(1632 S. K. m. 66) (5271 S. K. m. 230, 231)
Askeri Mahkemenin 16.4.2014 tarihli, 2013/1490 Esas ve 2104/176 Karar sayılı kararı ile; sanığın, 23.7.2013-1.8.2013 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-b, 73 ve TCKnın 62nci maddeleri uyarınca beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMKnın 231inci maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve taraflarca yasal süre içinde itiraz edilmemesi nedeniyle bu karar 8.5.2014 tarihi itibarı ile kesinleşmiştir.
Sanığın beş yıllık denetim süresi içerisinde,
.. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli, 2015/142-806 Esas ve Karar sayılı mahkûmiyet hükmü ile; 27.11.2014 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediği kabul edilerek, 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükmün 21.10.2015 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması üzerine, taraf teşkil edilerek yeniden duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılamada, Askeri Mahkemece, 8.6.2016 tarihli, 2016/53-315 Esas ve Karar sayılı mahkûmiyet hükmü ile; 16.4.2014 tarihli, 2013/1490 Esas ve 2104/176 Karar sayılı karar ile açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına, sanığın, 23.7.2013-1.8.2013 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-b, 73 ve TCKnın 62nci maddeleri uyarınca beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm; sanık tarafından, esasa ilişkin sebepler ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün usul ve noksan soruşturma yönlerinden bozulmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; Askeri Mahkemece; 12.7.2013 tarihinden itibaren 9 gün süreyle sıhhi izne gönderilen sanığa, Birliğine dönüş için 2 gün yol süresi tanındığında, 23.7.2013 tarihinde Birliğine katılması gerekirken 1.8.2013 tarihinde katıldığı, böylece 23.7.2013-1.8.2013 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Sanığın adli sicil kaydına göre (Dz. 70); üç kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi, sorgusu sırasında psikolojik sorunları olduğunu beyan etmesi (Dz. 38) ve
.. Asker Hastanesi Psikiyatri Polikliniğinde 11.7.2013 tarihinde yapılan muayenesi sonucu disosyal kişilik bozukluğu tanısı konularak 10 gün istirahat verilmesi (Dz. 4) hususları dikkate alındığında, sanığın suç tarihlerinde cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı ve askerliğe elverişli olup olmadığı konusunda ortaya çıkan şüphenin giderilmesi için, sanıktan sorulmak ve gerekli araştırma yapılmak suretiyle, sanığın psikiyatrik rahatsızlığı nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin tüm belgelerin getirtilmesinin ardından psikiyatri uzmanı bir bilirkişiye muayenesinin yaptırılıp, bilirkişinin lüzum görmesi halinde tam teşekküllü bir hastanede CMKnın 74üncü maddesine göre adli gözlem altına alınması gerekirken bu hususların yerine getirilmemesi nedeniyle, hükmün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede;
Sanığın istinabe suretiyle beyanlarının tespit edildiği
.. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşma sırasında, CMKnın 196ncı maddesi gereğince duruşmaya katılmak istediğini, bağışık tutulmak istemediğini belirtmesine rağmen, sanığın asıl yargılamanın yapıldığı Askeri Mahkemedeki duruşmada hazır edilmeksizin yokluğunda hükme varılması CMKnın 193 ve 196ncı maddelerine aykırılık oluşturmasının yanı sıra savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğu, gerekçeli hükümde, sanığın dava konusu olaya ilişkin sorgu ve savunmalarına yer verilmekle birlikte daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle açıklanması ihtimaline binaen tespit edilen beyanlarına yer verilmemesinin (Dz.75de yer alan ifadesinin), CMKnın 230/1-a maddesinde düzenlenen iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde gösterileceğine ilişkin hükme aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Diğer taraftan; daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dayanak olan
.. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve 2015/142-806 Esas ve Karar sayılı kararı ile söz konusu kararın kesinleşme şerhleri ve Mahkemenin 11.12.2015 tarihli üst yazısının e-imza ile imzalanmış olmakla birlikte, bir onay işleminin yapılmamış olduğu, bu kapsamda belirtilen belgelerin imzalı asıllarının veya CMKnın 38/A maddesine uygun onaylı suretlerinin dosyaya ithal edilmesi, müteakiben sanık hakkındaki hükmün açıklanması hususunda hukuki değerlendirme yapılması gerektiği
şeklinde görüş bildirilmiş ise de;
Sanığın hükmün açıklanması ihtimaline binaen diyeceklerinin tespit edildiği
.. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşma sırasında, CMKnın 196ncı maddesi gereğince duruşmaya katılmak istediğini, bağışık tutulmak istemediğini belirtmesine rağmen (Dz. 75), Askeri Mahkemece, duruşmalardan bağışık tutulmasına karar verildiği ve yokluğunda hüküm kurulduğu (Dz. 76) görülmekle birlikte, Askeri Mahkemece istinabe olunan mahkemeye yazılan talimatta (Dz. 69) duruşma gün ve saatinin 18.4.2016 günü saat 10.30 olarak yazılı olduğu ve bu tarihin sanığa tebliğ edilmesinin belirtildiği, ayrıca aynı talimatta sanığın duruşmalardan bağışık tutulma talebi olup olmadığının sorulması, bağışık tutulma talebi olması halinde yasal hakları hatırlatılarak beyanlarının tespit edilmesinin talep edildiği, söz konusu talimatın tebliğ edilmek üzere tebliğ mazbatası içerisinde sanığın adresine gönderildiğinin dosya dizi 74de bulunan tebliğ mazbatası parçasından anlaşıldığı, ayrıca 6.4.2016 tarihinde yapılan istinabe duruşmasında Askeri Mahkemenin zikredilen talimatının okunduğu ve sanığın bu suretle de Askeri Mahkemede yapılacak olan duruşma tarihinden haberdar olduğu, dosyaya yansıyan engel bir hali olmadığı anlaşılan sanığın 18.4.2016 tarihinde yapılan duruşmaya katılmadığı (Dz. 72) hususları bir arada değerlendirildiğinde, daha önce atılı suça ilişkin olarak sorgusu tespit edilerek talebine istinaden Askeri Mahkemece duruşmalardan bağışık tutulmasına karar verilen sanığın (Dz. 38-39), istinabe olunan mahkemece yapılan tebligata istinaden Askeri Mahkemede yapılacak olan duruşmanın tarihini öğrendiği ve bu tarihte asker kişi sıfatını taşımadığı da gözetildiğinde, 18.4.2016 tarihinde yapılan duruşmaya katılma imkanı bulunmasına rağmen katılmaması nedeniyle, önceden sorguya çekilmiş olan, tebliğ edilen duruşma gününde kendi isteğiyle duruşmaya gelmeyen ve artık hazır bulunmasına mahkemece de gerek görülmediği anlaşılan sanığın yokluğunda davanın bitirilmesinin sanığın savunma hakkını kısıtlamadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçeli hükümde, sanığın sorgu ve savunmalarına yer verildiği, ancak daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle açıklanması ihtimaline binaen tespit edilen dosya dizi 75de yer alan beyanlarına yer verilmemiş olduğu görülmekle birlikte, CMKnın Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar başlıklı 230uncu maddesinin birinci fıkrasının a bendinde; mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlere yer verileceği belirtilmektedir. Askeri Mahkeme gerekçeli hükmünde sanığın savunmalarına hiç yer vermemiş değildir. Aksine, sanığın sorgusundaki beyanlarına gerekçeli hükümde yer verilmiştir ve fakat, özünde sorgusundaki beyanlarıyla arasında esaslı bir fark bulunmayan dizi 75deki beyanlarına yer verilmemiştir. Bu durumun, hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte esasa etkili bir noksanlık olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dayanak olan
.. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli, 2015/142-806 Esas ve Karar hükmü ile bu hükmün kesinleşme şerhi ve
.. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2015 tarihli üst yazısının e-imza ile imzalandığı, ancak görevli memurca, Güvenli elektronik imzalı aslı ile aynıdır. şerhi düşülmediği, mühür ve imza ile onaylanmadığı görülmekle birlikte, dosya dizi 70de bulunan Cumhuriyet Savcısı ve yetkili memur tarafından ıslak imza ile imzalanmış sanığa ait adli sicil kaydında;
.. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli, 2015/142-806 Esas ve Karar hükmünün suç tarihi ve kesinleşme tarihi dahil olmak üzere kayıtlı olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasına dayanak teşkil eden hükmün mevcudiyeti konusunda tereddüt bulunmadığı, hükmün bu nedenle bozulmasına gerek olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, tebliğnamede zikredilen bu görüşlere iştirak edilmemiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
1.3.2017 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe sebepte kısmen farklı, sonuçta uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy