(1632 S. K. m. 47, 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5, 6) (1111 S. K. Geç. m. 37)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Ad.Adayı Sadrettin KAYA hakkında 8 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince tesis olunan 12.11.2001 tarih ve 2001/526-1047 esas ve karar sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün, yasal süresi içinde sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası, Askeri Yargıtay Başsavcılığı'nın bozma istemini içeren 16.04.2002 tarih ve 2002/1531 sayılı tebliğnamesine bağlı olarak Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın 20.11.1999-10.05.2000 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan AsCK.nun 63/1-A (üç aydan sonra gelenler cümlesi). TCK.nun 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 ncü maddeleri uyarınca, neticeten 304.200.000.-TL.sı ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 5 nci maddesi uyarınca hükmolunan ağır para cezasının birer ay arayla 9 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geriye kalan miktarın tamamının tahsiline, hükmolunan cezanın AsCK.nun 47/A ve 647 Sayılı Kanunun 6/son maddeleri uyarınca ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu hüküm, süresi içerisinde sanık tarafından, idarenin hizmet kusuru nedeniyle geciktiği, suç işleme kastı ile hareket etmediği nedenleri ile temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, 4459 sayılı Kanun hükümleri karşısında suç teşkil etmeyen eylemden dolayı beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyete hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozma isteminde bulunulmuştur.
Yapılan incelemede;
1970 doğumlu olan sanığın 1993 yılında Dicle Üniversitesi Siirt Eğitim Fakültesinden mezun olduğu, 93/11 grup olarak askerliğine karar alınıp Aralık 1994 Yd.Sb. celbine sevkinin planlandığı, askere sevkinin birkaç kez tehir edilmesi ve bakaya kalıp hakkında yasal işlemler yürütülmesi neticesi en son Kasım 1999 celbine tertip olunduğu, TRT tarafından yapılan tebliğ mahiyetindeki duyurulara rağmen 20.11.1999 tarihine kadar sevkini sağlamadığı, 10.05.2000 tarihinde Kahramanmaraş Askerlik Şubesi Başkanlığına başvurduğu ve böylece 20.11.1999-10.05.2000 tarihleri arasında şeklen bakaya kaldığı anlaşılmakta ise de;
1970 doğumlu olan sanığın 04 11.1999 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 4459 sayılı Kanun kapsamında bedelli askerlik hakkım haiz olduğu öncelikle dikkate alınmalıdır. 4459 sayılı Kanunla 1111 Sayılı Askerlik Kanununa geçici madde 37 eklenmiş ve 01.01.1973, tarihinden önce doğan yükümlülerin kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde askerlik şubelerine başvurup belirlenen bedeli ödemeleri ve temel askerlik eğitimlerini yapmaları halinde, askerlik hizmetlerini yerine getirmiş sayılacakları, bu yasa hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında adli takibat yapılmayacağı hükme bağlanmıştır. Bu yasadan faydalanma koşullarını taşıyan sanığın, 04.05.2000 tarihine kadar askerlik şubesine başvurma hakkı bulunduğundan, bu tarihe kadar başvurmaması eylemi bakaya suçunu oluşturmayacaktır. Sanık 4459 Sayılı Kanunun başvuru için öngördüğü en son tarih olan 04.05.2000 tarihini takip eden ilk celp döneminden 21.07.2000 tarihinden önce 10.05.2000 tarihinde askerlik şubesine başvurup ifade verdiği için bu eylemi de yine suç teşkil etmeyecektir. Açıklanan bu hususlar göz önüne alınarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Mahkumiyet hükmünün Sanığın temyiz istemini atfen ve re'sen 353 Sayılı Kanunun 221 nci maddesi gereğince esas yönünden BOZULMASINA, 24.04.2002 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy