(5271 S. K. m. 201, 215, 216, 234)
Evvelce kurulan beraat hükmünün, Dairemizin 27.1.2016 tarihli, 2016/42-75 Esas ve Karar sayılı ilamı ile usul yönünden bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Askeri Mahkemece; sanığın, 14.2.2014 tarihinde, Komutanım ben terbiyesizlik yapmıyorum, asıl siz yapıyorsunuz demek suretiyle üste hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın üzerine atılı suçu işlediği her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığından, CMKnın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine, 2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.800 TL maktu avukatlık ücretinin sanığa ödenmesine karar verilmiştir.
Hüküm; katılan tarafından, olaya şahitlik eden İ.E. ile G.Ç.in karar duruşmasında bulunmadıklarından, adı geçen tanıkların duruşmaya katılarak tekrar dinlenilmeleri talep edilmek suretiyle sanık aleyhine temyiz edilmiştir.
Müdafi tarafından; katılanın temyizine yönelik sunulan dilekçede özetle, temyiz talebinin reddedilerek, beraat hükmünün onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün, onanmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; sanık İs.Ütğm.
..un, 14.2.2014 tarihinde bir görev nedeniyle konuştukları sırada, üstü konumundaki P.Bnb
'na Komutanım ben terbiyesizlik yapmıyorum, asıl siz yapıyorsunuz demek suretiyle üste hakaret suçunu işlediği iddiasıyla ASCKnın 85/1'inci maddesinin ilk cümlesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, Askeri Mahkemece yapılan yargılama sonucu, atılı sözlerin sarf edilip edilmediği hususundaki şüphenin giderilemediği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmakta ise de;
İstinabe mahkemesindeki davaya katılmak istiyorum şeklindeki açık beyanı üzerine, Askeri Mahkemece, 25.6.2014 tarihinde yapılan duruşmada, mağdura katılan sıfatı verildiği; bu bağlamda, Dairemizin bozma ilamı sonrasındaki yargılamaya ilişkin duruşmadan haberdar edilerek, 23.3.2016 tarihinde yapılan duruşmada hazır bulunan katılana, 25.6.2014 tarihinde yokluğunda tesis edilmiş olan duruşmada tespit edilmiş, sanık sorgusu ile talimat mahkemesinde tespit edilerek anılan duruşmada okunan tanıklar İ.E. ile G.Ç.'in beyanlarına, karşı diyecekleri sorulmadan hükme varıldığı belirlenmiştir.
CMKnın 201, 215 ve 216ncı maddeleri uyarınca, katılanın hâkim aracılığıyla, sanık, tanık, bilirkişi ve duruşmaya çağrılan diğer kişilere soru yöneltebileceği; suç ortağının, tanığın veya bilirkişinin dinlenmesinden ve herhangi bir belgenin okunmasından sonra şayet bir diyeceği varsa bunları söyleyebileceği, delillerin tartışılmasına katılabileceği; CMKnın 234üncü maddesindeki hakları kapsamında, duruşmadan haberdar edilme, tutanak ve belgelerden vekili aracılığıyla örnek isteme ve tanıkların davetini isteme haklarını kullanabileceği görülmektedir.
Somut olaya dönüldüğünde; duruşmada hazır bulunan katılana, yokluğunda yapılmış olan duruşmada tespit edilen ve okunan sözlü delillere karşı diyecekleri sorulmamak suretiyle, TC Anayasası ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan adil yargılanma hakkının esaslı unsurunu oluşturan silahların eşitliği ilkesi çerçevesinde, delillerin tartışılmasına imkân tanınmadan hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı olduğundan, hükmün usule aykırılık nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Katılanın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, beraat hükmünün usul yönünden BOZULMASINA, 15.02.2017 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy