(1632 S. K. m. 162)
Askeri mahkemece, sanığın 22.5.2004 günü "emre itaatsizlikte ısrar" suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 87/1 'inci maddesinin 2'nci cümlesi ve TCK'nın 59'uncu maddesi uyarınca iki ay on beş gün hapsine, 647 sayılı Kanunun 4/son ve ASCK'nın 47/A maddesinde belirtilen imkânsızlık nedeniyle cezasının paraya çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hüküm, sanık tarafından "isnat edilen suç yasal unsurları itibariyle oluşmamasına rağmen, ceza tayin edilmesi usulsüzdür. Mahkûmiyetime elverişli yeterli delil yoktur. Suçum sabit olsa dahi emre itaatsizlikte ısrar değil emre itaatsizlik olur. Cezamın paraya çevrilmeyip, ertelenmemesi ayrı bir usulsüzlüktür." diye beyanda bulunularak süresinde temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, onama isteminde bulunulmuştur.
Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığının 14.9.2004 tarihli ve 2004/2475-698 Esas ve Karar sayılı iddianamesiyle;
Sanık J.Er M.A.'nın, Foça 4'üncü Jandarma Komando Eğitim Tugayı Destek Kıt'aları Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaparken, Levazım II. Kademede 22.5.2004 tarihinde yapılan genel mıntıka temizliğine katılmadığı, akşam ve sabah olmak üzere her gün mıntıka temizliği yapılacağı hususunda takım komutanının vermiş olduğu emirden haberdar olduğu, verilen bu emrin ifası amacıyla Levazım II. Kademe Takım Çavuşu J.Er M.K.'nın, olay günü sanığın da bulunduğu askerler arasında iş bölümü yaptığı, icra edilen temizliğe katılması için sanığı uyardığı ve emre uymaması durumunda kendisini takım komutanına bildireceğini söylediği, ancak sanığın "Günüm mü kaldı? Ben bu saatten sonra temizlik yapmam, ister sen söyle istersen ben söyleyeyim, eğer burada görev yapacaksam mıntıka temizliği yapmam." diyerek söz konusu emrin yerine getirilmesini söz ile açıkça reddettiği,
Böylece, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddia olunarak, ASCK'nın 87/1 'inci maddesinin ikinci cümlesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış,
Ve yapılan yargılama sonunda askeri mahkemece, yüklenen suçun oluştuğu kabul edilerek sanık erin yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Emre itaatsizlikte ısrar suçu ASCK'nın 4551/22 sayılı Kanun ile değişik 87/1'inci maddesinde; "Hizmete ilişkin emri hiç yapmayan asker kişiler bir aydan bir seneye kadar, emrin yerine getirilmesini söz veya fiili ile açıkça reddeden veya emir tekrar edildiği hâlde emri yerine getirmeyenler, üç aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. " şeklinde tanımlanmıştır.
Temyiz incelemesine konu olayla ilgili diğer yasal düzenlemeler gözden geçirilecek olursa;
1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun;
12'nci maddesinde hizmet: "Bu kanunun tatbikatında (Hizmet) tabirinden maksat gerek malum ve muayyen olan gerek bir amir tarafından emredilen bir askeri vazifenin madun tarafından yapılması hâlidir. " şeklinde; 13/2'nci maddesinde. Amir: "Amir, makam ve memuriyet itibariyle emretmek salahiyetini haiz kimsedir. " şeklinde; 13/3'üncü maddesinde, Üst: "Üst tabiri rütbe ve kıdem büyüklüğünü gösterir. " şeklinde;
211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun;
7'nci maddesinde Vazife: "Hizmetin icap ettirdiği şeyi yapmak ve menettiği şeyi yapmamaktadır. " şeklinde; 8'inci maddesinde "Emir: Emir: Hizmete ait bir talep veya yasağın sözle, yazı ile ve sair surette ifadesidir. " şeklinde; 10/2'nci maddesinde Ast: "Ast, üstün rütbece veya kıdemce aşağısında bulunan kimsedir, " şeklinde; askerler ve rütbeleri açıklayan 3/a-1'inci maddesinde Er: "...rütbesiz askerdir. " şeklinde; 11'inci maddesinde de Makam: "Makam: Her amirin Silâhlı Kuvvetlerde temsil ettiği mevkidir." şeklinde.
Tanımlanmış bulunmaktadır. Dosya kapsamına göre;
Olay tarihlerinde Foça 4'üncü J.Komd.Tug.Dst.Kt.Hiz.Brl.K.lığı bünyesinde bulunan Levazım II. kademede görev yapmakta iken; her gün yapılması gereken mıntıka temizliğine evvelce 15.4.2004 tarihinde katılmadığı için, yetkili amirlerince disiplin cezası ile cezalandırılan ve Levazım II. Kademede Takım Komutanı olup, ilk amiri konumunda bulunan J.İs.Bçvş. M.Z.
tarafından.bir daha böyle bir disiplinsizlik yapmaması ve her gün sabah ve akşamleyin rutin olarak yapılan mıntıka temizliğine katılması gerektiği konusunda ikaz edilen sanık J.Er M.A.'nin,
Aradan bir ay geçtikten sonra, 22.5.2004 günü mesai bitiminde saat 17.30'da yapılan mıntıka temizliğine de katılmadığı, aynı yerde levazım II. kademe çavuşu olarak görev yapmakta olan J.Er M.K. tarafından, kendilerine takım komutanı tarafından daha önce "Her akşam ve sabah mıntıka temizliği yapılacak" diye emir verilmiş olduğu hatırlatılarak, mıntıka temizliğine katılması için uyarıda bulunulmasına rağmen; sanık erin "Günüm mü kaldı? Ben bu saatten sonra mıntıka temizliği yapmam." diye cevap verdiği, J.Er M.K.'nin, verilen emre karşı gelerek bu şekilde davranmaya devam etmesi hâlinde durumu takım komutanına bildireceğini söylemesi üzerine, sanık J.Er M.A.'nin "ister sen söyle, isten ben söyleyeyim,...burada mıntıka temizliği yapmam..." diye cevap verdiği, J.Er M.K.'nin da, ertesi gün sabahleyin mesai başlangıcında bu olay hakkında takım komutanı J.İs.Bçvş. M.Z.'ye bilgi vermesi üzerine, sanık hakkında tutanak tutularak mahkeme dosyasının düzenlendiği,
Anlaşılmış bulunmaktadır.
Askeri Ceza Kanununun 87/1 'inci maddesi ile yaptırıma bağlanan emre itaatsizlikte ısrar etmek suçunun oluşabilmesi için; yetkili bir amir veya üst tarafından sözle, yazı ile ve sair suretle iletilen hizmete ilişkin bir talep veya yasağı içeren bir emrin, bu emrin gereğini yerine getirmekle yükümlü olan asi (maiyet) konumunda bulunan asker kişinin bilgisine ulaştırılarak somut hâle getirilmiş (özelleştirilmiş) olması ve bu asker kişi tarafından bilerek ve isteyerek emrin gereğinin yerine getirilmemesi ya da konulan yasağa aykırı hareket edilmesi gerekmektedir.
Askeri Yargıtayın yerleşik içtihatlarında belirtildiği gibi; kıt'a, karargâh ve kurumlarda mesai çizelgesine göre, her gün belli saatlerde düzenli olarak yapılmakta olan sabah, öğle ve akşam yoklaması, sabah ve öğleden sonraki eğitim ve spor, sabah ve akşam mıntıka temizliği, gece dersi, günlük veya haftalık bakım gibi; kanunlar ve nizamlarla düzenlenmiş olan vazifelerin aksatılmadan yapılması konusunda önceden söz, yazı veya herhangi bir suretle ifade edilmiş (duyurulmuş) olan, genel mahiyetteki emirlere aykırı hareket edilmesi hâli; "emre itaatsizlikte ısrar" suçunu oluşturmayacaktır. Askeri terbiyeyi, disiplini bozan ve hiçbir ceza kanununun maddelerine uymayan bu fillerin ve tekâsüllerin, ASCK'nın 162/1-A maddesi kapsamına giren birer disiplin tecavüzü olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. (As.Yrg.Dr.Krl., 1.12.1967/72-69, 14.11.1991/143-142, 1.D., 12.6.2001/456-450, 3.D., 8.6.1976/ 162-157, 27.2.1996/118-117,4.D., 10.1.2001/45-21).
Mıntıka temizliği; kıt'a, karargâh ve kurumlarda mesai çizelgesine göre nöbetçi subay, astsubay, çavuş veya onbaşıların emir, komuta ve gözetiminde her gün yapılması gereken, malûm ve muayyen olan rutin (düzenli olarak tekrar edilen) bir askeri vazifedir.
Levazım II. Kademe Takım Komutanı J.İs.Bçvş. M.Z. tarafından, sanık ere, her gün yapıla gelmekte olan mıntıka temizliğine aksatmadan katılması için verilen emir, genel mahiyette verilmiş bir emir olup, sanık erin, bu hatırlatma ve uyarıdan sonra, olayın meydana geldiği 22.5.2004 günü akşamı kademe personelince yapılan mıntıka temizliğine katılmamasının disiplin tecavüzü olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Olay sırasında sanık ere mıntıka temizliğine katılması konusunda uyanda bulunan M.K.'nın. levazım II. kademe çavuşu sıfatıyla görev yapmakta olması, kendisini, Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 15 ve ASCK'nın 13/2'nci maddelerinde yapılan tanıma uyacak, diğer bir ifadeyle, makam ve memuriyet itibariyle emretme yetkisine sahip kılacak şekilde sanık erin amiri konumuna getirmeyecektir. Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 24'üncü maddesi "Disipline aykırı gördüğü her hâle müdahaleye ve emir vermeye her üst görevlidir. " hükmünü içermekle beraber, sanık er gibi rütbesiz bir asker olan, keza, olay günü Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinin 396'ncı maddesi hükmüne göre, liyakatli er statüsüyle nöbetçi onbaşılık gibi bir görevi de bulunmayan J.Hr M.K.'nın, sanık erin disiplin tecavüzü teşkil eden bu hareketine bir üst gibi müdahale etme ve emir verme yetkisi bulunmamaktadır. Mıntıka temizliğine katılması konusunda yaptığı uyarılar, sanık ere vazifesini hatırlatmaktan öte geçmeyecektir. Gördüğü bu disiplinsizliği (disiplin tecavüzünü) derhâl bir amir veya üstüne haber vermesi ve bu amir veya üstü tarafından olaya müdahale edilerek, sanık ere o anki mıntıka temizliğine katılması, bu konudaki vazifesini yapması için emir verilmesi, genel mahiyetteki emrin bu şekilde somut (müşahhas) hâle getirilmesi ve sanık erin de buna rağmen mıntıka temizliğine katılmaması hâlinde ancak "emre itaatsizlikle ısrar" suçundan söz edilebilecektir.
Olayın meydana geldiği 22.5.2004 günü akşamı rutin olarak yapılan mıntıka temizliğine katılmayan ve bu sırada bir amir veya üstü tarafından ikaz edilerek mıntıka temizliğine katılması konusunda kendisine somut bir emir verilmemiş bulunan sanık erin, disiplin tecavüzü niteliğini taşıyan bu eyleminin ASCK'nın 87'nci maddesinde yazılı emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğunun kabulüyle, yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuştur.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy