(1632 S. K. m. 66, 73) (5237 S. K. m. 32, 50, 52, 62) (353 S. K. m. 217, 220, 221)
Askeri Mahkemece; sanığın,
1) 19.2.2012-2.3.2012 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK’nın 66/1-a, 73 ve TCK’nın 62/1, 50/1-a, 52’nci maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan adli para cezasının TCK’nın 52/4’üncü maddesi gereğince yirmi eşit taksitte tahsil edilmesine;
2) 13.5.2012-27.9.2012 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK’nın 66/1-b ve TCK’nın 62/1, 50/1-a, 52’nci maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan adli para cezasının TCK’nın 52/4’üncü maddesi gereğince yirmi eşit taksitte tahsil edilmesine;
Karar verilmiştir.
Hükümler; müdafi tarafından, esasa ve uygulamaya ilişkin sebepler ileri sürülerek, temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; firar suçuna ilişkin hükmün onanmasına, izin tecavüzüne ilişkin hükmün ise suçun başlangıç tarihinin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği yönünde, görüş bildirilmiştir.
1) Firar suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanığın, 19.2.2012 tarihinde çarşı iznine çıktığı, aynı gün saat 17.00'ye kadar Birliğine dönmesi gerekirken dönmediği, 2.3.2012 tarihinde kendiliğinden dönerek Birliğine katıldığı, böylece 19.2.2012-2.3.2012 tarihleri arasında altı hafta içerisinde kendiliğinden dönmekle son bulan firar suçunu işlediği, anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece, kovuşturma aşamasında sanığın adli gözlem altına alınmasına karar verilmesinin ardından, suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu, TCK’nın 32’nci maddesinden yararlanamayacağı ve cezai ehliyetinin tam olduğu yönündeki …/… Eğitim Hastanesinin 3.1.2014 tarihli, 1 sayılı TSK Sağlık Raporu ve 24.3.2014 tarihli adli raporuna itibar edilerek; sanığın, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan, yasal ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan ceza tayin edilip, kanuni ve takdiri indirim yapılarak yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında, sanığın suçlu kişiliği dikkate alınarak sübjektif şartların oluşmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında ve hapis cezasının ertelenmemesinde; söz konusu hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde, usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığından müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
2) İzin tecavüzü suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanığın; 3.5.2012 tarihinde 10 gün yatak istirahatı verilmesi üzerine aynı gün saat 13:00’te on gün sıhhi izne gönderildiği, istirahat süresinin 12.5.2012 tarihinde saat 24.00’te sona erdiği, iznini geçirdiği … ile Birliğinin bulunduğu İstanbul illeri arasında bir gün dönüş yol süresi tanındığında, 13.5.2012 tarihinde saat 24.00’e kadar Birliğine katılması gerekirken katılmayarak, 26.9.2012 tarihinde …, …'da emniyet güçlerince yakalandığı, maddi olay olarak sübut bulmaktadır.
Askeri Mahkemece, kovuşturma aşamasında sanığın adli gözlem altına alınmasına karar verilmesinin ardından, sanığın suç tarihinde askerliğe elverişli olduğu, TCK’nın 32’nci maddesinden yararlanamayacağı ve cezai ehliyetinin tam olduğu yönündeki …/… Eğitim Hastanesinin 3.1.2014 tarihli, 1 sayılı TSK Sağlık Raporu ve 24.3.2014 tarihli adli raporuna itibar edilerek; sanığın, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan, yasal ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim yapılarak yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında, sanığın suçlu kişiliği dikkate alınarak sübjektif şartların oluşmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında ve hapis cezasının ertelenmemesinde; söz konusu hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde, usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte;
Sanığın, Askeri Mahkemece de kabul edildiği üzere, 3.5.2012 tarihinde gönderildiği sıhhi izinden 13.5.2012 tarihinde gün sonuna kadar dönmeyip, 26.9.2012 tarihinde yakalanması nedeniyle suç başlangıç tarihinin 14.5.2012, bitiş tarihinin ise 26.9.2012 olarak belirlenmesi gerekirken, kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında suçun 13.5.2012-27.9.2012 tarihleri arasında işlendiğinin kabulü hukuka aykırı ise de; suçun hukuki niteliğine ve ceza uygulamasına bir etkisi bulunmayan bu hatanın, 353 sayılı Kanun’un 220/2-F maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün olduğundan, müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle mahkûmiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına, karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Müdafiin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan firar suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
2) Müdafiin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Müdafiin temyizine atfen ve resen, suç tarihlerinin hatalı tespiti yönünden hukuka aykırı bulunan izin tecavüzü suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince BOZULMASINA;
Ancak, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanun’un 220/2-F maddesi gereğince, hükümde hatalı olarak belirlenen suç tarihlerinin “14.5.2012-26.9.2012” şeklinde değiştirilmek ve diğer kısımları aynen muhafaza edilmek suretiyle mahkûmiyet hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
17.2.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe izin tecavüzü suçu açısından sebepte kısmen farklı sonuçta uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy