(1632 S. K. m. 117) (765 S. K. m. 51, 59) (647 S. K. m. 4, 6)
Asta müessir fiil suçundan sanık Hv. Kur. Alb. Osman ADA hakkında, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi'nin, 21.09.1995 gün ve 1995/127-305 sayılı mahkumiyet hükmü, sanık tarafından, süresinde temyiz edilerek, dava dosyası Başsavcılığın, 05.12.1995 gün ve 1995/3966 sayılı bozmaya ilişkin tebliğnamesiyle, Dairemize havale edilmiş olmakla, yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında asta müessir fiil suçundan dolayı kamu davası açılmış, yapılan yargılaması sonucunda, müsnet suçun sübuta erdiği kabul edilerek, As.C.K.nun 117/1, TCK.nun 51/son, 59ncu maddeleri gereğince, neticeten bir gün hapis cezasıyla mahkumiyetine, 647 Sayılı Kanunun 4 ve 6ncı maddeleri gereğince, paraya çevrilip ertelenmesine karar verilmiştir.
Sanık, sebep göstermeksizin temyize gelmiştir.
Dosyanın tetkikinde; Genelkurmay Sağlık Daire Başkanlığı'nda görevli olan sanığın; olay günü (07.07.1994) mesai bitiminden sonra, GATA Askeri Hastanesi'nde yatmakta olan bir yakınını ziyaret etmek için 05 Etlik seferini yapan mağdur Er izzet ULUSOY'un yönetimindeki servis aracına bindiği, şoför Er'in seyir esnasında aracı süratli ve tehlikeli bir biçimde kullanması üzerine, araçta en kıdemli subay olarak, kendisini araç komutanı gören sanığın, mağdur Er'i ikaz ettiği, söz konusu ikaz üzerine, mağdurun önce hızını düşürdüğü, bilahare normal hızla gitmesi gereken yerlerde bu kez yavaş gitmeğe başladığı, mağdurun bu şekildeki davranışı karşısında, araçta bulunan bazı sivil personelin evimize geç kalacağız şeklinde söylenmeye başladıkları, sanığın ise, mağdurun bu tutumu karşısında, yeniden uyarıda bulunmak zorunda kaldığı, ancak Er Ulusoy'un bu şekildeki disiplinsiz ve umursamaz tutumuna devam etmesi sebebiyle, astlarının yanında otoritesinin sarsıldığı düşüncesine kapılan sanığın, seyir halindeki araç şoförüne iki tokat attığı, sanık her ne kadar son soruşturmadaki beyanında tokat atmadığını, ikaz mahiyetinde sırtına dokunduğunu ...savunmuş ise de; Askeri Savcı tarafından alınan ifadesinde o arada birer tokat vurdum... şeklindeki ikrara yönelik beyanları yanında (Dz.13), tanıklar;
Hasan GÖKSU (Dz.5,37), Hasan USLU (Dz.36), Berrin TERZİ (Dz.38)'nin yeminli ifadeleri ile dosya dizi 3 sıradaki raporla sübut bulduğu, böylece müsnet suçu işlediği dosya münderecaatından anlaşılmaktadır.
Oluşa ve mevcut delillere göre, müsnet suçun sübutu ve tavsifi hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahal mahkemesince toplanıp, karar yerinde tartışma ve değerlendirilmesi yapılarak tesis edilen mahkumiyet hükmünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenlerle, sanığın konu ile ilgili temyiz itirazları kabule değer görülmemiştir.
Öte yandan; tebliğname, her ne kadar sanığa dava konusu eyleminden ötürü disiplin amirince tertip olunan tevbih cezasının, komutanın soruşturma emrinden önce mi, yoksa sonra mı verildiği hususu dava dosyasından anlaşılamadığından bu durumun araştırılarak sonucuna göre yargılama yapıp bir karara ulaşılması gerekirken, tevbih cezasının tertip edilme zamanı araştırılmadan doğrudan yargılama yapılması yasaya aykırı olduğundan bahisle, hükmün bu noktadan bozulması görüş ve düşüncesinde bulunulmuş ise de; oluşa, mağdur beyanlarını doğrulayıp tamamlayan tanık ifadeleri ile, mağdurun müessir fiile maruz kaldığına ilişkin dosya dizi 3 sıradaki doktor raporuna göre, sanığın, şoför ere tokat attığı şeklindeki sübut bulan eyleminin, As.C.K.nun 117/1nci maddesine göre cezalandırılmasını gerektiren, cürüm niteliğindeki asta müessir fiil suçunu oluşturduğu dolayısıyla bu hususun araştırılmasının önem arz etmediği anlaşılmakla, Başsavcılığın, konu ile ilgili görüşlerine bu nedenlerle iştirak edilmemiştir.
SONUÇ ve KARAR:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın tüm temyiz itirazlarının, 353 5ayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE, usul ve esas itibariyle yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak ONANMASINA,
12.12.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy