(1111 S. K. m. 47, 86)
Yoklama kaçağı suçundan sanık Ter. P. Er Mehmet AYDIN hakkında, Ege Ordu K.lığı Askeri Mahkemesi'nce tesis edilen 30.12.1997 gün ve 1997/1072-837 sayılı hükmün, süresi içerisinde Askeri Savcı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığı'nın hükmün onanması gerektiği yolundaki görüşlerini içeren 31.03.1998 tarih ve 1998/944 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmiş olmakla, yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yerel mahkemenin, sanık hakkında bidayette yoklama kaçağı suçundan tesis ettiği 29.12.1995 gün ve 1995/1420-944 sayılı beraat hükmünün, Askeri Yargıtay 3ncü Dairesi'nin 30.09.1997 gün ve 1997/520-518 sayılı ilamı ile duruşma tutanağında ve hüküm fıkrasında tutanak katibinin imzasının bulunmaması nedeniyle bozulmasını müteakip, dosyanın iade olunduğu mahkemesince bozmaya uyulup, bozma gerekleri yerine getirildikten sonra, önceki hükmün de olduğu gibi atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı kabul edilerek sanığın beraatına dair hükme karşı, Askeri Savcı tarafından (Dz.93), sevk sırasında tutuklu bulunan sanığın, 22.02.1995 tarihinde tahliyesini müteakip Askerlik Şubesine müracaatla son yoklamasını ve askere sevkini yaptırması gerekirken -17.04.1995 tarihine kadar Askerlik Şubesine müracaatta bulunmaması karşısında yoklama kaçağı suçu oluşan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraat hükmü tesisinin yasaya aykırı olduğu belirtilerek, sanık aleyhine süresinde temyize gelindiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde;
Sanık adına çıkarılan son yoklama çağrı pusulasının tarihsiz olarak babasına tebliğ edildiği (Dz.1), son yoklama çağrı pusulalarının As. Şb.ne topluca 15.09.1993 tarihinde döndüğü (Dz.11), sanığın bağlı bulunduğu Samandağı As. Şubesince sanığın emsallerinin Kasım 1994 celp ve sevk döneminde 26.11.1994 ile 01.12.1994 tarihleri arasında sevke tabi tutuldukları, bu arada sanığın işlediği bir suç nedeniyle verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın infazı için 31.07.1994 tarihinde cezaevine girdiği ve 22.02.1995 tarihinde tahliye edilerek (Dz.35, 41, 42) 17.04.1995 tarihinde son yoklamasını yaptırdıktan sonra son yoklama belgelerini 24.04.1995 tarihinde As. şb.ne getirmesi nedeniyle 24.04.1995 tarihinde cezalı olarak askeri sevk edildiği anlaşılmaktadır.
Sanık 1111 Sayılı As. Kanununun 86ncı maddesi uyarınca cezalı olarak askere sevk edilmiş ise de; emsallerinin sevk edildiği Kasım 1994 celbinden önce 31.07.1994 tarihinde cezaevine girmiş olduğu dikkate alındığında, emsallerinin sevk edildiği 01.12.1994 tarihine kadar yoklama kaçaklığı durumu söz konusu olunmayıp, sanık hakkında as. Şubesi tarafından 1111 Sayılı K.nun 47nci maddesi uyarınca sevkinin müteakip sevk devresine tehir edilmesi gerekirken As. Şubesince bu işlemin yapılmadığı görülmektedir.
Mevcut duruma ve Dz. 34'deki cevabi yazıya göre 22.02.1995 tarihinde cezaevinden tahliye olan ve 17.04.1995 tarihinde son yoklamasını yaptıran sanığın Samandağ As. Şubesi tarafından şubenin 1995 yılı genel celp dönemi olan Ağustos 1995 celbinde asker sevk işlemi yapılması gerekirken, sanığın yoklama kaçağı durumuna düşmeden cezaevine girdiği ve dolayısıyla yoklama kaçağı olmayıp hakkında 1111 Sayılı Yasanın 47ncı maddesinin uygulanması gerektiği göz ardı edilerek 24.04.1995 tarihinde cezalı olarak askere sevk işlemi yapılması esasen yerinde bulunmadığından yerel mahkemece tesis edilen beraat hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığından As. Savcının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ ve KARAR:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının kabule değer bulunmayan temyiz itirazının, 353 Sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnamedeki düşünce doğrultusunda ONANMASINA,
14.04.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy