(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (5271 S. K. m. 34, 230)
Askeri Mahkemece; sanığın, 25.4.2015-1.7.2015 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a, TCKnın 62/1, 50/1-a ve 52/1inci maddeleri gereğince 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm; müdafi tarafından, usule ilişkin sebepler ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün suç tarihindeki hata ve noksan soruşturma yönlerinden bozulmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; Askeri Mahkemece; sanığın,
.. Askerlik Şubesi Başkanlığınca 24.4.2015 tarihinde 1 gün yol süresi verilerek Birliğine sevk edildiği, buna göre en geç 25.4.2015 tarihinde Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 1.7.2015 tarihinde yakalandığı, böylece 25.4.2015-1.7.2015 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Gerekçeli hükmün Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe başlıklı bölümünde; maddi vakanın kabulünde, bir yandan sanığın yakalandığı belirtilirken, diğer yandan sanığın kendiliğinden gelmekle sona eren firar suçunu işlediğinin belirtildiği, ayrıca dosyada sanığın kendiliğinden teslim olduğuna dair tutanak mevcut olmamasına rağmen, delil olarak kendiliğinden teslim olduğuna dair tutanak olduğunun belirtildiği, böylece, hükmün gerekçesinde teşevvüşe (karışıklığa) yol açıldığı görülmektedir. Gerekçeli hükümdeki bu çelişki ve karışıklık, Anayasanın 141/3, CMKnın 34/1, 230 ve 353 sayılı Kanunun 207/3-G maddelerine göre, hukuka kesin aykırılık niteliğindedir.
Öte yandan, sanığın yakalandığına ilişkin tutanağın onaysız fotokopi olması (Dz. 33) nedeniyle, söz konusu tutanağın aslı veya onaylı sureti getirtilmeden hüküm kurulmasının noksan soruşturma teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.
Ayrıca,
.. Askerlik Şubesince 24.4.2015 tarihinde 1 gün yol süresi verilerek serbest olarak Birliğine sevk edilen sanığın, 25.4.2015 tarihi sonuna kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı göz önünde bulundurularak, suç başlangıç tarihinin 26.4.2015 olarak belirlenmesi gerekirken, hatalı olarak 25.4.2015 tarihi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen sebeplerle, hükmün usul, noksan soruşturma ve suç başlangıç tarihinin hatalı tespiti yönlerinden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Müdafiin temyizine atfen ve resen, mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, usul, noksan soruşturma ve suç başlangıç tarihinin hatalı tespiti yönlerinden BOZULMASINA;
25.1.2017 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe sebepte kısmen farklı, sonuçta uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy