vermeyeceği, çünkü bu metinde yer alan düzenlemelerin cezai hükümleri değil düzenleyici hükümleri içerdiği, bu nedenle hizmete ilişkin olsa da somut, anlaşılır ve açık bir emir olmadığı, yargılamaya konu emre itaatsizlikte ısrar suçu açısından ASCK'nın 87’nci maddesi anlamında amir tarafından muhatabına yöneltilmiş askeri hizmete ilişkin somut, anlaşılır ve açık bir emrin varlığı mutlak surette gerekli iken böyle bir emrin mevcut olmadığı gerekçesi ile sanık hakkında beraatine dair hüküm kurulmuş ise de;
ASCK’nın 87/1’inci maddesindeki tanıma göre emre itaatsizlikte ısrar suçu;
1. Üst veya amir tarafından, hizmete ilişkin bir emrin verilmesi;
2. Astın bilerek ve isteyerek verilen emri;
a. Hiç yapmaması veya;
b. Emrin yerine getirilmesini söz veya fiili ile açıkça reddetmesi ya da;
c. Emir tekrar edildiği hâlde emri yerine getirmemesi;
Şeklinde oluşmaktadır.
TSK İç Hizmet Kanunu’nun 6’ncı maddesi hükmü dikkate alınarak, ASCK’nın 12’nci maddesinde tanımı yapılan hizmet kavramının; yazılı mevzuatta yapılması veya yapılmaması yazılmış olan hususlarla, yazılı mevzuatta yer almamakla birlikte, bir amir tarafından yazı veya sözle emredilen bir askeri vazifenin madun tarafından yerine getirilmesi olarak anlaşılması gerekir.
TSK İç Hizmet Kanunu’nun 7’nci maddesinde de, “Vazife: Hizmetin icap ettirdiği şeyi yapmak ve men ettiği şeyi yapmamaktadır.” şeklinde tarif edilmiştir.
TSK İç Hizmet Kanunu’nun 8’inci maddesinde: “Emir: Hizmete ait bir talep veya yasağın sözle, yazı ile ve sair surette ifadesidir.” hükümleri yer almaktadır.
Ayrıca, TSK İç Hizmet Kanunu’nun; 13’üncü maddesinde, disiplinle ilgili; 14’üncü maddesinde, astın vazifeleriyle ilgili; 15 ila 24’üncü maddelerinde, amirin vazifeleriyle ilgili; 19 ila 24’üncü maddelerinde, emirle ilgili açıklamalara yer verilmiş; ve “Umumi Vazifeler” başlığı altındaki 35 ila 44’üncü maddelerinde, Silahlı Kuvvetlerin vazifeleri gösterilmiştir.
Bu hükümlerle; askerliğin temelinin disiplin olduğu, disiplinin korunması ve devamlılığıyla ilgili her türlü önlemin alınması gerektiği, hizmetle ilgisi olmayan emir verilemeyeceği; askerin bakımı, sağlığı, yedirilmesi, giydirilmesi, barındırılması ve moralinin yüksek tutulmasının, Silahlı Kuvvetlerin dikkat ve özen ile sağlanacak en önemli vazifelerinden olduğu açıkça vurgulanmıştır.
Öte yandan, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 10.12.2015 tarihli, 2015/106-11 ile 27.3.2014 tarihli, 2014/24-27 Esas ve Karar sayılı kararlarında da; değişik konuları kapsayan metin içerisinde ifade edilmiş bulunan ve sanığa önceden tebliğ edilen "kışla içerisine içki, uyuşturucu madde sokulmayacağı, içilmeyeceği, kimseden bu tür madde istenmeyeceği” yönündeki emrin tamamen kışla içerisindeki hizmet ve yaşantı ile ilgili olduğu hususu vurgulanmıştır.
TSK İç Hizmet Kanunu’nun 17’nci maddesine göre amir, maiyetinin ahlaki, ruhi ve bedeni hâllerini daima nezaret ve himaye altında bulundurmakla görevlidir. Bu görevin gereği olarak Birlik Komutanının, Birliğini alkolün menfi etkilerinden uzak tutmak, daima göreve hazır vaziyette bulundurabilmek amacıyla yasalarda düzenlenmemiş bir konuda düzenleme yapabileceği de tabidir. Bu amaçla verilen emirlerinde askeri hizmete ilişkin olduğunda kuşku yoktur.
Somut olayda ise, değişik konuları kapsayan metin içerisinde ifade edilmiş ve belirli bir duruma veya olaya özgü olarak verilmemiş olsa dahi kışla içerisine içki sokulmayacağı ve içilmeyeceğine dair sanığa önceden tebliğ edilen emrin amacı ve ihlali hâlinde ortaya çıkacak sonuçları dikkate alındığında, emrin askeri hizmete ilişkin ve hizmete müteallik emir olduğu hususu izahtan varestedir. Dolayısıyla bu emirlere aykırı davranış da emre itaatsizlikte ısrar suçuna vücut verecektir. Dava konusu olayda Birlik Komutanlığınca “kışla içerisine alkollü içecek sokulmayacağı ve içilmeyeceğine” dair verilen emre rağmen sanığın Birlik içerisinde koğuş bölgesinde içki içtiği hususu sabit olup, bu eylemin de ASCK’nın 87/1’inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğu sonucuna varıldığından, Askeri Mahkemece sanık hakkında verilen beraat hükmünün sübut yönünden bozulmasına, karar verilmiştir.
Dosya incelendiğinde; sanığın, söz konusu emrin kendisine tebliğ edilmediği ya da emirden haberdar olmadığı yönünde herhangi bir iddiasının ve bu yönde şüphe uyandıracak başkaca bir delilin de bulunmadığı dikkate alındığında, tebliğnamede noksan soruşturma olarak belirtilen hususlara iştirak edilmemiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcı ile Adli Müşavirin temyiz sebeplerine atfen ve resen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince, beraat hükmünün sübut yönünden BOZULMASINA,
10.2.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe sebepte farklı sonuçta uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy