(353 S. K. m. 180)
4.3.2003 tarihinde yapılan duruşmada kurulan mahkûmiyet hükmünün sonradan yazılarak dava dosyasına konulan altı sayfadan ibaret gerekçesinin (gerekçeli hükmün) dördüncü sayfasının, askeri mahkeme kuruluna dahil olup hükme katılanlardan askeri hâkim üye Hâk.Ütğm. Y.M.K. tarafından imzalanmamış olduğu görülmüştür.
Tebliğname de, söz konusu bu imza noksanlığı nedeniyle hükmün usul yönünden bozulması gerektirdiğine dair görüş bildirilmiş ise de;
353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun;
177 nci maddesinin birinci fıkrası; "Duruşma için bir tutanak düzenlenir. Bu tutanak duruşmayı yöneten askerî hâkim ile tutanak kâtibi tarafından, duruşmayı yöneten askerî hâkimin engeli varsa kuruldaki diğer askeri hâkim tarafından imzalanır."
180 inci maddesinin birinci fıkrası; "Hükmün gerekçesi tamamıyla tutanağa yazılmamış ise tefhimden itibaren yedi gün içinde yazılarak dava dosyasına konulur," ikinci fıkrası; "Hüküm ve kararlar buna katılan askerî mahkeme kuruluna dahil olanlar tarafından imza edilir. Hükmün aslının yazılmasında askerî mahkeme kuruluna dahil olanlardan biri imza edemeyecek durumda ise engelin sebebi duruşma hâkimi veya diğer askeri hâkim üye tarafından hükmün altına yazılır."
221 inci maddesinin birinci fıkrası; "Askerî Yargıtay, aleyhine temyiz olunan hükmü hangi yönden kanuna aykırı görmüş ise o yönden bozar."
221 inci maddesi de: "Askerî Yargıtay temyiz dilekçe, beyan ve lâyihasında ve tebliğnamede ileri sürülen hususları ve bunlar dışında hükmün dokunacak derecede kanuna aykırı hâllerin bulunup bulunmadığını inceler."
Hükmünü içermektedir.
Dosyanın incelenmesinde; sanık P.Er C.Çnin, "üstü silâhlı tehdit etmek" suçundan yapılan yargılanması sonunda, 4.3.2003 tarihinde yüzüne karşı yapılan duruşmada mahkûmiyetine karar verilerek tefhim edildiği ve bu kararı (hüküm fıkrasını) içeren duruşma tutanağının hükme katılanların (askerî mahkeme kuruluna dahil olanların) tamamı tarafından eksiksiz olarak imzalandığı görülmektedir.
Söz konusu hüküm gerekçesiyle birlikte tefhim edilmemiş olduğu için, 353 sayılı Kanunun 180/1 inci maddesine göre gerekçesi sonradan yazılarak dava dosyasına konulmuştur. Altı sayfadan ibaret gerekçeli hükmün diğer sayfalarının tamamının hükme katılanlar tarafından eksiksiz olarak imzalanmış olmasına rağmen, yalnızca dördüncü sayfasının askerî hâkim üye tarafından imzalanmamış olduğu görülmekle beraber, bu eksiklik, hükmün esasına dokunacak derecede bir kanuna aykırılık olmayıp, bir bütün halinde yazılmış olan ve bu şekilde ele alınması gereken gerekçenin imzalanması aşamasında yapılan bir maddî hatadan (sayfa atlamadan) ibaret bulunmaktadır.
Her ne kadar, duruşma tutanağındaki bir imza eksikliği yerleşik uygulamaya göre hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de; 353 sayılı Kanunun 177, 178 ve 179 uncu maddeleri hükümlerine göre; duruşmada yargılama usulünün esaslı kurallarına uyulup uyulmadığını ve en son hüküm fıkrasını da kapsayan duruşma tutanağı, duruşmanın yapıldığı anda düzenlenen ve imzalanan bir belge olduğu, diğer bir ifadeyle sonradan düzenlenip imzalanılan bir belge olmadığı hâlde; hüküm fıkrasıyla birlikte duruşma tutanağına yazılıp tefhim edilmiş ise ancak hükme katılanlar tarafından tefhim edildiği anda imzalanması zorunlu olan, aksi hâlde, duruşma icrası gibi sıkı şekil şartlarına bağlı kalınmaksızın ve duruşmada hazır bulunmaları gerekenler olmaksızın, duruşma yapılıp bittikten sonra tefhimden itibaren yedi gün içinde sonradan yazılarak ve imzalanarak dava dosyasına konulan gerekçenin (gerekçeli hükmün) üzerindeki bir imza noksanlığının hükmün esasına etkili bir kanuna aykırılık olmadığı kanaatine varılmış ve imza işleminin tamamlanması suretiyle söz konusu noksanlığın giderilmesinin temini için dava dosyasının Başsavcılığa iade edilmesi gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy