(2709 S. K. m. 141) (353 S. K. m. 207) (5271 S. K. m. 223)
Sanık hakkında evvelce verilen beraat hükmünün, Dairemizin 1.7.2015 tarihli, 2015/353-371 Esas ve Karar sayılı ilamı ile usul yönünden bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Askeri Mahkemece; sanığın suç işleme kastının bulunmadığı ve aramanın usulüne uygun yapılmadığı gerekçeleriyle, CMKnın 223/2- d, e maddesi uyarınca, sanığın beraatine karar verilmiştir.
Hüküm; Askeri Savcı tarafından, esasa ilişkin sebepler ileri sürülerek, sanık aleyhine temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün sübut yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; sanığın, 31.7.2014 tarihinde Birliğin levazım iaşe deposunda bulunan 10 adet ton balığı konservesini iple beline bağlayarak depodan 10-15 metre kadar uzaklaştıktan sonra Hv.P.Alb.
.. tarafından durumun fark edilmesi üzerine, sanığın üzerindeki konserveleri çıkardığı, sanığın askeri eşya vasfındaki konserveleri almak suretiyle askeri eşyayı çalmak suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda;
Askeri Mahkemece; sanığın söz konusu 10 adet ton balığı konservesini çalmak amacıyla değil, kendisinin ve koğuşunda bulunan arkadaşlarının açlığını gidermek amacıyla bulunduğu yerden koğuşa getirirken yolda rütbeli bir personel tarafından durumunun fark edildiği, sanığın atılı suçu işleme kastının bulunmadığı ve hâkim kararı alınarak, gecikmesinde sakınca varsa, yetkili merciin yazılı emri ile sanığın üzerinde arama yapılması gerekirken, gecikmesinde ne gibi sakınca olduğu belirtilmeden, hâkim kararı da olmaksızın hukuka aykırı bir şekilde yapılan arama sonucunda elde edilen delil ve buna ilişkin düzenlenen olay tutanaklarının hukuka aykırı delil olduğu, söz konusu olay açısından başkaca delil de bulunmadığı kabul edilerek, sanığın beraatine karar verildiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemenin gerekçeli kararı incelendiğinde; Delillerin Değerlendirilmesi ve Kabul başlıklı bölümde; sanığın 31.7.2014 tarihinde saat 12.00 sıralarında 10 adet ton balığı konservesini beline bağlayarak levazım iaşe deposundan ayrıldığı, depodan 10-15 metre uzaklaştıktan sonra Hv.P.Alb.
.. tarafından durumun fark edilmesi üzerine, sanığın yanına gelen Hv.P.Alb
ın sanıktan kamuflajının fermuarını açmasını istediği, sanığın kamuflajının fermuarını açtığı ve üzerindeki konserveleri çıkardığı, dava konusu olayın bu şekilde cereyan ettiği, sanığa atfedilen fiillerin bu hali ile teşebbüs aşamasında kaldığının dava dosyasında bulunan sanığa ait ifade tutanakları, olay tespit tutanakları, vaka kanaat raporu ve sair belgelerden açıkça anlaşılıp sübuta ermiş bulunmakla maddi vaka olarak kabul edildiği, sanığın askeri eşya niteliğinde 10 adet ton balığı konservesini iple beline bağlayarak levazım iaşe deposundan ayrıldığı, böylece askeri eşyayı çalmaya teşebbüs etmek suçunun maddi unsurlarını gerçekleştirdiği, tanık anlatımlarının da bu yönde olduğu, ancak sanığın söz konusu 10 adet ton balığı konservesini çalmak amacıyla değil, kendisinin ve koğuşunda bulunan arkadaşlarının açlığını gidermek amacıyla bulunduğu yerden koğuşa getirirken yolda rütbeli bir personel tarafından durumunun fark edildiği, manevi unsur olan kastın varlığının mevcut olmadığı, böylece atılı suçun tüm unsurlarının gerçekleşmediği şeklinde gerekçelere yer verildikten sonra, aramanın hukuki niteliğine ilişkin açıklamalara yer verildiği ve son paragrafta Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; hâkimden arama kararı alınarak, gecikmesinde sakınca varsa, yetkili merciin yazılı emri ile sanığın üzerinde arama yapılması gerekirken, gecikmesinde ne gibi sakınca olduğu belirtilmeden, hâkim kararı da olmaksızın hukuka aykırı bir şekilde yapılan arama sonucunda elde edilen delile (konserve ton balığı) ve buna ilişkin düzenlenen olay tutanaklarına dayanılarak, başkaca delili de olmayan söz konusu olay açısından yasak delil değerlendirmesi yapılmasından hareketle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. şeklinde bir gerekçeye yer verildiği, görülmektedir.
Yukarıda ayrıntısı belirtilen Askeri Mahkemenin gerekçeli kararında, bir yandan sanığa ait ifade tutanakları, olay tespit tutanakları, vaka kanaat raporu ve sair belgeler ile tanık beyanlarından sanığın askeri eşya niteliğinde 10 adet ton balığı konservesini iple beline bağlayarak levazım iaşe deposundan ayrıldığı, böylece askeri eşyayı çalmaya teşebbüs etmek suçunun maddi unsurlarını gerçekleştirdiği, ancak atılı suçun manevi unsur yönünden gerçekleşmediği kabul edilirken, diğer yandan atılı suçun konusunu teşkil eden konservenin hukuka aykırı arama sonucu elde edildiğinin ve bu hukuka aykırı arama sonucu tutulan arama tutanaklarına dayanıldığının, başkaca delilin de bulunmadığının kabul edilmesinin, hükmün gerekçesinde teşevvüşe (karışıklığa) yol açtığı sonucuna varılmıştır. Gerekçeli hükümdeki bu çelişki ve karışıklık, Anayasanın 141/3, CMKnın 34/1, 230 ve 353 sayılı Kanunun 207/3-G maddelerine göre, hukuka kesin aykırılık niteliğindedir.
Belirtilen sebeple, beraat hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma nedeni karşısında, diğer yönlerden inceleme yapılmamıştır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, beraat hükmünün usul yönünden BOZULMASINA;
8.2.2017 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe sebepte farklı, sonuçta uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy