(353 S. K. m. 167)
Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının 1.10.2001 tarih ve 2001/698-285 sayılı iddianamesi ile; sanıklar P. Onb. M.Y., Erler F.T., C.Y., M.P., E.O. ve G.J.'nin, askerlik görevini yaptıkları Sıhhiye Orduevi Müdürlüğünden 30.8.2001 gecesi saat 00.00'dan sonra birlikte sözleşerek firar ettikleri ve önceden kararlaştırdıkları Kurtuluş Parkının önünde buluşarak orada bulunan bir büfeden içki temin etmek suretiyle içtikleri, gece 04.00 sıralarında geri döndükleri, bu suretle sözleşerek firar suçunu işledikleri iddiası ve ASCK'nın 70/1-4 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile açılan kamu davasının yargılaması sonucunda; Askeri Mahkemece sanıklar Onb. M.Y., Erler F.T., C.Y., M.P., E.O., G.İ. ile Er G.Tnin sözleşerek firar suçunu işledikleri kabul edilerek Onb. M.Y.'nin ASCK'nın 70/1-4, 73, 50, 51/A ve TCK'nın 59 uncu maddeleri uyarınca beş ay yirmi beş gün hapis cezasıyla mahkûmiyetine, ASCK'nın 71 inci maddesi uyarınca rütbesinin geri alınmasına, diğer sanıkların ASCK'nın 70/1-4, 73 ve TCK'nın 59 uncu maddeleri uyarınca ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığınca tanzim edilen iddianamede, sanıkların kimlikleri bölümünde G.Tnin kimlik bilgilerine yer verildiği halde, olay ve iddia bölümünde adı geçenin isminden hiç bahsedilmediği ve tecziye isteminde bulunulmadığı, ilk duruşmada Askeri Savcı tarafından bu husus dile getirilerek, G.T.'nin de diğer sanıklar gibi ASCK'nın 70/1-4 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması isteminde bulunulduğu ve söz verilen ilgilinin de Askeri Savcının beyanına karşı bir diyeceği olmadığını ifade ettiği ve yargılamaya devamla adı geçen hakkında hüküm kurulduğu görülmüştür. Bu duruma göre; G.T. hakkında usul hükümlerine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı açıktır. İddianame ile kamu davası açılması yanında diğer bir dava yolu da 353 sayılı Kanunun 167 nci maddesi olduğuna göre, Askeri Mahkemece, madde zikredilmemiş olmakla beraber anılan madde uyarınca yargılama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu maddede; "Sanığın, iddianamede yazılı suçtan başka bir suç işlemiş olduğu duruşmada meydana çıkarsa; askeri savcının istemi ve sanığın rızası üzerine her ikisi birlikte hüküm olunmak üzere bu suç, duruşması yapılmakta olan suçla birleştirilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Madde metni hiçbir yoruma ihtiyaç göstermeyecek kadar açık olup, bu madde uyarınca yargılama yapılabilmesi için sanık olarak yargılanmakta olan bir kişinin varlığı ve bu kişinin duruşmada başka bir suçunun ortaya çıkması gerekmektedir. Hakkında herhangi bir dava açılmamış bir kişinin, başkalarının yargılandığı bir davada bu maddeye istinaden yargılanması mümkün değildir. Bu nedenle, Er G.T. hakkında açılmış bir dava bulunmadığından verilmiş olan hüküm de yok hükmündedir. Ancak, bu hukuka aykırılığın Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 19.11.1998 tarih ve 1998/135-147 sayılı kararında belirtildiği gibi; Askeri Yargıtay tarafından giderilmesinin gerekmesi ve yokluk müeyyidesi yerine kanuna aykırılığın bozma kararı ile ortadan kaldırılmasının daha uygun olması nedeniyle adı geçen hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararından sonra dava açılmadığı sürece Askeri Mahkemece adı geçen hakkında yargılama/duruşma yapma olanağı bulunmadığına işaret edilmesi gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy