(1632 S. K. m. 134)
3 ncü Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Askeri Savcılığının 19.1.1998 tarih ve 1998/16-11 sayılı iddianamesiyle, sanığın bölüğe ait kazan yoklama defterlerinin bir kısmım tahrif etmek, birini ise yeniden düzenletip eskisini yok etmek sureliyle iki kez sahte resmi evrak düzenlemek ve iki kez resmi evrakı yok etmek suçlarım işlediği iddiası ve TCK' nın 348 ile 339/1 inci maddelerinin ikişer kez tatbiki suretiyle cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış, Askeri Mahkemece sanığın bölüğe ait künye ve kazan defterlerini hakikate aykırı olarak yeniden yazdırdığı, defter asıllarını yok etlimi ve erlerin izin kağıtlarını izin dönüşlerinde imha ettiği kabul edilerek, ASCK' nın 134, TCK nın 80 ve 59/2 nci maddeleri uyarınca bir yıl üç ay haptı cezasıyla mahkûmiyetine hükmedilmiş, askeri savcı, sanık ve müdafiinin temyizleri üzerine Dairemizin 19.10.1999 tarih ve 99/433-615 sayılı ilamıyla. TCK' nın 80 inci maddesi uyarınca 1/2 oranında artırıma gidilirken gerekçe gösterilmemiş olması sebebiyle hükmün bozulmasına kara: verilmiş, bozma ilâmına uyu tasla edilen 9.5.2001 tarih ve 2001/69-237 esas ve karar sayılı hükümde sanığın ilk hüküm gibi mahkûmiyetine karar verilmiş, asken savcı ve sanık müdafiinin temyiz başvuruları üzerine Dairemizin 20.12.2001 tarih ve 2001/1116-1109 esas ve karar sayılı ilamıyla hüküm usul noktasından bozulmuş, bozma ilâmına uyan Askeri Mahkeme temyiz incelemesine konu olan hükmüyle, sanığın 7 nci Bölük Komutan Vekili olarak görev yaptığı dönemde kazan yoklama defterinin bazı sayfalarında gerçeğe aykırı olarak yeniden düzenleme yaptırmak, bazı imzalan sahte olarak almak, kazan yoklama defterini gerçek dışı yeniden düzenletip eskisini imha etmek suretiyle müteselsilen hizmete ilişkin hakikate muhalif evrak tanzim etmek suçunu işlediğini kabul ederek, ASCK' nın 134, TCK' nın 8C ve 59-'2 nci maddeleri uyarınca bir yıl üç ay hapis cezai mahkûmiyetine, tutukluluk süresinin cezasından mahsubuna, cezanın para cezasına çevrilip ertelenmesi taleplerinin reddine, ceza miktarı ve suçun nev'i ı dikkate alınarak ASCK 29, 30/1-A, B ve 31 nci maddeleri gereğince TSK' dan çıkarılmasına karar verilmiştir.
55 inci Mekanize Piyade Tugay 3 üncü Mekanize Piyade Tabut 7 nci Bölük Komutan Vekili olarak 29.3.1996 - 24.3.1997 tarihleri ansındı görev yapan tanığın, izine ayrılan erbaş ve erlerin izin kayıtlarını tahrif edip yok etmek gayesiyle bölük kazan yoklama defterinin bazı sayfalarında gerçeğe aykırı olarak değişiklikler yaptırdığı, bir sayfayı çıkarıp yeniden tanzim ettirdiği, bilahare Şubat 1997 tarihinden itibaren düzenlenen kazan yoklama defterinin yenisini düzenletip eskisini imha ettiği, yeni düzenlemeler sırasında ilgili kayıtları nakletmeyip bazı imzalan taklit ederek attığı, bu sürede sanığın müteselsilen hizmete ilişkin hakikate muhalif evrak tanzim etmek suçunu işlediği hususunda herhangi bir kuşku bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Tanıkların tutarlı ve birbirini destekleyen anlatımları, sanığın savunmaları ve bilirkişi raporlarını dikkate alarak sanığın eylemini ve mihnet suçun oluştuğunu kabul eden Askeri Mahkemenin delil değerlendirmesi ve hukuki nitelemesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer taraftan, suç tarihi ve zamanaşımını kesen hukuki işlemler göz önüne alındığında, dava zamanaşımının henüz dolmadığı aşikâr olduğundan, bu yöndeki teniyiz sebebi de kabule değer bulunmamıştır.
Sanık hakkında temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak tayininde, TCK' nın 80 inci maddesi gereğince uygulama yapılırken teşdiden artırıma gidilmesinde ve hapis cezasının ertelenmemesinde gösterilen gerekçeler ile TSK' dan çıkarma feri cezasının uygulanmasında herhangi bir yasaya aykırılık ve takdir hatası tespit edilmemiş, sanık müdafiinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle, yasaya uygun bulunan hükmün onanmasını karar vermek gerekmiştir.
Askeri Mahkeme, hapis cezasının takdiren para cezasına çevrildiğine ilişkin gerekçeler gösterilmemiş ise de; hükmolunan hürriyeti bağlayıcı ceza türesine nazaran, 647 sayılı kanunun 4 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması mümkün olmadığından, gösterilen gerekçeler isabetli olmamakla birlikte, uygulamada herhangi bir yasaya aykırılık bulunmaması nedeniyle, bu hususa işaret edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy