(1632 S. K. m. 47, 66) (5237 S. K. m. 50, 52, 62)
Dairemizin 10.2.2016 tarihli, 2016/32-110 Esas ve Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında evvelce verilen uyarlamaya ilişkin mahkumiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verildikten sonra yapılan yargılama neticesinde, Askeri Mahkemece; hükümlünün, 27.12.2007-15.1.2009 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-b, TCKnın 62/1, 50/1-a ve 52/1inci maddeleri gereğince 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm; hükümlü tarafından esasa ve uygulamaya ilişkin sebepler ileri sürülerek, temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün usul yönünden bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; hükümlünün, 27.12.2007-15.1.2009 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediğinden bahisle ve ASCKnın 66/1-b ve TCKnın 62/1inci maddelerinin tatbiki suretiyle verilen on ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmü, Dairemizin 25.5.2011 tarihli, 2011/385-395 Esas ve Karar sayılı ilamı gereğince, atılı suçun başlangıç tarihinin 27.12.2007 olarak değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek onanmıştır.
Hükmün infaz aşamasında iken, Anayasa Mahkemesinin 5.7.2012 tarihli, 2012/9-103 Esas ve Karar sayılı kararıyla; ASCKnın 47nci maddesinin birinci fıkrasının, 4551 sayılı Kanun'un 12nci maddesi ile değiştirilen (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, 5329 sayılı Kanun'un 1inci maddesiyle eklenen Ek-8inci maddesinin ikinci fıkrasının "sırf askeri suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile ..." bölümünün ve 5739 sayılı Kanun'un 1inci maddesiyle eklenen Ek-10uncu maddesinin ikinci fıkrasının izin tecavüzü suçu yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında; infaza devam edilip edilmeyeceği hususunda Askeri Savcılığın yaptığı taleple (Dz. 82) ilgili olarak,
.. Askeri Mahkemesinin 12.7.2012 tarihli, 2009/1024 Esas ve 2012/349 Müt. Karar sayılı duruşmasız işlere dair kararı ile infazın durdurulmasına karar verildiği (Dz. 83);
Hükümlü hakkında lehe Kanun değerlendirmesi yapmak için dava dosyasının yeniden esasa kayıt edilerek, duruşma açılmak suretiyle yapılan lehe Kanun değerlendirmesinde;
.. Askeri Mahkemesinin 29.4.2013 tarihli, 2013/1053-225 Esas ve Karar sayılı kararı ile hükümlünün; 27.12.2007-15.1.2009 tarihleri arasında izin tecavüzü işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-b, TCKnın 62/1, 50 ve 52nci maddeleri gereğince 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği (Dz. 195-196);
Hükümlünün temyizi üzerine lehe Kanun değerlendirmesine ilişkin kararın Dairemizin 16.4.2014 tarihli, 2014/303-407 Esas-Karar sayılı kararı ile usul yönünden bozulmasına karar verildiği (Dz.217-218);
Bozma kararına uyularak devam edilen yargılama sonunda, Askeri Mahkemece; 12.8.2015 tarihli, 2014/1056 Esas ve 2015/713 Karar sayılı uyarlamaya ilişkin mahkûmiyet hükmü ile hükümlünün, 27.12.2007-15.1.2009 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-b, TCKnın 62/1 ve 50/1-f maddeleri gereğince beş ay süre ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılması cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlünün temyizi üzerine söz konusu kararın Dairemizin 10.2.2016 tarihli, 2016/32-110 Esas ve Karar sayılı ilamı ile usul yönünden bozulduğu (Dz.263-265), anlaşılmaktadır.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Askeri Mahkemece, yukarıda yazılı olduğu şekilde hükümlünün temyize konu hüküm ile mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Kısa kararda ve gerekçeli hükmün hüküm bölümü ile gerekçeli hüküm içeriğinde daha önce kesinleşmiş olan 25.8.2009 tarihli, 2009/1024-371 Esas ve Karar sayılı hükümdeki maddi olaylarla ilgili olarak anılan karara atıf yapılarak değişen / iptal edilen yasal düzenlemeler gözetilmek suretiyle lehe Kanun değerlendirmesi yapılıp, kısa kararda ve hüküm fıkrasında önceki hükmün uyarlandığından bahsedilmek suretiyle uygulama yapılması ve netice cezanın belirlenmesi gerekirken;
Temyiz incelemesi sonucu daha önce usul yönünden bozulan ve kesinleşmeyen 12.8.2015 tarihli ve 2014/1056 Esas ve 2015/713 Karar sayılı beş ay süreli kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek yaptırım kararının verildiği uyarlama hükmüne atıfta bulunulması ve infazda karışıklığa yol açacak şekilde hüküm fıkrasına yazılmasının usul yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından hükmün, usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün temyizine atfen ve resen hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince usul yönünden BOZULMASINA;
22.2.2017 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy