(1632 S. K. m. 137)
Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta olan sanığın, 27.3.2003 günü yapılacak tören geçişi eğitimi için eğitim alanına gitmekte olduğu sırada, kendisine teslim edilen 343360 seri numaralı G-3 piyade tüfeğini dalgınlıkla elinden düşürerek tüfeğinin dipçiğinin batmasına ve 21.570.000 TL hazine zararı doğmasına yol açtığı ve böylece hizmette tekâsülle harp malzemesini hasara uğratmak suçunu işlediğinden bahisle, ASCK'nın 137'nci maddesi uyarınca cezalandırılması, hazine zararının 353 sayılı Kanunun 16'ncı maddesi uyarınca sanıktan tazmin ve tahsiline karar verilmesi talebiyle hakkında kamu davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sırasında, sanığa atılı suçun vasıf ve mahiyeti itibariyle, 477 sayılı Kanunun 52'nci maddesinde 4895 sayılı Kanunun 12'nci maddesi ile yapılan değişiklik sonucu değeri 250.000.000 TL'yi geçmeyen eşyanın harap olmasına sebebiyet verenlerin disiplin mahkemelerinde yargılanacağı hükme bağlandığından, askeri mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı Disiplin Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Adli müşavir hükmü süresinde temyiz ederek, ASCK'nın 137'nci maddesinde düzenlenen suç ile 477 sayılı Kanunda düzenlenen suçun unsurlarının farklı olduğunu, bu davada disiplin mahkemesinin değil, askeri mahkemenin görevli olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Tebliğnamede, görevsizlik kararının suç vasfına bağlı görev yönünden bozulması talep olunmuştur.
Yapılan incelemede;
Sanığın 27.3.2003 günü yapılacak tören geçişi eğitimi nedeniyle, bölükle birlikte tören alanına gidilirken, kendisine hizmet için verilen G-3 piyade tüfeğini dalgınlıkla elinden düşürerek dipçiğinin kırılmasına ve hazine zararı doğmasına sebebiyet verdiği hususu maddi vakıa olarak sabit bulunmaktadır.
477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanunun 52'nci maddesi 12.6.2003 gün ve 4895 sayılı Kanunun 4'üncü maddesi ile değiştirilmiş olup, hizmete mahsus eşyanın harap olmasına sebebiyet verenler veya kaybedenler başlığı altında yer alan bu maddede, hizmete mahsus ve değeri 250 milyon TL'yi geçmeyen eşyanın özürsüz kaybedilmesi ya da harap olması hâlinde disiplin cezası verilmesini öngörmektedir. Bu maddenin ASCK'nın 130'uncu maddesinin yükünü hafifletmek amacı ile düzenlendiği ve unsurları itibariyle benzerlik gösterdiği, keza 4895 sayılı Kanun ile değiştirilen 477 sayılı Kanunun 13'üncü maddesinde de, aynı kanunun 52'nci maddesinde yazılı disiplin suçlarından doğan ve iki yüz elli milyon lirayı geçmeyen istirdat ve tazminat davalarına da disiplin mahkemelerince bakılacağının belirtildiği anlaşılmakta olup, 477 sayılı Kanunun 52nci maddesinde düzenlenen suçun unsurları ile ASCK'nın 137'nci maddesinde düzenlenen vazife veya hizmette tekâsül dolayısıyla harp malzemesinin mühimce hasara uğramasına sebebiyet vermek suçunun unsurlarının farklı olduğu, hasara uğrayan eşyanın gemi, uçak veya silâh ve harp malzemesi olması ile hizmet veya vazifede tekâsülde bulunulmasının önemli ve ayırt edici nitelikte unsurlar olduğu anlaşılmaktadır.
Bu açıklanan hususlar ışığında dava konusu olay göz önüne alındığında, sanığın eyleminin askeri eşyayı özürsüz kaybetme ve harap olmasına sebebiyet vermek niteliğinde olmayıp, harp malzemesinin hizmette tekâsülle hasara uğraması niteliğinde olduğu, bu durumda hazine zararının iki yüz elli milyon TL'nin altında olup olmamasının hiçbir önemi bulunmadığından, bu davaya bakmakla görevli olan merciin disiplin mahkemesi değil, askeri mahkeme olduğundan, askeri mahkemece verilen görevsizlik kararı kanuna aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy