(1632 S. K. m. 35, 131) (765 S. K. m. 59, 264, 512) (6136 S. K. m. 13)
Askeri eşyayı çalmak ve hırsızlık malı bilerek satın almak suçlarından sanık Uzm. Çvş. Yb. Vakkas FISTIKÇI tarafından Ege Ordu Komutanlığı Mahkemesi'nce verilen 10.10.1996 tarih ve 1996/913-754 sayılı hükmün, süresi içerisinde askeri savcı ve sanık tarafından temyizi üzerine, dava dosyası, Askeri Yargıtay Başsavcılığı'nın bozma istemini içeren 23.12.1996 tarih ve 1996/3901 sayılı tebliğnamesine bağlı olarak Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın evinde yapılan aramada Silahlı Kuvvetlere ait bir adet savunma tipi el bombası, bir adet G-3 piyade tüfeği şarjörü ve 29 adet G-3 piyade tüfeği mermisi ile sahibi belli olmayan hırsızlık mal niteliğinde iki adet oto teybi ele geçirildiği, bu suretle sanığın, askeri mühimmatı çalmak ve hırsızlık malı bilerek satın almak suçlarını işlediği iddiasıyla, As.C.K.nun 131/1-2 ve T.C.K.nun 512nci maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının (Dz.101) yargılaması sonunda; askeri mahkemece sanığın, askeri eşyayı çalmak suçundan As.C.K.nun 131/1-2 ve TCK.nun 59ncu maddeleri gereğince onbir ay yirmi gün ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına, As.C.K.nun 35/A-1 maddesi gereğince rütbesinin geri alınmasına, eşyayı cürmiyeyi satın almak suçundan beraatına karar verilmiştir.
Askeri Savcı, hırsızlık malı bilerek satın alma suçunun sabit olduğu nedeniyle, sanık ise, sübuta, vasfa ve uygulamaya yönelik nedenlerle temyize gelmişlerdir.
Yapılan incelemede; sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen bir adet el bombası, bir adet şarjör ve 29 adet merminin emanete alınmadığı, Tb, İkmal Şb. vekili P. Kd. Üçvş. Orhan Özbeke teslim edildiği (Dz.2), bu malzemelerin Silahlı Kuvvetlere ait olup olmadığı, evsaflarını kaybedip kaybetmedikleri konusunda bir inceleme yapılmadığı, sanığın sorgu ve savunmalarında bombayı ve (9) adet mermiyi Başkale/VANda görevdeyken ismini bilmediği bir uzman çavuşun verdiğini, (20) adet mermiyi şarjöre basılı olarak aynı bölgede bulduğunu ifade ettiği, birlik tarafından yapılan sayımda noksan mühimmat
07.01.1997dan yapılan sayımda noksan mühimmat olmadığının belirlendiği (Dz.4) anlaşılmıştır.
Mevcut deliller karşısında, sanığın askeri eşyayı çalmak suçunu işlediği kabul edilemez. Zira, malzemelerin askeri eşya niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde sanığın sübut bulan eylemi askeri eşyayı gizlemek olarak vasıflandırılabilecektir. Malzemelerin bu nitelikte olmaması halinde de T.C.K.nun 264 ve 6136 Sayılı kanunun 13üncü maddelerinin ihlalinden bahsedilebileceği ve bu durumda da davaya bakmak görevinin adli yargıya ait olacağı kuşkusuzdur. Bu nedenlerle sübutunda kuşku bulunmayan maddi olayda suç vasfının sağlıklı bir şekilde saptanabilmesi ve elde olunacak sonuca göre hükme varılabilmesi için anılan malzemelerin hala muhafaza edilip edilmediğinin, askeri eşya niteliğinde olup olmadığının ve kullanılmaya elverişli bulunup bulunulmadığının araştırılması, şayet muhafaza edilmiyor ise, niçin muhafaza edilmediğinin ve ne suretle istihlak edildiğinin belirlenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu duruma göre, askeri mahkemece, gerekli soruşturma yapılmadan Eksik inceleme ile yazılı şekilde hükme varılması yasaya aykırı görülmüş ve hükmün sanığın temyizine atfen bozulması gerekmiştir. Ayrıca, (Dz.49)'daki nüfus kayıt örneğinde sanığın adı Seydi Vakkas olarak yazılı olduğu halde, gerekçeli kararda S.Vakkas, Seyit Vakkas olarak yazılması, dolayısıyla sanığın adının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tesbit edilmemiş olması da usule aykırı bulunmuştur. Bozma nedeni muvacehesinde uygulamaya yönelik temyiz itirazları incelenmemiştir.
Sanığın evinde yapılan aramada elde edilen 2 adet oto teybi nedeniyle hakkında düzenlenen iddianamede yer alan hırsızlık malı bilerek satın almak suçunun askeri bir suç olmaması ve askeri bir suça da bağlı bulunmaması nedeniyle, bu suçla ilgili yargılama yapmak görevi adli yargı organlarına ait olduğundan, askeri mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükme varılması da yasaya aykırı görülmüş ve beraat hükmünün askeri savcının temyizine atfen bozulması cihetine gidilmiştir.
SONUÇ ve KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık hakkındaki hükümlerin, askeri savcının ve sanığın temyizlerine atfen ve re'sen 353 Sayılı Kanunun 221nci maddesi gereğince BOZULMALARINA,
07.01.1996 tarihinde tebliğnameye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy