(765 S. K. m. 312)
Sanık Asteğmenin, 2001 yılı Ağustos ayında bir tarihle Hastane Nöbetçi Subaylığı görevini yerine getirmekte olduğu bir sırada erbaş ve er gazinosuna girdiği, arkadaşlarıyla birlikte televizyon seyretmekte olan Shh. Er S.Ç' ye Nerelisin? diye sorduğu. Er S.Ç. nin Siirtliyim diye cevap vermesi üzerine, hu kez Er S.Ç.' ye "sen bu çeteye yeni mi üye oldun, onlar batılı sen doğulusun, onların içerisinde ne işin var?" dediği,
Yine sanığın, iddianamede belirtildiği gibi, muhtelif zamanlardaki konuşmalarında, amiri konumunda bulunan Ecz. Yzb F.S.' ye "Sizinkiler mayınları döşediler, şimdi kendileri basıyorlar" dediği, Yzb F.S.' nin Bizimkiler kim, biz kimiz, siz kimsiniz? şeklindeki sorusuna cevap vermeyip alaylı bir şekilde gülümsediği,
Bir gün öğle yemeği sırasında yemekhanede aynı masada yemek yemekte olduğu Hastane personelinden Tbp. Atğm. H.U., Ord. Hemş. S.Ü. ve Ord. Hemş. Y.C.D ile konuşurken, "Arap asıllı olduğuna, Türkiye'nin laik ve demokratik bir ülke olmadığına, Arap asıllı olduğu için Türkiye'de genel olarak kendisine baskı yapıldığına, Türk olmadığına, Türkiye Cumhuriyeti kimliği taşıdığına ama Türkiyeyi vatanı gibi görmediğine, bu konuda kendini Almanya'ya giden Türkler gibi gördüğüne" dair beyanlarda bulunduğu yine bu sırada "Sizin beyninizi yıkamışlar, doğru ve yanlışları ayırt edemiyorsunuz, bu ülkede Yaşar Kemal ve onun gibilere haksızlık yapılıyor, bu ülkede özgürlük erillik yok" dediği,
Başka bir zamanda kendisiyle birlikte Hastane Eczanesinde görevli bulunan Sağ. Bşçvs M.Ö.' ye hitaben "Bir savaş olsa link Ordusuyla savaşa gitmem, kendi uz memleketime giderim" dediği maddi bir olay olarak sabit görülmüştür.
Sanığın bu şekilde sübut bulun eyleminin TCK. nun 312/2 nci maddesine aykırı hareket etmek suçunu oluşturduğu iddia olunarak hakkında kamu davası açılmış ise de,
TCK. nun 312/2 nci maddesi, Halkı, sınıf, ırk, din, mezhep veya farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik eden kinine bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin liradan oniki bin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır hükmünü içermekte iken, 19.2.2002 tarihli ve 24676 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 6.2.2002 tarihli ve 4744/2 sayılı Kanun ile düşünce özgürlüğü lehine yapılan bir değişiklikle, Sosyal sınıf ırk, din, mezhep veya bölge farklılığına dayanarak, halkı birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek bir şekilde düşmanlığa veya kin beslemeye alenen tahrik eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Sanığın yukarıda açıklanan hareketi TCK. nun 4744/2 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce yürürlükte bulunan 312/2 nci maddesine göre. "Bölge farklılığı gözeterek halkı açıkça kin ve düşmanlığa tahrik etmek" suçunu oluşturacağı düşünülebilirse de, TCK. nun 2/2 nci maddesinde. Bir cürüm veya kabahatin işlendiği zamanın kanunu ile sonradan neşir olunan kanunun hükümleri bitiririnden farklı ise failin lehinde olan kamıma tatbik ve infaz olunacağı" belirtilmekte olduğundan, sanığın hareketinin daha lehinde olan hükümleri içeren değişiklikten sonraki madde metnine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Askeri Mahkemece verilen görevsizlik kararının gerekçesinde isabetli bir şekilde tartışılıp değerlendirildiği gibi, 4744/2 sayılı Kanun ile TCK. nun 312 nci maddesinin 2 nci fıkrasında yapılan değişiklik ile maddede yazılı suçun oluşması için failin sınıf, ırk, din, mezhep ve bölge farkına dayanarak halkı düşmanlığa veya kin beslemeye alenen tahrik etmesi yeterli görülmemiş, bu amaca yönelen tahrikin "Kamu düzeni için tehlikeli olabilecek şekilde" yapılması şartı da getirilmiştir.
Kamu düzeni için tehlikeli olma, "halk üzerinde doğrudan doğruya tesir yaratan, belli ve kesin nitelikteki tahrik hareketleri olarak tanımlanabilir. Bu bakımdan, hareketin kamu düzeni için tehlike yaratmaya elverişli olup olmadığının, böyle bir tehlike halini doğurup doğurmadığının, failin mevkii ile muhatap kitle üzerindeki etkisine, somut olayda sanığın sarf ettiği sözlerin niteliği ile sarf edildiği yer, zaman, ortam ve benzeri olgulara göre belirlenmesi gerekmektedir.
Sanık Asteğmenin erbaş ve er gazinosunda. Shh. Er S.Ç. ile konuşurken olayın görgü tanığı olan diğer erbaş ve erlerinde duyabileceği şekilde sarf etmiş olduğu Stator ile bölge farklılığı gözeterek halkı birbirine karşı kin ve düşmanlık beslemeye alenen tahrik etme" hali gerçeklenmiş olmakla birlikte, muhatap kitle olarak o sırada televizyon seyretmek için bir arada bulunan erbaş ve erlerin özel bir amaçla toplanmamış olmaları dikkate alındığında, bu sözlerin sarf edildiği ortamın özelliği, olayın sanığın gazinoya girmesinden sonra, bir anda kendiliğim den gelişmesi olguları bir arada değerlendirildiğimle sanığın hareketinin itamı düzeni için tehlikeli olabilecek" nitelikle bulunmadığı ve dolayısıyla olayda TCK nun 4744/2 sayılı Kanun ile değişik 312/2 nci maddesinde yazılı suçun unsurlarının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Sanığın gerek erbaş ve er gazinosunda sarf etmiş olduğu bu sözleri ve gerekse değişik zamanlarda mesai arkadaşları arasında ve amirinin huzurunda yapmış olduğu dava konusu edilen konuşmaları, askerler arasındaki birlik ve beraberliği, huzur ve dayanılmayı zedeleyecek nitelikte olup: 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kanununun 57 nci maddesinde yazılı hoşnutsuzluk yaratmak disiplin suçunu oluşturduğundan. Askeri Savcının, sanığın hareketinin TCK. nun 312 nci maddesinde yazılı suçu oluşturacağına dair yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile disiplin mahkemelerinin görevine giren bu suçun dolayı Askeri Mahkemece verilen ve usul ve kanuna uygun bulunan görevsizlik kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy