(1632 S. K. m. 91) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 228, 242)
.. Askeri Mahkemesince verilen 11.2.2015 tarihli, 2014/869 Esas ve 2015/48 Karar sayılı mahkûmiyet hükümleri ile; hükümlünün, 9.12.2011 tarihinde;
1) Amiri konumundaki P.Atğm.
..'i öldürmek suretiyle amirini kasten öldürmek (ölümü mucip üste fiilen taarruz) suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 91/3 ve TCKnın 62nci maddeleri uyarınca yirmi beş yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına;
2) Amiri konumundaki P.Kd.Üçvş.
..'nu öldürmek suretiyle amirini kasten öldürmek (ölümü mucip üste fiilen taarruz) suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 91/3 ve TCKnın 62nci maddeleri uyarınca yirmi beş yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş;
Bu hükümler, temyiz incelemesini yapan Dairemizin 16.9.2015 tarihli, 2015/367-414 Esas ve Karar sayılı ilamıyla onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
Hükümlü, 11.11.2016, 16.1.2017, 24.1.2017 ve 3.2.2017 tarihli dilekçelerinde özetle; her iki komutanı, şahsına ve ailesine ettikleri ağza alınmayacak ağır kelimelerden dolayı öldürdüğü, bu olayın başlıca sebebinin her iki komutan olduğu, yargılama esnasında hiçbir şekilde ifadeleri ve deliller incelenmeden ceza almasına vesile olunduğu, hakkında ifade verenlerin ifadeleri çelişkili olmasına rağmen delil sayıldığı, şahsının ifadelerinin hiç kayda alınmadığı, yargılama boyunca sunduğu delillerin işleme alınmadığı, sunduğu deliller işleme alınsaydı, araştırılıp incelenseydi, alacağı cezanın bu kadar ağır olmayacağı, anasına bacısına küfür edilmesini Mahkemenin delil saymadığı,
in kendisini odaya çağırdığında her iki komutanın kendisine ettiği küfürleri
..in kaydettiği cep telefonunun talebine rağmen incelenmediği,
..nun o gece karakolda olmaması gerekirken karakolda olduğu, bunun incelenmesini talep ettiği, ancak incelenmediği, cezaevinde olduğu dönemde ifade veren askerlerin aynı Birlikte resmi asker oldukları ve korktukları için bazı yetkililerin istediği ifadeleri verdikleri, en önemlisi de hiçbir delil yok iken şahsının bu olayı kaçakçılık nedeniyle yaptığının beyan edildiği, kaçakçılıkla ilgili
../
.. Asliye Ceza Mahkemesince ve Askeri Mahkemece ayrı bir soruşturma açıldığı ve her iki makamca da beraat kararı verildiği, buna rağmen kaçakçılıkla suçlanıp fazla ceza aldığı, hiçbir kanıt yok iken kaçakçı ve terörist olarak lanse edildiği, ayrıca, otopsi raporunun sonuçlarına göre bu olayı planlayarak yapmadığının açık ve net olduğu, bunları belirtmesine rağmen hiçbirinin incelenmediği ve delillerin kayda alınmadığı, hiç hak etmediği halde 50 sene gibi ağır bir ceza aldığı ve bu cezanın onandığı, hak etmediği ağır bir ceza almasının hukuka aykırı olduğu, lehine olan hususlar uygulanmadığı için adil yargılanmadığı, hiçbir şekilde delil olmaksızın ağır bir cezaya tabi tutulmasının ve ceza almasını sağlayan tüm bulguların hukuk dışı olduğu, yeniden yargılanması ve itibarının tarafına yeniden verilmesi gerektiği hususlarını belirtilerek, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur.
Tebliğnamede; hükümlünün yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olmaması noktasından ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; 353 sayılı Kanunun 228-242nci maddelerinde düzenlenen Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, kesin hüküm kuralına karşı kabul edilmiş olağanüstü bir kanun yoludur. 353 sayılı Kanunun 228inci maddesine göre, kesinleşmiş hükümle sonuçlanan bir davanın hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yolu ile tekrar görülebilmesi için;
A) Duruşmada kullanılan ve hükme etkisi olan bir belgenin sahteliğinin anlaşılmış olması;
B) Yemin verilerek dinlenilmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek şekilde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçeğe aykırı tanıklık ettiği veya bilgiler verdiğinin anlaşılması;
C) Hükümlünün kendisi tarafından sebebiyet verilmiş olan kusur dışında hükme katılan hâkimlerden birinin, aleyhine ceza kovuşturmasını ve kanuni bir ceza ile hükümlülüğü gerektirecek nitelikte olarak görevini yapmada kusurlu olması;
D) Ceza hükmü, hukuk mahkemelerinin bir hükmüne dayanmış olup da, bu hükmün kesinleşmiş olan başka bir hüküm ile bozulmuş olması;
E) Yeni vakalar veya yeni deliller ileri sürülüp de bunlar yalnız başına veya daha önce irat edilen delillerle birlikte göz önünde tutuldukları takdirde, hükümlünün beraatini veya daha hafif cezayı gerektiren kanun hükmünün uygulanması ile hükümlülüğü gerektirebilecek nitelikte olması;
F) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verilmiş ve hükmün bu aykırılığa dayandığının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması;
Gerekmektedir.
Yargılamanın yenilenmesi kanun yolu kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerine karşı başvurulabilecek olağanüstü bir kanun yoludur ve Kanundaki yargılamanın yenilenmesi sebepleri tahdidi olarak sayılmıştır, bu sebeplerin kıyas yoluyla genişletilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, hükümlü tarafından yargılamanın yenilenmesi talebini içeren dilekçelerde belirtilen hususların genel olarak yargılama ve temyiz aşamasında ileri sürülen ve evvelce Dairemiz tarafından incelenerek kabule değer bulunmayan savunmalar olduğu ve hükümler kesinleştikten sonra ortaya çıkan ve yargılama sırasında ileri sürülmeyen yeni bir vaka veya delil niteliğinde olmadığı, hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin Kanunda sayılan şartların hiçbirini taşımadığı, dosya içeriğine göre de bu bentlerde belirtilen yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin hükümlü bakımından söz konusu olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, hükümlünün ileri sürdüğü hususların, 353 sayılı Kanunun 228nci maddesi kapsamında yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelikte görülmediğinden, hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmaması noktasından reddine karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerine yönelik yargılamanın yenilenmesi talebinin, 353 sayılı Kanunun 228, 235/1 ve 236/1inci maddeleri gereğince, istemin kabule değer olmaması noktasından REDDİNE;
22.2.2017 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy