(1632 S. K. m. 85, 91) (5271 S. K. m. 147, 219, 221, 222, 231) (353 S. K. m. 207, 256)
Askeri Mahkemenin 10.12.2014 tarihli, 2014/253-208 Esas ve Karar sayılı kararı ile, sanığın, Ulş.Onb. C.G.e karşı üste hakaret ve üste fiilen taarruz suçlarını işlediği kabul edilerek her iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyetine, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın, taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 13.1.2015 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği;
Sanığın, denetim süresi içerisinde 14.11.2015 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan, 19.3.2016 tarihinde kesinleşen hüküm ile mahkûmiyetine karar verildiğinin öğrenilmesi üzerine, duruşma açılıp taraf teşkili sağlanarak, yapılan yargılama neticesinde; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMKnın 231/11inci maddesi uyarınca kaldırılmasına, açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanarak, 31.8.2016 tarihli, 2016/49-93 Esas ve Karar sayılı hükümler ile sanığın;
1) Ulş.Onb. C.G.e karşı 30.6.2014 tarihinde üstü hakaret suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 85/1 ve TCKnın 62nci maddeleri uyarınca iki ay onbeş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına;
2) Ulş.Onb. C.G.e karşı 30.6.2014 tarihinde üste fiilen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 91/1 (Az vahim hâl) ve TCKnın 62nci maddeleri uyarınca beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına;
Karar verilmiştir.
Hükümler; sanık tarafından, esasa ilişkin sebepler ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükümlerin usul yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; Askeri Mahkemece, açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması suretiyle sanığın, Ulş.Onb. C.G.e karşı üste hakaret ve üste fiilen taarruz suçlarını işlediği kabul edilerek, belirtilen şekilde ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakta ise de;
1. İstinabe mahkemesince 19.11.2014 tarihinde yapılan duruşmada (Dz. 59), sorgu ve savunması tespit edilmeden önce CMKnın 147nci maddesinde düzenlenen hakları anlatılırken, sanığa, askeri mahkemelerde görülecek davaların giderlerinin Milli Savunma Bakanlığı bütçesinden ödeneceğine ilişkin 353 sayılı Kanunun 256ncı maddesine aykırı olarak, Baro tarafından görevlendirilecek müdafie yapılacak ödemelerin mahkûmiyeti hâlinde kendisinden tahsil edileceği hususu bildirilmiş olup, sanığın müdafi yardımından yararlanma iradesini olumsuz yönde etkileyen ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran bu durum, 353 sayılı Kanun'un 207/3-H maddesindeki sanığın savunma hakkının kısıtlanması anlamında Kanuna mutlak aykırılık teşkil etmektedir.
2. Yine sanığın açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması hususunda diyeceklerinin tespit edildiği istinabe mahkemesine ait 13.7.2016 tarihli duruşma tutanağının (Dz. 96) birinci sayfasının tutanak kâtibi tarafından imzalanmamış olduğu, CMKnın Duruşma Tutanağı başlıklı 219uncu maddesinin, Duruşma için bir tutanak tutulur. Tutanak, mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır... hükmünü içerdiği, duruşma tutanağının, CMKnın 221 ve 222nci maddelerine göre, duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılama usulünün bütün temel kurallarına uyulduğunu gösteren unsurlara uyulup uyulmadığının belirlenmesi açısından ispat gücü ve önemine sahip bulunması nedeniyle, yasaya uygun şekilde düzenlenmiş ve imzalanmış olması gerektiği, bu itibarla 13.7.2016 tarihinde yapılan duruşmaya ilişkin tutanağın birinci sayfasının tutanak kâtibi tarafından imzalanmamış olması, CMK'nın 219'uncu maddesine aykırılık teşkil etmektedir.
Bu bağlamda; sanığın iddianameye karşı sorgu ve savunmasının usulüne uygun olarak tespit edilmediği anlaşıldığından, mahkûmiyet hükümlerinin usul yönünden ayrı ayrı bozulmalarına karar verilmiştir.
Bozma nedeni karşısında diğer yönlerden inceleme yapılmamıştır.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince mahkûmiyet hükümlerinin usul yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA;
18.1.2017 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy