(353 S. K. m. 9, 17) (5271 S. K. m. 212)
Askeri Mahkemece; sanığın, 17.12.2013 tarihinde üste hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın atılı suçu işlediğinin şüpheli kaldığı gerekçesiyle, beraatine karar verilmiştir.
Hüküm; Askeri Savcı tarafından, esasa ilişkin sebeplerle, sanık aleyhine temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün, noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Katılan sanık Uzm.J.VIII.Kad.Çvş.
.. hakkında asta müessir fiil suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, itiraz kanun yoluna tabi olduğundan, inceleme dışında tutulmuştur.
Yapılan temyiz incelemesi sonucu tesis edilen Dairemizin 19.10.2016 tarihli, 2015/516-571 Esas ve Karar sayılı ilâmı ile; sanığın, dava konusu eyleminden dolayı yargılama yapmaya askeri mahkemelerin görevli olmadığı sonucuna varıldığından, hükmün görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararına Askeri Yargıtay Başsavcılığı tarafından, süresinde itiraz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 15.12.2016 tarihli ve 2016/70-86 Esas ve Karar sayılı kararı ile; suç tarihinde asker kişi olan sanığın, 668 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 25.7.2016 tarihinden önce atılı suçu işlemiş olduğu ve 353 sayılı Kanun'un 17'nci maddesi uyarınca askeri yargıda yargılanmasını gerektiren ilginin de kesilmediği dikkate alındığında, askeri mahkemenin görevli olduğu sonucuna varıldığından, bozma kararının kaldırılmasına, incelemeye devam edilmek üzere dava dosyasının Dairemize iadesine karar verilmiştir.
Yapılan incelemede:
Sanık ile katılan Uzm.J.VII.Kad.Çvş.
...ın
.. İlçe Jandarma Komutanlığı Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığı emrinde görevli oldukları, 17.12.2013 tarihinde saat 16.20 sıralarında sanığın rahatsızlığı nedeniyle hastaneye gidebilmek amacıyla Karakol Komutanını aradığı ve Bölük yazıhanesine giderek yazıcı olarak görevli J.Er B.İ.'a Karakol Komutanını sorduğu, Karakolda görevli J.Er S.B.'ın Karakol Komutan Yardımcısı odasına giderek, Sevk Manga Komutanı olarak görevli katılana durumu bildirdiği, bunun üzerine katılanın Bölük yazıhanesine girerek sanığa durumunu sorduğu, sanığın, durumunun iyi olmadığını, hastaneye gitmesi gerektiğini söylediği, katılanın, sanığa yardımcı olmayarak durumun kendisini ilgilendirmediğini, sabahtan hastaneye gitmesi gerektiğini söylediği, bu duruma sinirlenen sanığın katılana "Hayret bir şeysiniz komutanım" dediği, bu söze sinirlenen katılanın yazıhaneden çıkmakta olan sanığın yanına gittiği, yakasından tutarak çekmek suretiyle sanığı Karakol Komutan Yardımcısı odasına götürdüğü ve kapıyı kapatarak içeriye kimsenin girmemesini istediği, bir süre sonra orada bulunan J.Er B.İ., J.Er S.B. ve J.Er H.C.'ın odanın duvarından sesler geldiğini duydukları, bunun üzerine endişelenen J.Er B.İ.'ın odanın kapısını açtığı ve katılanın iki eliyle sanığın yakasından tutmuş bir vaziyette ayaklarını yerden keserek sırtını sertçe duvara vurduğunu gördüğü, kapının açılması ile katılanın sanığı bıraktığı, sanığın odadan çıkarken bağırmaya başladığı ve bu sırada Polis çağırın, g..ünüz yiyorsa mahkûmlara vurun, mahkûmlara ambulans çağırıyorsunuz ama bizi götürmüyorsunuz, böyle askerliğin a..na koyarım" dediği, yine giderken de katılana hitaben birkaç kez "A..na koyduğum" diyerek küfürler ettiği ve olayın bu şekilde sonlandığı; böylece sanığın kendisine yöneltilen haksız hareket sonrasında katılana hitaben "Polis çağırın, g..ünüz yiyorsa mahkûmlara vurun, mahkûmlara ambulans çağırıyorsunuz ama bizi götürmüyorsunuz, böyle askerliğin a..na koyarım" ve "A..na koyduğum" demek suretiyle haksız tahrik altında üste hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda;
Askeri Mahkemece; sanığın, katılan tarafından hastaneye sevk edilmediği gibi müessir fiile maruz kaldığı, bu duruma sinirlenerek sarf ettiği Polis çağırın, g..ünüz yiyorsa mahkûmlara vurun, mahkûmlara ambulans çağırıyorsunuz ama bizi götürmüyorsunuz, böyle askerliğin a..na koyarım" şeklindeki sözlerini ortaya söylediği, en azından bu sözleri katılana hitaben söylediğinin şüpheli kaldığı; katılana hitaben "A..na koyduğum" şeklinde küfür ettiği hususunun ise şüpheli kaldığı gerekçesiyle, sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.
1) Tanık J.Er B.İ.ın, 20.12.2013 tarihinde Birlik Komutanlığınca tespit edilen ifadesinde (Dz. 24); sanığın Polis çağırın, elin soyguncusuna, tecavüzcüsüne, hırsızına hemen acili çağırıyorsunuz, biz hasta olunca bana ne lan diyorsunuz, s..erim böyle askerliği dediği, 24.12.2013 tarihinde Birlik Komutanlığınca tespit edilen ek ifadesinde (Dz. 22); sanığın katılana küfür etmediğini beyan ettiği, Askeri Savcılık tarafından tespit edilen ifadesinde (Dz. 87-88); sanığın Polis çağırın diye bağırdığını ve katılana A..na koyduğum şeklinde birkaç kez küfür ettiğini beyan ettiği, kovuşturma safhasında Askeri Mahkemece tespit edilen ifadesinde (Dz. 162-163); sanığın Polis çağırın, g..ünüz yiyorsa mahkûmlara vurun, mahkûmlara ambulans çağırıyorsunuz, ama bizi götürmüyorsunuz, böyle askerliğin a..na koyarım dediğini, sanığı koğuşa götürürken katılanın bulunduğu odanın penceresine doğru A..na koyduğum dediğini beyan ettiği, ardından sanığın soruşturma safhasında tespit edilen ifadeleri okunarak çelişki görülmediğinin belirtildiği, görülmektedir.
Sanığın katılana hakaret edip etmediği, hususunda, tanığın kovuşturma safhasında tespit edilen ifadesi ile soruşturma safhasında tespit edilen ifadeleri arasında çelişki mevcut olmasına rağmen, CMKnın 212inci maddesi gereğince bu çelişkinin giderilmesi gerekirken, giderilmemesi usule aykırılık teşkil etmektedir.
2) J.Er H.C.ın 20.12.2013 tarihinde Birlik Komutanlığınca tespit edilen ifadesinde (Dz. 26); sanığın, Polis çağırın, g..ünüz yiyorsa mahkûmlara vurun, bize vurması kolay, mahkûmları acil acil götürüyorsunuz, ama bizi götürmüyorsunuz, s..erim böyle askerliği dediğini beyan ettiği, 24.12.2013 tarihinde Birlik Komutanlığınca tespit edilen ek ifadesinde (Dz. 25); sanığın katılana küfür etmediğini beyan ettiği, Cumhuriyet Savcılığı tarafından tespit edilen ifadesinde (Dz. 119); daha önce verdiği ifadeyi tekrar ettiğini, sanığın katılana küfür edip etmediğini hatırlamadığını beyan ettiği; kovuşturma safhasında istinabe olunan mahkemece tespit edilen ifadesinde (Dz. 175); sanığın söylediklerinin içeriğini anlamadığını, katılana hakaret edip etmediğini duymadığını beyan ettiği, Askeri Mahkemece istinabe olunan mahkemeye yazılan talimatın ekinde (Dz. 130) tanığın soruşturma safhasında tespit edilen ifadelerinin bulunduğu yazılı olmasına rağmen, istinabe duruşma tutanağında tanığın önceki ifadelerinin okunduğuna dair bir kaydın mevcut olmadığı, görülmektedir.
CMKnın Tanığın önceki ifadesinin okunması başlıklı 212nci maddesi; (1) Tanık, bir hususu hatırlayamadığını söylerse önceki ifadesini içeren tutanağın ilgili kısmı okunarak hatırlamasına yardım edilir.
(2) Tanığın duruşmadaki ifadesiyle önceki ifadesi arasında çelişki bulunduğunda, evvelce alınmış ifadesi okunarak çelişkinin giderilmesine çalışılır. hükmünü içermekte olup, istinabe mahkemesinde, olay sırasında sanığın söylediklerinin içeriğini anlamadığını, katılana hakaret edip etmediğini duymadığını beyan eden tanığa önceki ifadeleri okunarak olayın hatırlatılması ve ardından sanığın katılana hakaret edip etmediği, hakaret etmiş ise tam olarak ne dediği hususunun tekrar sorularak maddi gerçeğin ortaya çıkarılmaya çalışılması gerekmesine rağmen bu hususun yerine getirilmemesi, usule aykırılık teşkil etmektedir.
3) Birlik Komutanlığınca ifadeleri tespit edilen (Dz.18, 19) J.Er E.P. ve J.Er A. G.in beyanlarından dava konusu olayla ilgili tanıklıklarının bulunabileceği anlaşılmasına rağmen, bu şahısların kovuşturma safhasında ifadelerinin tespit edilmemesi ve sanığın kendisine sinkaflı küfürler ettiğini beyan eden katılana (Dz. 157); sanığın tam olarak ne dediğinin, iddia konusu sözleri sarf edip etmediğinin sorulmamış olması noksan soruşturma teşkil etmektedir.
Belirtilen sebeplerle, hükmün usul ve noksan soruşturma yönlerinden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince beraat hükmünün usul ve noksan soruşturma yönlerinden BOZULMASINA;
25.1.2017 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe sebepte kısmen farklı, sonuçta uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy