(765 S. K. m. 59, 416) (353 S. K. m. 217)
Irza tasaddi suçundan sanık P.Er Rıfat ÇALIŞKAN hakkında 8 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nce tesis olunan 10.09.2002 tarih ve 2002/945-782 Esas ve Karar sayılı mahkumiyet hükmünün Adli Müşavir ve sanık müdafii tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası, Askeri Yargıtay Başsavcılığının onama istemini içeren 17.12.2002 tarih ve 2002/4946 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize havale edilmiş olmakla incelendi, yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, ırza tasaddi suçunu işlediği kabul edilerek, TCK.nun 416/2 ve 59/2 nci maddeleri uyarınca iki sene altı ay hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verilmiştir.
Adli Müşavir; ırza tasaddi suçunun birden fazla hareketle işlenebildiğini, somut olayda icra hareketlerine başlanmış olmasına rağmen bir engel nedeniyle hareketlerin tamamlanamadığını, bu sebeple suçun eksik teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü gerektiğini belirterek, hükmün bozulması istemiyle temyize gelmiştir.
Sanık müdafii; sanığın gördüğü rüyanın etkisiyle hareket ettiğini, cinsel tatmin amacı gütmediğini, mağdurun kullandığı ilacın uykuyu ağırlaştırıcı etkisi olup olmadığının araştırılmadığını, cinsel ilişki kastı bulunmayan sanığın anlık şehvet duygusunun söz konusu olduğunu belirterek, hükmün bozulması istemiyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Yapılan incelemede;
Yayladere 2 nci İç Güvenlik Tabur Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini ifa eden sanığın, 26.12.2001 günü saat 23,50 sıralarında yan ranzada uyuyan arkadaşı P.Er Metin SOMUNCUnun yatağına geçip nevresimin altına girdiği, sol tarafına yatmış ve derin uykuda olan Metin'in eşofmanını ve külotunu aşağıya doğru sıyırdığı, kendi eşofmanını ve külotunu da dizine kadar indirip sağ bacağını Metin'in kalçası üzerine attığı, cinsel organını Metin'in kalça ve bacaklarına 3-5 dakika kadar sürttüğü, bu durumu fark eden koğuş nöbetçisinin iki arkadaşını uyandırıp olaya müdahale ettiği, bu suretle sanığın ırza tasaddi suçunu işlediği hususunda herhangi bir kuşku bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Mağdurun yatağına geçip eşofmanını ve külotunu indiren, bilahare 3-5 dakika kadar cinsel organını mağdura sürten sanığın devamlılık arz eden bu hareketlerinin müsnet suçun sübutu bakımından yeterli olduğu, şehvet hissini tatmine yönelik olarak icra edilen bu hareketler ile netice hasıl olduğundan, hareketlerin bir noktada kesintiye uğratılmasının suçun tekemmülüne engel teşkil etmediği dolayısıyla sanığın işlediği suçun eksik teşebbüs aşamasında kalmadığı izahtan varestedir.
Derin uykuda olduğu anlaşılan mağdura, rızası hilafına yapılan tasaddi hareketle suçun oluşumuna elverişli olduğundan, mağdurun içtiği ilacın etkisinin Askeri Mahkemece araştırılmamış olması noksanlık olmadığı gibi; gerekçeli hükümde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, sanığın, mağdurun uykusunun ağır olduğunu bildiğinden, şehevi hislerini gizlice tatmin gayesinin bulunduğu da açıktır.
Bu itibarla, Askeri Mahkemenin yeterli ve yerinde gerekçeyle kurduğu mahkumiyet hükmünde, usul, sübut, vasıf ve uygulama yönlerinden herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, Adli Müşavir ve sanık müdafiinin kabule değer nitelik taşımayan tüm temyiz sebeplerinin reddiyle, yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklandığı gibi;
Adli Müşavir ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin 353 Sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Usul ve esas itibariyle yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnamedeki gör doğrultusunda ONANMASINA, 24.12.2002 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy