(1632 S. K. m. 131, 132) (5237 S. K. m. 50, 51, 52, 62) (5271 S. K. m. 225) (353 S. K. m. 217, 221)
Askeri Mahkemece;
1) Sanığın, 19.7.2010-20.7.2010 tarihlerinde, arkadaşının bir şeyini çalmak suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 132, 50, 51/C, TCK’nın 62, 50 ve 52’nci maddeleri gereğince 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına;
2) Sanığın, 19.7.2010-20.7.2010 tarihlerinde, askeri eşyayı çalmak suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 131 (az vahim hâl), TCK’nın 62, 50 ve 52’nci maddeleri gereğince 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına;
Karar verilmiştir.
Hükümler; sanık tarafından esasa ilişkin sebepler ileri sürülerek, ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; arkadaşının bir şeyini çalmak suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün onanması, askeri eşyayı çalmak suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
(Diğer sanıklar terhisli J.Komd.Er Ö.D., terhisli J.Komd.Er E.C. ve terhisli J.Komd.Er B.A. hakkında arkadaşının bir şeyini çalmak suçundan Askeri Mahkemece tesis edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları incelenmemiştir.)
Yapılan incelemede; olay tarihinde sanık ile birlikte haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanıklar Ö.D., E.C. ve B.A.’nın … Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanlığı 1’inci Jandarma Asayiş Komando timinde, mağdurların ise … Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanlığı … ve …Jandarma Asayiş Komando timlerinde görevli oldukları, … Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanlığı …, … ve …’üncü timlerinde görevli tüm personelin …/… Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanlığı hizmet binasında geçici olarak bulundukları, …Jandarma Asayiş Komando timinin operasyonel faaliyetlerin devamı olarak 19.7.2010 tarihi akşamı timde görevli tüm erbaş ve erlere … İl Jandarma Komutanlığınca "Yarın sabah intikal var. Zimmetinizde ve kendinize ait şahsi eşyalarınızı toplayın." emri verildiği, 20.7.2010 tarihinde saat 9:00 civarlarında ise geçici olarak hizmette bulunmak üzere … İlçe Jandarma Komutanlığına harekete geçildiği; emrin verildiği 19.7.2010 tarihi akşamı ile 20.7.2010 tarihinde saat 9:00 arasında tam olarak belirlenemeyen bir zaman diliminde E.C.’nin mağdur H.D.’ye ait “…” marka kapriyi mağdurun dolabından izinsiz olarak aldığı; Ö.D.’nin mağdur R.T.’a ait beyaz renkli siyah kareli “…” marka gömleği, mağdur Ö.K.’ye ait "…" marka pantolonu ve mağdur A. Ç.'ye ait "…" marka eşofman üstünü mağdurların dolap ve çantalarından izinsiz olarak aldığı; B.A.'nın mağdur R.T.'ye ait "…" marka saati aldığı; sanık M.M.A.'nın ise mağdur H.Ş.'ye ait gri kapüşonlu polar ceket ile A.Ç.'de bulunan bir adet mayın kullanma dedektörünü mağdurun dolabı ve çantasından aldığı ve böylelikle sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek Askeri Mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde sanık hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü tesis edildiği anlaşılmaktadır.
1) Arkadaşının bir şeyini çalmak suçu bakımından yapılan inceleme;
Askeri Mahkemece; yukarıda izah edildiği şekilde cereyan eden olay sebebiyle dosya kapsamına uygun düşen gerekçeler gösterilmek suretiyle, sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek, karar yerinde gösterilen haklı ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan ceza tayin edilip ASCK’nın 50 ve 51/C maddelerince artırım yapılmasını müteakip takdiri indirim yapılmasında, cezanın adli para cezasına çevrilmesinde, yasal imkânsızlık nedeniyle cezanın ertelenmemesi ve sanığın kabul etmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması suretiyle cezalandırılmasında; usûl, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığından, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
2) Askeri eşyayı çalmak suçu bakımından yapılan inceleme;
Askeri Mahkemece; sanığın mağdur A.Ç.'nin çantasında bulunan bir adet mayın kullanma detektörünü almak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkûmiyet hükmü tesis edilmiş ise de;
a) Sanığın sorgu ve savunması ile ek sorgu ve savunma incelendiğinde, sanığın istinabe mahkemesince tespit edilen her iki ifadesinde sanığın askeri eşyayı çalmak suçuna dair sorgu ve savunmasının tespit edilmediği, sanığın atılı suça ilişkin herhangi bir savunma yapmadığı gibi beyanda dahi bulunmadığı, böylelikle; sorgu ve savunması tespit edilmeden sanığın savunma hakkı tamamen kısıtlanmak suretiyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmesinin usule aykırı olduğu;
b) CMK’nın “Hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi” başlıklı 225’inci maddesi; “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” düzenlemesini içermektedir.
Bu düzenleme, hüküm ile iddianamenin aynı maddi olaya ilişkin olmaları gerektiğini, dolayısıyla da iddianamede dava konusu yapılmayan bir eylem nedeniyle hüküm verme olanağının bulunmadığını ifade etmektedir. Nitekim, bu husus, madde gerekçesinde,: “Mahkeme dava edilmeyen bir fiil hakkında kendiliğinden yargılama yapamaz ve hüküm veremez. Bunun doğal sunucu, iddianamede gösterilen fiil hakkında hüküm kurulmasıdır.” şeklinde açıklanmıştır. Dolayısı ile, iddianameye yazılarak dava konusu yapılmayan bir eylemden dolayı hüküm verme olanağı yargılama hukukunda bulunmamaktadır.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; iddianamede sanık hakkında iki adet mayın detektörü kullanma katoloğunu almak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış olmasına rağmen, gerekçeli hüküm incelendiğinde; Askeri Mahkemece maddi vakanın kabulünde bir adet mayın kullanma detektörünün çalındığından bahsedildiği, yine sanık yönünden yapılan değerlendirmeye ilişkin bölümün başlığında sanığın A.Ç.’de bulunan mayın detektörünü izinsiz almak suretiyle eylemini gerçekleştirdiğinin kabul edildiği görülmekle birlikte, kısa kararda iki adet mayın detektörü kullanma kataloğunu izinsiz almak suretiyle atılı suçu işlediğinin anlaşıldığından bahsedildiği anlaşılmaktadır. Böylelikle; iddianamede konu edilen eylem ile Askeri Mahkemece kabul edilen eylemin farklı olduğu, iddianameye konu edilmeyen bir eylem hakkında hüküm tesis edildiği, ayrıca, gerekçeli hüküm ile kısa karar arasında da teşevvüş yaratıldığı;
Sonucuna varıldığından, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1) Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan arkadaşının bir şeyini çalmak suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
2) Sanığın temyizine atfen ve resen askeri eşyayı çalmak suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi uyarınca usul yönünden BOZULMASINA;
17.2.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe sebepte farklı sonuçta uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy