(5271 S. K. m. 219, 221, 222, 231) (1632 S. K. m. 66, 73)
Askeri Mahkemece; hükümlü hakkında daha önce izin tecavüzü suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, Dairemizin 8.2.2012 tarihli, 2012/216-212 Esas ve Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmesinin ardından yapılan uyarlama yargılaması sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesini müteakip, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin anlaşılması nedeniyle, yeniden yapılan yargılama sonunda hükümlünün; 16.10.2010-25.10.2010 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-b, 73, TCKnın 62nci maddeleri gereğince beş ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm; hükümlü tarafından uygulamaya ilişkin sebepler ileri sürülerek, temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün usul yönünden bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; Askeri Mahkemenin 22.12.2010 tarihli, 2010/1341-1011 Esas ve Karar sayılı hükmü ile sanığın; 16.10.2010-25.10.2010 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan, ASCKnın 66/1-b, 73 ve TCKnın 62/1inci maddeleri uyarınca beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu mahkûmiyet kararının Dairemizin 8.2.2012 tarihli, 2012/216-212 E.K. sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleştiği, infaz aşamasında, Anayasa Mahkemesinin 5.7.2012 tarihli, 2012/9-103 Esas ve Karar sayılı kararı doğrultusunda, öncelikle infazın durdurulmasına karar verilerek, Askeri Mahkemece; taraf teşkil edilerek yapılan duruşmalı uyarlama yargılaması sonucunda verilen 10.4.2013 tarihli, 2013/394-166 Esas ve Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının taraflarca itiraz edilmemekle 12.6.2013 tarihinde kesinleştiği;
Askeri Mahkemece; hükümlünün, denetim süresi içerisinde 4.2.2014 tarihinde kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etmek ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etmek suçlarını işlediğinin,
.. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli, 2014/19 Esas ve 2015/288 Karar sayılı hükmüyle 6.000 TL adli para cezası ve 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin ve bu mahkûmiyet hükümlerinin 14.12.2015 tarihinde kesinleştiğinin öğrenilmesi üzerine, CMKnın 231/11inci maddesi uyarınca duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, temyize konu olan 25.5.2016 tarihli, 2016/102-376 Karar sayılı karar ile; 10.4.2013 tarihli, 2013/394-166 Esas ve Karar sayılı hükümle CMKnın 231inci maddesi uyarınca verilen ve 12.6.2013 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın geri alınmasına, hükmün açıklanarak, sanığın yukarıda yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de;
CMKnın Duruşma Tutanağı başlıklı 219uncu maddesi, Duruşma için tutanak tutulur. Tutanak, mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır... hükmünü içermektedir.
Yine, CMKnın 221 ve 222nci maddelerine göre, duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılamanın; usulün bütün temel kurallarına uyularak yapılıp, yapılmadığını gösteren duruşma tutanaklarının; bu esaslara uygunluğun belirlenmesi açısından ispat gücü ve önemine sahip bulunması nedeniyle, duruşma tutanaklarının yasaya uygun şekilde düzenlenmiş ve imzalanmış olması gerekmektedir.
Yargılamanın nasıl gerçekleştiğini gösteren tek ispat aracı olması nedeniyle, duruşma tutanağının düzenlenmesine ilişkin usul kuralları emredici nitelikte usul kuralları arasında bulunmaktadır.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; hükümlünün, CMKnın 231/11inci maddesi gereğince hükmün açıklanması ihtimaline karşı diyeceklerinin tespit edildiği
.. 1inci Asliye Ceza Mahkemesinin 8.4.2016 tarihli talimat duruşma tutanağının birinci sayfasının, hâkim ve tutanak kâtibi tarafından imzalanmadığı görülmekle, mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün temyizine atfen ve resen hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince usul yönünden BOZULMASINA;
8.2.2017 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy