(353 S. K. m. 243) (5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 50, 62)
Mülga
.. Askeri Mahkemesinin 6.5.2013 tarihli, 2013/748-223 Esas ve Karar sayılı kararı ile; hükümlünün, 16.1.2013 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 87/1 (birinci cümlesi) ve TCK'nın 62'nci maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231'inci maddesi uyarınca bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın taraflarca itiraz edilmeksizin 17.5.2013 tarihinde kesinleştiği;
Hükümlünün beş yıllık denetim süresi içerisinde, ..... 2'nci Asliye Ceza Mahkemesinin 20.1.2015 tarihli, 2014/418 Esas ve 2015/47 Karar sayılı hükmü ile; 27.4.2014 tarihinde tehdit suçunu işlediği kabul edilerek, 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükmün 11.3.2015 tarihinde kesinleştiği;
Bunun üzerine, taraf teşkil edilerek yeniden duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılamada, Askeri Mahkemece, 6.11.2015 tarihli, 2015/839-694 Esas ve Karar sayılı mahkûmiyet hükmü ile; 6.5.2013 tarihli, 2013/748-223 Esas ve Karar sayılı karar ile açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına, hükümlünün, 16.1.2013 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 87/1 (birinci cümlesi) ve TCK'nın 62'nci maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği;
İnfaz aşamasında, Askeri Mahkemenin 25.3.2016 tarihli, 2015/839 Esas ve 2016/63 Müt. Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile, infazın durdurulmasına karar verildiği, dosya içerisindeki belgelerden anlaşılmaktadır.
Milli Savunma Bakanının 30.11.2016 tarihli, MÜS.YRD.:51393309-9010-711-16/As.Adlt. Kan.Gn.Md.As.Adlt.Czev. ve Müt.D.Rap.Tet. ve İşl.Ş.(31-67-16) sayılı yazısıyla;
Somut olayda, hükümlü hakkında hükmolunan hapis cezasının, otuz günden daha az süreli olması ve hükümlünün suç tarihinden önce kesinleşmiş hapis cezasına mahkûmiyetinin bulunmaması nedeniyle, TCK'nın 50/3'üncü maddesinin amir hükmü gereğince zorunlu olarak seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerekirken, yirmi beş günlük hapis cezasının aynen açıklanmasının kanuna aykırılık oluşturduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle, bahse konu dava dosyası EK-A'da gönderilmiş olup, mülga Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 6.11.2015 tarihli, 2015/839-694 Esas ve Karar sayılı kararının bozulması için, 353 sayılı Kanun'un 243'üncü maddesi gereğince Askeri Yargıtay Başkanlığına başvurulması
amacıyla Askeri Yargıtay Başsavcılığından istemde bulunulduğu ve Başsavcılıkça bu istemin aynen iletildiği anlaşılmıştır.
Yapılan incelemede;
Kanun yararına bozma, Askeri Yargıtay denetiminden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerin, hukuka aykırılık yönünden Askeri Yargıtayca denetlenmesi için, kural olarak Milli Savunma Bakanınca ve istisnaen Askeri Yargıtay Başsavcısınca başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur.
353 sayılı Kanunun 243üncü maddesinin açık düzenlemesi karşısında; Milli Savunma Bakanının kanun yararına bozma istemini, Askeri Yargıtayda incelenmeksizin kesinleşen tüm hüküm veya kararlara karşı kullanılabileceğinin, hükmün veya kararın hukuki niteliğinin bu müessesesinin tatbiki açısından herhangi bir önem taşımadığının kabulü gerekir.
Bu itibarla; mülga Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 6.11.2015 tarihli, 2015/839-694 Esas ve Karar sayılı mahkûmiyet hükmüne karşı, Milli Savunma Bakanının kanun yararına bozma isteminde bulunma hakkının mevcut olduğu sonucuna varılarak, söz konusu kararın incelenmesine geçilmiştir.
5271 sayılı CMK'nın 231/7'nci maddesinin birinci cümlesi "Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez." hükmünü, aynı maddenin 11'inci fıkrası ise "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." hükmünü içermektedir.
Bu düzenlemeler gereğince, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği zaman, temel ceza belirlendikten sonra, bu cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve ertelenmesi hususları değerlendirilmeyecek, sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklayacaktır. Ancak, 5237 sayılı TCKnın 50/3üncü maddesindeki düzenleme gereğince, bu kapsama giren hâllerde, her halükarda hapis cezası zorunlu olarak birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlara çevrilecektir.
Bu duruma göre, hükümlü hakkında asta müessir fiil suçundan verilen hapis cezasının miktarı ve suç tarihinden önce hapis cezası ile mahkûmiyetinin bulunmaması (Dz. 31, 71) karşısında; hüküm açıklanırken TCKnın 50/3üncü maddesi gereğince otuz günden az hapis cezasının zorunlu olarak adli para cezasına ya da seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerekirken, hükümlü aleyhine sonuç doğuracak şekilde, TCKnın 50/3üncü maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırılık oluşturduğu sonucuna varıldığından, Milli Savunma Bakanının kanun yararına bozma sebebi kabule değer görülüp, mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 243/3 madde ve fıkrası uyarınca bozulmasına karar verilmiş, bozma nedeni karşısında, aynı maddenin 4/D fıkra ve bendi uyarınca, hükümlü hakkında tayin olunan hapis cezasının, daha lehine olan ve zorunlu uygulanması gereken 5237 sayılı TCKnın 50/1inci maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmesi suretiyle yeni duruma göre ceza tayin edilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Milli Savunma Bakanının 30.11.2016 tarihli, MÜS.YRD.:51393309-9010-711-16/As.Adlt. Kan.Gn.Md.As.Adlt.Czev. ve Müt.D.Rap.Tet. ve İşl.Ş.(31-67-16) sayılı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE;
2) Mülga
.. Askeri Mahkemesince, hükmün açıklanması suretiyle verilen 6.11.2015 tarihli, 2015/839-694 Esas ve Karar sayılı kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 243/3üncü maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA;
3) Yerinde görülen kanun yararına bozma sebebi, hükümlünün cezasının tamamıyla kaldırılmasını gerektirmeyip, daha hafif bir cezanın uygulanmasını gerektirdiğinden, 353 sayılı Kanunun 243/4-D maddesi uyarınca;
Hükümlü Topçu Er Y.K.ın, 16.1.2013 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği sübuta erdiğinden, eylemine uyan ASCKnın 87/1inci maddesi (birinci cümlesi) gereğince takdiren BİR AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
Yargılama sürecindeki iyi hâli lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek, cezasından TCKnın 62/1inci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak YİRMİ BEŞ GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
Geçmişte hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmadığından, hükmolunan hapis cezasının, TCKnın 50/3, 50/1-a ve 52/2nci maddeleri gereğince, bir gün karşılığı yirmi Türk Lirası hesabıyla adli para cezasına çevrilerek neticeten BEŞ YÜZ TÜRK LİRASI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
Sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak, hükmolunan adli para cezasının TCKnın 52/4üncü maddesi gereğince takdiren 10 eşit aylık taksitler hâlinde hükümlüden TAHSİL EDİLMESİNE, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının TAHSİL EDİLMESİNE;
ŞEKLİNDE MAHKÛMİYETİNE;
11.01.2017 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy