(1632 S. K. Ek m. 6)
Askeri mahkemece; sanığın 7.10.2002 ve 8.10.2002 tarihlerinde işlediği iddia olunan görevli memura hakaret suçundan açılan kamu davalarında ASCK'nın 3, İç.Hiz.K'nın 115/B ve 353 sayılı Kanunun 176'ncı maddeleri uyarınca askeri mahkemenin görevsizliğine, hükmün kesinleşmesini müteakip dosyanın İzmir Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu hükümler, komutan tarafından kanuni süresi içerisinde özetle, asker kişi olan sanığın işlediği ileri sürülen görevli memura hakaret suçunun asker kişi aleyhine işlenmiş olması nedeniyle sanığın askeri mahkemede yargılanması gerektiği öne sürülerek temyiz edilmiş; Başsavcılık tebliğnamesinde, isabetli olmayan hükümlerin bozulmasına karar verilmesi istenmiştir.
Yapılan incelemede;
Bakım Onarım ve İstihkâm Komutanlığı emrinde elektrik mühendisi olarak görevli bulunan sanık De. Me.Ö.K.'nın;
7.10.2002 günü mesai başlangıcında, çalışma odasının anahtarını izinsiz olarak alması ve anahtarı aldığına dair anahtar teslim defterini imzalamaması nedeniyle kendisini uyaran ve olay tarihinde nöbetçi subayı olarak nöbeti bulunan mağdur Ord.Atğm.M.E.E.'ye hitaben "sivilde bir bok değilken burada ahkâm kesiyorsunuz" şeklinde sözler söylediği,
Sanık ve mağdur Atğm.M.E.E.'nin 8.10.2002 günü mesai bitiminde diğer personel ile birlikte personel servisine bindikleri, sanığın araç komutanı olan Atğm.M.E.E.'nin bilgisi haricinde ve ondan izin almaksızın servisi güzergâhı dışına yönlendirmesi nedeniyle mağdur Atğm. tarafından uyarıldığı, sanığın bu uyarıya karşı "kapa çeneni fazla konuşma" şeklindeki sözleriyle karşılık verdiği;
Böylece sanığın iki ayrı tarihte ve iki kez görevli memura hakaret suçunu işlediği iddiası ve eylemine uyan TCK'nın 266/2'nci maddesinin iki kez uygulanmak suretiyle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın eylemlerinin sübutu hâlinde TCK'nın 266/2'nci maddesinde düzenlenip müeyyidelendirilen görevli memura hakaret suçunu oluşturacağı kuskusuzdur. Yerel askeri mahkemece sanığın ASCK'nın 3'üncü maddesi gereğince sadece İç Hizmet Kanununun 115/B bendi hükümleri uyarınca amirlerine karşı işlenen suçlardan dolayı ASCK'ya tâbi olup, Atğm.M.E.E.'nin eylemi ile bağlılık nedeniyle askeri mahkemede yargılanmakta olması ve üzerine atılı suçun askeri bir suç veya askeri suça bağlı suç olmayışı nedeniyle (sövme suçundan yargılanmakta olan Ord.Atğm.M.E.F..'nin 20.3.2003 tarihinde terhis olmasından dolayı adı geçen Atğm.hakkında verilen görevsizlik kararı ile birlikte) sanık hakkında görevsizlik kararı verilmiş ise de;
Sanığa yüklenen ve TCK'nın 266'ncı maddesinde yazılı olan görevli memura hakaret suçunun ASCK'nın Ek-6'nci maddesinde sayılan suçlar arasında yer alması sebebiyle askeri suç olarak kabul edilmesi gerektiği, Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silâhlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşlarında çalışan sivil personelin TSK İç Hizmet Kanununun 115'inci maddesinde yazılı yükümlülükleri ile sınırlı olarak işleyebilecekleri "sırf askeri suçlar" dışında, diğer sırf askeri suçları işleyemeyecekleri, ancak gerek ASCK'da yazılı olan ve gerekse ASCK'nın atıf suretiyle "askeri suç" hâline dönüştürdüğü suçları işleyebilecek olduklarından (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 27.12.2001 gün ve 2001/118-120 Esas-Karar sayılı ilâmı da bu yöndedir), atılı her iki görevli memura hakaret suçundan yargılama görevinin askeri mahkemeye ait bulunduğu ve bu nedenle tesis edilen görevsizlik kararlarının kanuna aykırı olduğu sonucuna varıldığından ayrı ayrı bozulmalarına karar verilmek gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy