(5271 S. K. m. 223)
Askeri Mahkemece; sanığın, 21.7.2008 - 29.9.2014 tarihleri arasında ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın kastının bulunmadığı kabul edilerek, CMKnın 223/2-c maddesi gereğince beraatine, 259,65 TL Hazine zararının saklı tutulmasına, karar verilmiştir.
Hüküm; Askeri Savcı tarafından, atılı suçun sübuta erdiği belirtilerek, sanık aleyhine temyiz edilmiştir.
Müdafi tarafından; Askeri Savcının temyizine yönelik sunulan dilekçede özetle, temyiz talebinin reddedilerek, beraat hükmünün onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün, onanmasına karar verilmesi gerektiği yönünde, görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; sanığın, 21.7.2008 - 29.9.2014 tarihleri arasında,
.. Komutanlığı Personel Başkanlığında İdari İşler Astsubayı olarak görevli bulunduğu sırada, görevinin mahiyeti itibariyle kendisine zimmetle teslim edilen Birlik envanterinde geçen ordu mallarının muhafazası için mevzuat hükümleri çerçevesinde alması gereken tedbirleri almakta ihmal göstererek ve söz konusu ordu mallarının takip ve kontrolünde görevinin gereklerini yerine getirmeyerek, 85 kalem muhtelif ordu mallarının kaybolmasına ve bu sebeple 7.777,18 TL tutarında Hazine zararı meydana gelmesine yol açmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; Askeri Mahkemece, yaptırılan sayım ve bilirkişi incelemelerinde zimmet açığı belirtilen malzemelerin bulunmaya başlanması ve nihayetinde zimmet açığının 79 kaleme düşmesi, bu malzemelerin çoğunun Birliğin muharebe gücünü etkilemeyen kitap ya da döşeme malzemesi olduğu, buna göre nihai Hazine zararının 259,65 TL olması, halen kayıp olan malzemelerin gerçekten kayıp olup olmadığı noktasında kesin bir kanaat edilememesi, sanığa oldukça fazla malzemenin zimmetlenmiş olması nedenleriyle sanığın kusurunun bulunmadığı değerlendirilerek beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Genel ve tamamlayıcı nitelik taşıyan ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunun maddi unsurunu, memurun görevine giren bir işi hiç yapmaması veya mevzuatta belirtilen şekilde yerine getirmemesi veya geciktirmesi oluşturmaktadır. Anılan suçun oluşumu için genel kast yeterlidir. Ancak, manevi unsurun oluştuğunun kabulü için öncelikle memurun bilerek ve isteyerek kanunun suç saydığı sonuca yönelmesi, başka bir anlatımla görevini yapmama veya mevzuatta öngörülen biçimde yerine getirmeme veya geciktirme olgusunu kasten istemesi gerekmektedir. Kastın varlığı değerlendirilirken kamu görevlilerinin görevlerini en iyi şekilde ve aksaksız olarak yerine getirmeleri esas olmakla birlikte, sadece görevin gereği gibi yapılmamış olmasına dayanılarak görevi ihmal suçunun oluştuğundan söz edilemez. Bu nedenle, suç işleme kastı değerlendirilirken, memurun eyleminin niteliği ve ağırlığı, görev koşulları, deneyim ve olanakları göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; sanığa görev yaptığı süre zarfında çok sayıda ordu malının teslim edildiği, kovuşturma safhasında yaptırılan sayımlar ve bilirkişi incelemeleri sonrası bazı malzemelerin bulunarak nihai Hazine zararının 259,65 TLye kadar düştüğü, bu zarar karşılığı olarak gösterilen malzemenin çoğunun kitap veya döşeme malzemesinden oluştuğu; bu bağlamda, altı yıl gibi uzun sayılabilecek bir süre kendisine teslim edilen çok sayıda malzemeyi zimmetinde bulunduran sanığın; bu malzemelerden 259,65 TL Hazine zararı karşılığı olan çok küçük bir bölümünü teslim edemediği, kaldı ki söz konusu döneme ilişkin birden fazla takdirname ile ödüllendirildiğinin belirlendiği, ayrıca kaybolduğu iddia olunan malzemelerin hâlen Birliğin farklı birimlerinde kullanılıyor olma ihtimali birlikte değerlendirildiğinde, sanığın görevini ihmal kastıyla savsakladığının, üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü kasıtlı olarak yerine getirmediğinin söylenemeyeceği, tek başına malzeme eksiğinin de sanığın görevini ihmal kastını ortaya koymaktan uzak olduğu kabul edilerek, unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan dolayı sanık hakkında beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ve Askeri Savcının kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan beraat hükmünün ONANMASINA;
15.2.2017 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy