(353 S. K. m. 256)
Sanığın dikkatsizlik, tedbirsizlik sonucu bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçunu işlediği sabit olup, sanık müdafii ile müdahiller vekilinin sübuta ve vasfa yönelen temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar Başsavcılık tebliğnamesinde, müdahillere 250 milyon TL. ücreti vekâletin verilmesinin de kararlaştırılması gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını ve 353 sayılı Kanunun 220/2-İ maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiş ve;
CMUK'un 406 ve müteakip maddeleri ve özellikle somut olayımızda 413/son maddesi gereğince, hükümde muhakeme masraflarından sayılan avukatlık ücretinin kime ait olduğunun da kararlaştırılmasının gerekeceğini düzenlemiş ise de;
353 sayılı Kanunun 256 ncı maddesi aynen "Askeri mahkemelerde görülecek davaların ve askeri makamlar aracılığı ile uygulanacak cezaların giderleri Millî Savunma Bakanlığı bütçesinden ödenir" hükmünü içermektedir. Bu madde uygulaması çerçevesinde vekâlet ücreti ele alındığında, avukata verilecek olan ücreti vekâletin bir yönü ile muhakeme masrafı olduğu, diğer yönü ile kamu davası ile doğrudan bir ilişkisinin bulunmadığı, vekâlet ücretinin bir yönü ile de şahsî hak niteliğinde olduğu açıktır.
Olayda müdahiller vekilinin ücreti vekâlet yönünden hükmü temyiz etmesi söz konusu değildir. As. Yrg. Drl. Krl.nun 2.1.1964 tarih ve 73/92, 18.12.1964 tarih ve 120/142. 9.7.1965 tarih ve 85/85. 7.5.1971 tarih ve 30/29 sayılı içtihatlarında "şahsi hakka ilişkin hususlar temyiz, edilmedikçe Askeri Yargıtayca resen ele alınarak bozmaya konu edilemez. Mahkemenin hükmü vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmediğine göre, resen inceleme yapılarak hükmün bu noktadan bozulması kanuna aykırıdır. Zira vekâlet ücreti ile kamu davası arasında doğrudan doğruya bir ilişki yoktur" şeklindeki içtihatlarıyla bu husus açıklığa kavuşturulmuştur. Keza Y.C.Gn.Krl. 12.12.1977 tarih ve E.393 K. 435 sayılı içtihadı "Vekâlet ücreti yargılama giderlerinden olması nedeniyle mahkemece kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması gerekirse de, aynı zamanda şahsî hak niteliğinde bulunması bakımından buna ilişkin hükmün bozulması, ilgilinin temyizine bağlıdır." şeklindedir.
Bu nedenle, hükmün ücreti vekâlete hükmedilmemesi nedeniyle bozulması ve 353 sayılı Kanunun 220/2-İ maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesine ilişkin tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. (Ücreti vekâlete karar verilmesi gerekse idi, bunun müdahillere değil, müdahiller vekiline verilecek olduğu hususu, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 2.5.2001 tarih ve 4667 sayılı Kanunun 77 nci maddesiyle değişik 164 son maddesinde açıkça düzenlenmiş olup, Y.C.G.K. 9.7.2002 tarih ve 185/ 300, 24.9.2002 tarih ve 2/188-317 sayılı içtihatlarıyla da bu husus vurgulanmıştır).
Açıklanan nedenlerle, usul, sübut, vasıf, delillerin takdir ve münakaşası ile ceza uygulaması yönlerinden herhangi bir isabetsizliği bulunmayan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy