(765 S. K. m. 291)
Askeri mahkeme, sanık Tnk. Astsb.Kd.Üçvs.Ş.Ö.'nün;
27.8.2002 tarihinde Er A.K.' yi dövmesi olayı ile ilgili olarak, 28.8.2002 tarihinde nüfuzunu kullanmak suretiyle yalan tanık tedarikine teşebbüs suçunu islediğini kabul ederek, eylemine uyan TCK' nın 291/1 (286/1 madde ve fıkrası uyarınca), 291/2, 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4/1'inci maddeleri gereğince 58.152.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar vermiştir.
Yapılan incelemede;
Er A.K.'nın, 27.8.2002 günü sanık tarafından dövülmesinden sonra bölük komutanlığına şikâyet dilekçesi vermesi üzerine, sanığın 28.8.2002 günü Er A.K., Çvş.M.S.. Er H.Ö., Er O.H., Er S.Ş, Onb.H A. ve V.B. yi görev yaptığı bakım kısım odasına çağırdığı, bu kişilerden Er A.K.. Er V.B.ve Onb.H.A.' yı dışarı çıkarıp, odada kalanlara A.K.' nın burnundaki yaranın ne zaman olduğunu sorduğu, tanıkların 27.8.2002 tarihli olaydan sonra gördüklerini söylemeleri üzerine, sanığın, kendisinin bu yarayı bir haftadan beri gördüğünü, odada bulunanlara birlikte yatıp kalktıkları hâlde nüsü olup da daha önce bu yarayı görmediklerini birkaç kez tekrarlamak suretiyle söylediği, ardından mağdurun "bodysini" (A.K.'dan sorumlu olanı) sorduğu, Er O.H. olduğunu öğrenince diğerlerini çıkarıp, odada bulunan Er O.H.' ya nasıl görmezsin sen bu adamın bodysi değil misin hır haftadan ben gördüğünü söyleyeceksin" dediği, daha sonra diğer tanıklar Çvş.M.S.. Er H.Ö. ve S.Ş. yi teker teker odaya alıp, daha önce toplu olarak söylediği sözleri tekrarladığı, tanık S.Ş.'ye ayrıca "daha önce yarayı gördüğünü söyleyeceksin" dediği, ancak tanıkların bölük komutanına verdikleri ifadelerde gerçeği anlattıkları, adı geçen tanıkların beyanları ve dosya içeriği ile anlaşılmaktadır.
Yalan tanık tedariki suçu TCK' nın 291/1 madde ve fıkrasında "Bir kimse 286'ncı maddede yazılı olan cürmü işletmek için para vermek veya sair menfaat göstermek veya vait ve teşvik veya tehdit veya hile ve desise ile veya nüfuz kullanmak suretiyle sahil tedarik ederek yalan şahadeti işletmiş ise..." diye tarif edilip, devamında bu suçun cezası gösterilmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise "Bir kimse bu suretlerde şahit tedarikine yalnız teşebbüs etmiş bulunursa geçen fıkralarda yazılı olan cezalar üçte bire indirilir" şeklinde yalan tanık tedariki suçunda teşebbüs hâli özel olarak düzenlemiştir. Yalan tanıklık suçu ise TCK' nın 286/1 inci madde ve fıkrasında "yemin ettirerek şahit... içtimaına salâhiyettar olan bir memur veya heyet huzurunda şahadet ederken yalan söyleyen ve hakikati inkâr yahut isticvap olunduğu hususat hakkında malûmatı az veya çok ketmeyleyen kimse..." şeklinde tarif edilmiştir.
Yalan tanık tedariki suçunu düzenleyen TCK' nın 291/l'inci maddesinde 286'ncı maddeye atıf yapıldığından, bu suçun unsurlarını tespit ederken bu iki maddenin birlikte ele alınması gerekmektedir. Bu suçun unsurlarının oluşması için 291/1 maddesinde belirtildiği şekilde para vermek veya sair menfaat temin etmek veya vait ve teşvik veya tehdit veya hile ve desise veya nüfuz kullanmak suretiyle tedarik edilen tanığın, TCK' nın 286/1 inci maddesi uyarınca yemin verdirerek tanık dinlemeye yetkili bir memur veya heyet huzurunda yalan söylemesi, gerçeği inkâr etmesi, dinlendiği husus hakkında bilgisini az veya çok gizlemesi gerekir. 4191 sayılı Kanunun 7'nci maddesi ile değişik 353 sayılı Kanunun 60ıncı maddesine göre hazırlık soruşturması sırasında tanıklara yemin verebilen memur askeri savcıdır. CMUK'un 59'uncu maddesine göre de Cumhuriyet savcısıdır. Temin edilen yalancı tanık bunlar önünde hiç dinlenmemiş veya dinlenmiş olduğu hâlde bilgi ve görgüsünü gizlemeyip gerçeği anlatmış ise bu suçun netice unsuru oluşmadığından, artık bu gibi halleri TCK' nın 291/2'nci madde ve fıkrasında düzenlenen yalan tanık tedarikine teşebbüs kavramı içinde değerlendirmek gerekir. Yalan tanık tedarik eden failin cezalandırılması için, yalancı tanığın, yalancı tanıklık yapma suçundan cezalandırılmış olması aranmaz.
Dosyadaki somut olaya döndüğümüzde, sanığın, dövülme olayının ertesi günü bölük komutanının henüz soruşturmaya başladığa sırada odasına çağırdığı tanıklara mağdur A.K.'nın burnundaki yarayı kendisinin bir hattadır, gördüğünü birkaç kez tekrarlayarak, onlara siz nasıl olurda görmezsiniz korkuyorsunuz dediği, ardından tek tek odaya aldığı O.H. ve S.Ş.'ye "bir haftadır gördüğünüzü söyleyeceksiniz" dediği, diğerlerine ise böyle bir şey söylemediği, ancak bu teklifin tanıklar tarafından kabul edilmediği anlaşılmış ise de, sanığın hazırlık soruşturmasının başlangıç aşamasında, yemin verdirerek tanık dinlemeye salâhiyeti olmayan bölük komutanının tanıkları dinlediği sırada yalan tanık tedarikine teşebbüs etmesi nedeniyle, yukarıda izah edilen bu suçun unsurları oluşmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkûmiyet kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy